zen deneyler / hafta 23: boşluk

Kategoriler zen

haftanın alıştırması: aklına geldikçe, farkındalığını nesnelerden ayırıp nesnelerin çevresini saran boşluğa odakla. bir aynaya baktığında başının çevresindeki boş alanı, bir odaya girdiğinde mobilyalar ve insanlardan önce boşluğu farket.

“distance is meaning” der t.s. eliot. dünyamızı dolduran onca nesneye ve kişiye anlamını veren şey, belki de gerçekten araları dolduran mesafeler ve boşluk. oysa gözlerimiz çoğunlukla boşluğa değil, boşluğu dolduran nesnelere odaklanmayı seçiyor. şartlanma mı? algıda seçicilik mi? uzay uzay diye bahsettiğimiz şeyin birer parçası da biziz oysa. ve çevremizi saran boşluk tam da bu sonsuz uzay boşluğunun bir parçası. onu farketmek, hepimizi tüm yargılardan öteye çekebilecek güce sahip mi? olduğumuz gibi olmaya davet mi? fikirlerden, nesnelerden ve insanlardan bağımsız, kendimize dair tüm tanımlamalardan arınmış, her şeyden ve herkesten daha büyük bir boşluğun parçası olduğunu hissetmek…

kitaptan: “our suffering is bound up in objects, in the desire to obtain them, keep them, change them or get rid of them. any time we find ourselves holding tightly to objects, whether they are physical objects or mental objects such as thoughts and emotions, we are gasping the seeds of suffering.”
jan chozen bays

zen deneyler / hafta 23: boşluk” için 2 yorum

  1. haklısın eren, bazı deneylerden sonra yorumlar kısmına gidip kendi deneyimimden kısa da olsa bahsettiğim olmuştu ama buna her zaman fırsatım olmuyor. kısmet!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir