sportif haller

Kategoriler terli terli

 

low-carb kadar ayrıntılı yazmak mümkün olmuyor ama hareket halindeyim. mesela madem haftada en az 3 kez metroya biniyorum, o merdivenleri de bir şekilde sportif kapsama alayım dedim. beklemek yok, çıkmak var. hele de hacıosman’da eskiden gözümde büyüyen merdivenler (yerin gerçekten 7 kat dibinden yukarı yolculuk) artık çocuk oyuncağı oldu. bunların yanı sıra haftada 2-3 bale-kardiyo ve cumartesi boot camp’i de berdevam.

mercola’da prolonged sitting / uzun süre oturmak konulu bir yazı okudum geçenlerde. masa başında çalışan her insanın hayatı bir prolonged sitting silsilesi. oysa bedenin hareketle bağlarını koparmamak için ara sıra da olsa yerimizden kalkmak, iki hoplayıp zıplamak, gerinmek ve esnemekte fayda var. ofis işi yapanlar için öğle tatilini şöyle sıkı tempolu 20 dakkalık bir yürüyüşle şenlendirmek de mümkün.

karen hill’in tk500 dvd’sindeki bazı tavsiyeleri çok anlamlı geldi bana. bir tanesi sporu sabahtan veya en geç öğlen yapmak. 9-6 çalıştığım yıllar boyunca sporu hep iş çıkışı yaptım. bildiğim kadarıyla çoğu insan da böyle yapıyor. ama aslında vücudu tam da yorgun olduğu, performans olarak inişe geçtiği saatlerde ekstra yormuş oluyoruz. dinlenmemiz ve yenilenmemiz gereken zaman diliminden yiyoruz.

bir diğer tavsiye de 22:00-02:00 saatleri arasında mutlaka uykuda olmak. açıkçası bu benim için sporu sabaha çekmekten daha zor bir iş. sedat eve geç geldiğinden, eğer 10’da yatarsam haftanın 3-4 günü hiç görüşemeyebiliriz. ama sizin için böyle bir sorun yoksa denemeye değer. uyku saatinizi her gün 10 dakika geri çeke çeke 1-2 hafta içinde bu saatleri tutturabilirsiniz.

erken yatmanın en güzel tarafı erken kalkabilmek. henüz ortalık sessiz ve sakinken yalnızlığın tadını çıkarmak. birkaç sayfa kitap okumak, yazmak, spor, yoga veya meditasyon yapmak, sabah çayımızı / kahvemizi yudumlamak, o günün nasıl geçmesini istediğimize dair hayal kurmak ve güne acelesiz başlamak… sanırım en değerlisi bu, acelesizlik. eskiden, ortaokul-lise yıllarımda akşam 10’da yatıp sabah 6’da kalkan biriyken, hayatı ne çok sevdiğimi hatırladım karen’i dinlerken. güne henüz herkes uyurken başlamak bana keyif verirdi. sakin sakin hazırlanırdım ve evin sessizliği iyi gelirdi.

kendi adıma 22:00’yi tutturmak zor olsa da, uyku saatimizi 1-2’den 11-12 aralığına çekmeyi ciddi ciddi düşünüyorum. sedat’ı ikna çalışmalarına başladım. size de kolay gelsin!

sportif haller” için 10 yorum

  1. Ne güzel sürekli hareket halindesin maşallah:) balerinlerle esneme herhalde benim için kabus olurdu, hayal etmesi bile zor:)) bu arada geçenlerde konuşmuştuk Byron Katie'nin 'olanı sevmek' kitabını bitirdim,çok güzeldi, hatta Eckhart Tolle da kitapla ilgili “Gezegenimiz için büyük bir nimet. Hayatımda bu kadar kısa sürede insane hayatına etki eden bir terapi yöntemi görmedim. ‘Olanı Sevmek’ size bir anahtar sunuyor. Onu kullanın,”demiş:)) Yarın blogumda yazısını yayınlarım herhalde, kitabı kesinlikle tavsiye ederim, çok basit bir düşünce sistemi ama tabi herşeyde olduğu gibi bu düşünceyi hayata uygulamak çok da kolay değil bence:)

  2. balerinlerin yanında olduğunu unutuyorsun eren, yoksa hakkaten çekilmez :p

    şimdi'nin gücünü sindirmek için o kategorideki okumalara biraz ara vermiştim.
    ama sen bu kitabı beğendiysen okuma listeme alıyorum!
    zaten olay hep uygulamada bitiyor bu arada. sürekli farkındalık gerekiyor. onun için de etrafa hatırlatıcı sinyaller filan koymak lazım sanırım, yoksa mümkün değil 🙂

  3. Ben hep 22:00 – 22:30 gibi uyudum.
    Ne Visitors'i ne de sevmemekte sonra hakli ciktigim okanbenibayani seyredebildim.
    Bu yuzden de pek arkadasim olmadi.
    Buna saygi gosteren erkek arkadasim olmadi ama Hic pisman degilim olmayacagim :))

  4. buna saygı göstermeyecek adamı naapıcan allasen jardzy.
    bu adam modeline go get a life demekten başka söylenecek laf yok.
    hepimizden uzak allahına yakın olsun!

  5. Konuyla alakasız olacak ama Low-Carb kas kaybına neden oluyor mu? bende oldu sanki.. spor da yapıyorum bir yandan… Murat

  6. Ege, sanırım haklısın ama yağı tek başına almak pek mümkün olmuyor… tereyağını ekmeğe sürüyorum ben 🙂 karbonhidrat alımı da oluyor bu şekilde ister istemez

  7. zaten spor yapıyorsan az da olsa karbonhidrat almakta fayda var 🙂 o kadarcık ekmeği dert etme derim murat!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir