yapmak ya da yapmamak

Kategoriler mutluluk

şeko kusura bakmasın, bence olmak ya da olmamaktan daha önemli bir mesele. bugün yalçın çok hoş bir şey söyledi: “eğer yapmak istediğin bir şey varsa onu mutlaka yapmak zorundasındır. çünkü gerçek istek insanın elini kolunu bağlayan bir şeydir.”

dün regl sancısına teslim olup evden çalıştım. uzun zamandır geçirdiğim en güzel gündü diyebilirim. yataktan çıkmadığım, yemeğimi yatakta yediğim, isteklerim hakkında doya doya düşünebildiğim, tembellik ve rehavet dolu bir gün. 3,5 yıldır aynı yerde çalışıyorum ve sanırım artık yetti. buraya kadar. reklamdaki vademin dolduğuna inanıyorum. hayat boyu televizyonu olmamış biri için çok bile durdum buralarda. zaten kazık çakmaya gelmemiştim, bi uğrayıp çıkacaktım, biliyordum en başından. iş-güç, ya da süslü tabiriyle kariyer, benim için her yıl bir basamak daha yukarı tırmanılan ve uzmanlaşılan bir şey değil. aksine, bir deneysellik deneyi. aldığım eğitim o kadar “fantezi” bir eğitim ki (karşılaştırmalı edebiyat) hiçbir yöne işaret etmediğinden, bana hayat boyu her yön serbest gibi hissediyorum. dergiden reklama atlamıştım, reklamdan da başka bir yerlere atlayacağım elbette. daha deneyecek çok şey var! ve ömrümün sonuna kadar indirim, fırsat, avantaj kelimelerini kullanmam gerekmeyecek. allahım sana geliyorum!

yapmak ya da yapmamak” için 1 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir