zen deneyler / hafta 5: yemek yerken sadece yemek ye

Kategoriler zen

haftanın alıştırması: bu hafta yemek yerken veya bir şeyler içerken başka hiçbir şey yapma. rahatça otur ve yediğin/içtiğin şeyin tadını çıkar. bütün duyularını aç, yiyeceğindeki renkleri, şekilleri, dokuları, kokuları farket. ağzındaki tatları hisset. yemek yemenin ve içmenin seslerini dinle. alıştırmayı kendine hatırlatmak için masaya veya mutfağa “sadece yemek ye” yazan notlar asabilirsin – yemek yerken dikkatini verdiğin tv, bilgisayar veya dergilere de!

elinde starbucks bardağı olmadan adım atamayanların kabusu olmaya aday bir alıştırma… modern zamanlardaki multi-tasking yeteneğimizin bir parçası olan yemek, aslında zaman ayırdıkça daha lezzetli ve doyurucu hale gelen bir şey. oysa çoğumuz yürürken, araba kullanırken, film seyrederken, kitap okurken, çalışırken, oyun oynarken ve hatta müzik dinlerken bile yiyip içiyoruz. bir masaya oturup sadece yemek yemek sanki yeterli olmayan bir aktivite, adeta bir zaman kaybı. çoğu kez sosyalleşme vesilesi olan kalabalık yemek havalı, ama tek başına bir restoranda yemek “yazık yaa, hiç arkadaşı yok herhalde” duygusu yaratıyor. çok tuhaf değil mi? yazar, japonya’da fast food satın alan insanların bile eve gidip bu yiyecekleri güzel bir şekilde bir tabağa yerleştirdiğinden, masaya geçip adeli sadeli bir yemek yermişçesine fast food’un bile tadını çıkardıklarından bahsediyor. japonlar için öğünler yavaşlamak, yiyeceğin, içeceğin ve yanındaki insanların varlığını takdir etmek için birer ihtiyaç. hmm…

kitaptan: “it seems that our self-worth is based upon how much we can produce in a day, or how many items we can cross off our long to-do list.  eating and drinking are activities that don’t earn us money, a spouse, or a nobel prize, so we begin to think they have no value. what if the most important work we do each day is to be truly present, even for only thirty minutes? what if the most important gift we can give to the world is not any kind of product or present, but is, instead, our presence?”
jan chozen bays

zen deneyler / hafta 5: yemek yerken sadece yemek ye” için 6 yorum

  1. Naber? Çok yavaş yemek yiyen bir insanım ve bunu gerçekten, hızlı yemek yemekten hiçbir şey anlamadığım için yapıyorum. Yürürken, arabada, vapurda, ayaküstü yemek yiyemem. Ekmek arasını bile oturarak, yavaş yavaş yemem gerekir. Açsam oturacağım zamanı beklerim. Değilsem yemem.
    Birileriyle birlikte yemek yiyorsam tam bir sosyal facia oluyor, o yüzden masadaki herkesten daha az -ya tek ana yemek ya da yarım porsiyon- yemek istiyorum. Anca bitiyor.

  2. ben de inanilmaz yavas yerim. is yerinde ogle arasinda toplu gidilen yemeklerde herkes beni bekler.. hem tombalak hem de en son bitiren olmak cok zor 😀
    bu egzersiz evde imkansiz ama restoranlarda kesinlikle yapilmasi cok kolay benim icin. cunku evde kendi pisirdigim yemegi oyle incik cincik inceleyemem. ama restoranda icine ne komuslar? nasil pismis diye tadina vara vara yemeye cabalarim

  3. Ben çok hızlı yemek yiyen, hatta yediklerini neredeyse bütün yutan biriyim. Gezerken veya otobüsle giderken etrafıma dikkat ederim ama yemeğime dikkat etmek hiç aklıma gelmemişti 🙂

  4. ben de çok hızlı yerdim, yavaş yiyenlere de gıcık olurdum hatta. ama bu kitapla birlikte yavaşlığa sempati duymaya başlıyorum 🙂 acayip takdir ediyorum şu anda yavaş yiyebilenleri.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir