low-carb deyince yüzünü ekşitenlere aldırmayın. bu yola baş koyanlar için aslında acayip leziz seçenekler mevcut. yumurtayla aranız iyiyse zaten yaşadınız. ama yancılar da çeşit çeşit. buradaki 2 alternatife daha yakından bakalım: aslında tek farkları domuz bacon. sedat 3 dilimi sermiş, yer kalmadığından avokadosunu yanına almış. poşe yumurtaların üzerine ise holandez sosa üşenerek kendine özel bir sos hazırlamış: hardal, mayonez, elma sirkesi ve toz kırmızı biberden oluşuyor. ben tek dilim bacon’ın üzerine önce avokadoları sonra da yumurtalarımı kondurmuşum. siz elbette bacon’ı istediğiniz et ürünüyle değiştirebilirsiniz. arkadaki…“low-carb kahvaltı kombinasyonları: seç beğen al!” yazısını okumaya devam et

  aylardan aralık. küba’daki dehşet balayımızdan memlekete dönmüşüz. hava soğuk, kasvetli. ajans’ın beyaz ışıkları altında mırıl mırıl çalışıyoruz cemil cümle. ruh halim, her sabah sektirmeden aynı kıraathaneye giden 70 yaşındaki bir amcayla benzerlik gösteriyor. hatta amcanın hayatı bile 6’lıyı tutturma hayalleriyle benimkinden daha renkli olabilir. bildiğim ortam, bildiğim yüzler, bildiğim işler. yapıyorum, çıkıyorum. daralıyorum, düşünüyorum. ama her gün de ordayım. işte bu günlerin birinde tülin arayıp müjdeli haberi verince içimi bir heyecan bastı. yıllar sonra yeniden bir iş görüşmesine gitmem gerekti. üstelik bambaşka bir sektörde….“iş maceralarım – V” yazısını okumaya devam et

low-carb’ın ‘meyvesiz yapamam’ diyenler için dünyanın en tatmin edici beslenme şekli olmadığı aşikar. zira meyveyi sevmemizin sebebi her şeyden önce tatlı olması. bu nedenle ne kadar vitaminli ve mineralli de olsa, iş depolamaya gelince vücudumuz tarafından baklava muamelesi görüyor. diyeceksiniz ki aynı şey mi, açın endokrinoloji 101 kitabını, valla aynı şey. nasıl ki baklavanın çoğu zararsa, kilo anlamında meyvenin de çoğu hayırlara vesile olmuyor. yurdumuzda özellikle yemekten sonra tv karşısında tüketiliyor olması ise işleri daha kötü hale getiriyor. ama ne meyveden ne zarafetten vazgeçerim diyenler…“low-carb ve meyve sorunsalı” yazısını okumaya devam et

kinoalı domates çorbası malzemeler * yeni yeni çarşı-pazar ortamlarına düşen güzel, kırmızı domatesler * 2 dolu çorba kaşığı kinoa * taze fesleğen * bolca maydanoz * frenk soğanı * tuz, karabiber * tereyağı veya zeytinyağı yapılışı * domatesler doğrayıcıdan geçirilip püre halini getirilir * tencereye alınıp yağda ara sıra karıştırarak pişmeye bırakılır * kaynamaya başlayınca biraz da kaynar su eklenir ve (önceden yıkadığımız) kinoalar tencereye atılır * hepsi birlikte 10 dakika kadar kısık ateşte kapalı kapakla tıngırdatılır * son aşamada ince doğradığımız yeşillikler, tuz, karabiber…“low-carb: kinoayla deneysel çalışmalar” yazısını okumaya devam et