yeni yıl planları

Kategoriler ontolojik

2018’in son gününde bir arkadaşım 2019 yılına dair plan ve beklentilerimi sordu. neredeyse 1 saniye bile düşünmeden şu cevap döküldü benden: “hiçbir planım ve beklentim yok. bu sene başladığım eğitimi devam ettirir, eşim-dostumla varolan ilişkilerimi, elimdeki işleri sürdürür, zaten severek yaptığım şeyleri bol bol yine yaparsam, daha ne isterim? hatta bu şekilde bi 40-50 yıl daha yaşasam benden mutlusu yok, kral gibi hayat!”

daha önce de yeni yıla dair çok detaylı aksiyon planları, 5 yıllık kalkınma paketleri filan hazırlamıyordum, ama bu sene geldiğim noktayı ayrı bi sevdim. kafa müthiş rahat. gavurun counting your blessings dediği şeye daha yakın duruyorum birkaç haftadır. mesela: sevdiğim şehirde yaşıyorum. mesela: çok sevdiğim ve güvendiğim dostlarım var. mesela: gencim, sağlıklıyım, enerji doluyum. 

lisedeyken bir defterim vardı, en sevdiğim arkadaşlarımdan benim için bir şeyler yazmalarını istemiştim. bir tanesi bana maceralı ve roman gibi bir hayat dilemişti. sanırım ben de aklım hayata ermeye başladığından itibaren çok uzun bir süre buna inanıyordum. (bu duygunun peşinde önce istanbul’a, sonra paris’e gittim – buraya gülmekten ağlayan emojiyi yerleştirin) yani maceralı ve roman gibi bir hayatım olacağını düşünüyordum. ama ergen bir şekilde tabi: maceranın en uçlarında gezindiğim, bol aksiyonlu bir roman. zamanla anladım, sevmiyorum öyle romanları! içine çekildiğim romanlar bile aksiyonun kör gözüm parmağına orta yerde değil, içerde, derinde geliştiği romanlarken kendi hayatımın acayip aksiyonlu gelişmesi biraz yıpratıcı olurdu herhalde. ki dışardan bakana son derece aksiyonlu gibi gelebilir benim hayat. ama aslında macera gibi görünen şey, yeni şeylere başlamaya ve başlatmaya duyduğum heves ve yerinde oturmaya uzun süre tahammül edemeyen enerjimin birleşimi. yoksa öyle maceralı bi durumum yok, yanlış anlaşılma olmasın.

bu yazının amacı neydi unuttum. sanırım şöyle bir şey demekti: eğer yeni yıla dair planlarımız vardıysa ve ocak sonu itibariyle hiçbiri yeterince çekici gelmiyorsa, yeterince istemiyoruz demektir. ya da kendimizin daha başarılı / nazik / zayıf / zengin (hayallerdeki sıfatı koyalım) bir versiyonu olmaya yeterince hazır değilizdir. peki ama neden değiliz? bence üzerinde düşünmemiz gereken nokta bu. bunun da yeni yılla hiç ilgisi yok. bizzat hayatı yaşama tarzımız, zamanı harcama şekillerimiz, kendimizden ve insan ilişkilerinden beklentilerimizle filan ilgili. bunlar da zaten senenin bir gününde verilen 3-5 kararla üstesinden gelebileceğimiz meseleler olsa, dünya barışından ve halkların kardeşliğinden hepimize gına gelirdi. alın size maceralı ve roman gibi olabilecek bir hayat: kendi hayatınız! ve ondan bal gibi de çok farklı şeyler yapabileceğiniz bilgisinin tüyler ürperten özgürlük duygusunu hissedin…

işte şimdi kendimize neden ve nerelerde çelme taktığımızı fark etmeye biraz daha yakınız. 

yeni yıl planları” için 2 yorum

  1. Tam da durduğum yer. Bu seneki tek planım, daha cesur olmak: sosyal anlamda, kariyer anlamında, ve kendi gelişimimim için doğru adımları atmaya biraz daha cesaret etmek.
    Hiçbir zaman sayısal hedefler belirleyemedim kendime, bunun da iyi bir şey olmadığını düşünmeye yönlendiriliyoruz hep. Hatta üzerinde aylık, yıllık hedefler yazan ajandaları bile denedim, belki hedef belirlemek daha iyi olur diye, yok, tutmadı. Geldiği gibi yaşamak geliyor içimden sadece. 🙂

    1. pelin, bence senin hedefler 10 numara bacım!
      şimdi sen yazınca ve ben düşününce, sayısalın yegane avantajı ölçülebilir olması gibi geldi. haklısın, nedense ölçülemeyen şeylere olmamış muamelesi yapılıyor bizim toplumda. oysa hayat karşısında hissedilen güç ve cesaret, neşe ve heyecan ve ruhsal değişim asla ölçülemeyecek şeyler. öss kafasından çıkamadan geçen yıllarımıza yazık ediyoruz en çok =(

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir