zen deneyler / hafta 26: acı çalışması

Kategoriler zen

haftanın alıştırması: gün içinde acı çekme olgusuna dikkat et, acıyı kendinde veya başkalarında nasıl farkediyorsun? acının en belirgin olduğu yer ve durumlar neler? hangi acılar daha hafif ve katlanılır, hangileri daha büyük ve ağır?

bu alıştırmada acı derken daha çok içsel, duygusal versiyonundan bahsediyoruz, fiziksel olanından değil. duygusal acı, elbette fiziksel bir acının uzantısı olarak da ortaya çıkabilir. ancak henüz var olmayan durumlardan da türediği -ya da tarafımızdan zorla türetildiği- olabiliyor. acımızın kaynağına inmeyi başarmaksa ciddi bir farkındalık meselesi. çünkü acının gerçek doğasını ancak o acıyla şov yapmazsak, acıyı endişeyle beslemezsek, acıdan dolayı başkasını suçlamazsak farkedebiliyoruz. acıya direnmeyi bıraktığımız zaman, ruhumuzdaki hakimiyeti de hafifliyor.

acı ilginç bir şey. makul olan, ona pek de meraklı olmamak gibi. ama hepimizi en çok şekillendiren şeyler de acılar gibi. mügeco, psikanalizle ilişkisini “acılarımı anlamlandırmaya yarıyor” diye açıklar. ne zaman acı dense hep bu sözü hatırlarım. içimde bir yerlere dokunur. mesele acıları olmak değil de acılarını başıboş, sahipsiz bırakmaktır belki. acıyı bilmek gerekir. yürekte, midede taş gibi hissetmek. onunla dost olmayı da becermek, ona sahip çıkmak gerekir. bir gün kuş gibi salıvermek için.

kitaptan: “there are some benefits to suffering. if we never experienced suffering, we would coast along in life with no motivation to change. unfortunately it seems to be true that what we are the most motivated to change when we are the most unhappy.”

zen deneyler / hafta 26: acı çalışması” için 3 yorum

  1. Son cümlene bayıldım, ".. bir gün kuş gibi salıvermek için.":) genelde o kadar kolay olmuyor ama… olsa keşke, belki bu deney yardımıyla:))

  2. neden zor? galiba bir süre sonra derinliğimizi acılardan almaya başlıyoruz. ayrılmaz bir parçamız haline getiriyoruz onları. sonra da bırakmak zorlaşıyor. peki ya acıyı hazmedip bırakmayı bilsek hayatımız nasıl olurdu?

  3. Evet dediğin biz acıları bir parçamız olarak kabul ediyoruz ve bir türlü salıvermiyoruz.. Acıyı hazmetmek için acının gerçek doğasını anlamak lazım demek ki:)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir