sportif haller II

Kategoriler terli terli

mart’ın sonuna yaklaştık. sporla ilişkim hakkında bir güncelleme yapayım. haftada 3 sefer bale-kardiyo ve en az 1 gün 30 dakika yüzme şeklinde bir rutinle ilerliyorum şu sıralar. işlerim yoğunlaştığında cross-training için gerekli olan fiziksel ve manevi gücü bulamıyorum sanırım. bu kadarı anca çıkıyor kriz dönemlerinde.

yalnız geçenlerde her seferinde günün farklı farklı saatlerine yaydığım sportif aktivitelerim hakkında şöyle bir sonuca vardım: epey bir zaman önce, para biriktirmek isteyenlere tavsiyeler veren bir yazı yazmıştım. o yazının ikinci maddesi bence en önemli maddelerden biridir: parayı kenara koymak için ayın sonunda elinizde kalana güvenmek yerine, maaşınızı alır almaz biriktireceğiniz kısmı alıp ayrı bir hesaba yatırmak. işte mart ayındaki gözlemlerim sonucunda spor için de aynı kuralı benimsemek gerektiğine karar verdim. şöyle ki, her günü bize verilen bir tür maaş, ne şekilde olursa olsun tüketilebilir bir meblağ, bitimli bir yatırım aracı gibi düşünün. ki bence böyle gerçekten. yatakta tembellik de etsek, arı gibi de çalışsak gün geçip gidecek. para biriktirirken nasıl ki ‘pay yourself first’ mantığını işletmek ve diğer harcamalara girişmeden önce biriktireceğimiz parayı ayırmak gerekiyorsa, spora hayatımızda kalıcı bir yer açmak için de aynı mantık geçerli. spora gitmek / spor yapmak için günün sonunu beklersek, vaktimizi ve dikkatimizi yiyen, hevesimizi sömüren onca gündelik koşturmacadan sonra elimizde kalan enerjiyi spora yatırmak daha en baştan sürdürülmesi zor bir duaya amin demek oluyor. ve evet, vardığım sonuç şu: sporu gerçekten sabah yapmak lazım arkadaş! henüz araya mail’ler, telefonlar ve yapılacaklar listesi girmeden. henüz kafa dağılmadan, enerji suyunu çekmeden. şehir çılgın temposuna teslim olmadan, trafik sapıtmadan. sabah uyanıp biraz kendimize geldikten sonra ilk iş.

iyi de nasıl olacak o derseniz, 3-5 önerim var:

* akşamları 1 saat erken yatmak: sabahları 1 saat erken kalkmanın en mantıklı yolu.
* yapacağınız sporun gerektirdiği kıyafet ve ekipmanları akşamdan hazırlamak: spor salonuna gidiyorsanız spor çantanız, evde çalışacaksanız taytınız/şortunuz/spor tişörtünüz/matınız vs, koşacaksanız/yürüyecekseniz yine spor kıyafetleriniz ve su şişeniz mesela, sabah kalkar kalkmaz elinizin altında olacak şekilde akşamdan hazır olursa bahane bulmak daha zor oluyor.
* sevgiliniz/karınız/kocanız/arkadaşınızla birlikte spor yapmak üzere anlaşmak veya onlardan sizi desteklemeleri için söz almak: destek olmayacaklarsa bile en azından köstek olmasınlar!
* sizi gaza getiren parçalardan oluşan bir spor playlist’i hazırlamak: keyfinize göre seçeceğiniz bu parçalar sabah sersemliğine ilaç gibi gelecek.
* snooze fonksiyonuna son! sabah uyanır uyanmaz yatakta basit gerinme hareketleri yapın: bedeni ve kafayı manen spora alıştırarak başlayın güne.
* alarmınızı gaz bir parçaya ayarlamak da bir başka yöntem: enerji yüklemesiyle uyanınca miskinliği savuşturmak daha kolay.
* ayılırım/bayılırım gibi bir sağlık sorununuz yoksa sabah aç karna spor yapmak en güzeli. bir bardak suyunuzu içip terlemeye hazırlanın. boş mideyle çalışamam diyenler hafif bir şeyler yiyebilir tabi (bir kase yoğurt, 1 avuç çiğ badem/ceviz, 1 parça meyve)
* ilk sabahtan 5 km koşucam diye hedefler koymak yerine daha bitirilebilir parkurlar, daha kısa çalışmalar seçin. 15-20 dakkayla başlayın, süreyi 1-2 hafta içinde yavaş yavaş arttırın. öbür türlü daha ertesi gün gözünüzde büyür bu kadar sportmenlik.
bir davranışı alışkanlık haline getirmek için, onu tetikleyen bir başka davranışla sekronize etmek gerektiğini söylüyorlar. siz de kendinize bu tür bir tetiklenme belirleyin spora koyulmak için. sabah uyanıp dişlerinizi fırçaladıktan sonra mesela. veya bir bardak suyunuzu içtikten sonra. her sabah yaptığınız bir başka alışkanlık seçin ve sporu hemen sonrasına set edin.

sportif haller II” için 2 yorum

  1. Müthiş tavsiyeler valla. Keisnlikle sabah spor yapılmalı bence de. Hazzı ertelemek gözüyle bakıyorum ben buna biraz da:)

  2. evet evet, sabahın köründe spora girşince önce bi 'naapıyorum, deli miyim' duygusu hasıl oluyor. ama en sonunda ter içindeyken hissedilen 'just did it!' gazı gibisi yok :)) o hazzı ertelememek lazım işte!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir