spora başlamak isteyenlere öneriler

Kategoriler terli terli

spora başlamak: yani bir noktada sporu hayatımızdan öyle net bir şekilde çıkarmışız ki, onu yeniden hayatımızın bir yerlerine sokuşturmak anlamı taşıyor. öncelikle neden spora başlamak istediğimiz önemli. kilo vermek için mi, sağlık sorunlarını hafifletmek için mi, daha sıkı ve kaslı olmak için mi? hepsinin ucu farklı bir yerlere çıkıyor.

mesela kilo vermek için spora başlamak 2 kat dirayetli olmayı gerektiriyor. itinayla biriktirdiğimiz kilolarla hoplayıp zıplamak kolay değil. motivasyon kaybına uğramak an meselesi. ama o kilonun bir kısmını verdikten sonra atsak kendimizi sahalara, hem sonuç almak, hem de devam etmek çok daha kolay. dolayısıyla kilo vermek için spora başlamayı düşünenlere öncelikle kilo vermelerini tavsiye ederim. daha önce verdiğim low-carb linklerini veya hazreti karatay’ın meşhur kitabını alıp satır satır okuyunuz. verilmeyecek kilo yok.

sağlık sorunlarını hafifletmek için spora başlamak harika bir motivasyon. ama yine, eğer varsa, fazla kiloların bir kısmını verdikten sonra spora girişmekte fayda var. sağlık sorununuz her neyse beslenmeyle ilgili eksikliklerden veya fazlalıklardan kaynaklanıyor olma ihtimali çok yüksek çünkü. zaten diyet yapmak, yeni bir beslenme şekli benimsemek yeterince zor. hem duygusal hem de fiziksel olarak sıkı bir adaptasyon süreci gerektiriyor. dolayısıyla bu zorlu geçiş sürecini alnımızın akıyla atlatmadan başka hedeflere koşmak gerçekçi değil.

”bir gram fazlam yok ama görünürde kasım da yok” motivasyonuyla yola çıkıyorsanız ne ala. yine de low-carb ve karatay hakkında okuyun derim, bir şey kaybetmezsiniz. hem yarın öbür gün spor yapıp danalar gibi acıktığınızda ne yemeniz gerektiğine dair de bir fikir edinmiş olursunuz. win-win tabir ettiğimiz durumlardan.

peki tamam. bir şekilde kiloları verdiniz ve spora başlamayı hala istiyorsunuz. nasıl olacak?

yavaş ve emin adımlarla: bu yöntemi seçerseniz kendi çapınızda hareketi hayatınıza eklemeye başlar,  dozu ufak ufak artırırsınız. ilk 2-3 gün tempolu bir şekilde 15 dakka yürüyüş. sonraki 2-3 gün 20 dakka yürüyüş. sonra 30, 40 dakka filan diye devam eder. kondisyonunuzu biraz artırdıktan sonra yürüyüşten koşuya dönersiniz. yine 15 dakkayla başlar, her hafta 5 veya 10 dakika eklersiniz. 2 ay içinde gayet de aktif bir insan haline gelirsiniz. farkına varmadan incelir ve güçlenirsiniz.

bu yöntem, özellikle kilolarla tam olarak vedalaşmadıysanız veya çok uzun süredir hareket etmiyorsanız veya zaten hayatınız boyunca spor yapmadıysanız, spora başlamak için en güvenli yol. konfor alanınızdan çok zor ve dramatik bir çıkış gerektirmediği için sürdürülebilirliği yüksek. hedefleriniz küçük ve ulaşılabilir olduğundan, motivasyonunuz da yüksek olacak. kendinize güveniniz artacak. devam etme isteğiniz güçlenecek. süper!

göbekleme: bu yöntem riskleriyle gelir ki en ciddisi de sakatlanmaktır. bu nedenle eğer ilk kez spor yapacaksanız, konuyla ilgiliniz ve bilginiz yoksa, ama yine de ‘kendi başıma kotarırım yiea’ diyorsanız o özgüveni başka konulara saklayın. sakata gelmeyin. spora başlamak için yanıp tutuşuyor ve ilk günden 2 saat ayırmayı hedefliyorsanız kıytırık da olsa bir spor salonuna yazılın ve etrafınızda saçmalıklarınıza müdahale edebilecek birileri olsun.

bu arada salon demişken ille de son moda bir spor kulübüne yazılıcam diye hırs yapmayın, paracıklara kıymayın. siz zaten ordaki aletlerin ne işe yaradığından bihaberseniz, son teknolojiyle donatılmış falanca sports club’da olmanızın anlamı yoktur. evinize veya işinize en yakında bulunan, mümkünse mahalle arasında konuşlanan, çalışanların birbirine ‘hakan bey’ diye değil ‘naber len hakuş!’ diye seslendikleri salonlar aslında acemiler için çok daha iyidir. çünkü bu salonlara zaten mahallenin ‘vücutçu’ abileri gider, kendi kendine ağırlığını indirir kaldırır, kaslarını şişirip aynadan kendini keser. ama bunların kimseden de talepleri yoktur. dolayısıyla ortalıkta boş boş gezinen hakuş size kalır. o da muhtemelen bir spor otoritesi değildir ama başımda dur, yol yordam öğret derseniz nadiren trip yapar. temel hareketlerde hata yapmanızı ve sakatlanmanızı engeller. sizi yönlendirir, kendince sohbetler açar ve acılı tekrarları katlanılır hale getirir.

bilinçli göbekleme: geçmişinizde sporun ucundan tutmuşluğunuz varsa hızlı bir geri dönüş size iyi gelebilir. tabi yine kontrollü bir şekilde. haftanın birkaç günü kendi başınıza kısa ama yüksek yoğunlukta çalışmak, birkaç gün bir salona veya derse bağlı kalmak, başlangıç için hem motivasyon hem de süreklilik sağlar. ilk hafta sünnet çocuğu gibi yürümek zorunda kalırsınız ama bedeniniz en geç ikinci hafta duruma adapte olur ve sonuçları kısa sürede görmeye başlarsınız. zaten asıl mesele hedeflediğimiz sonuçları gördükten sonra da devam etmek değil mi?

spora başlamak isteyenlere öneriler” için 5 yorum

  1. bisiklet aldim ben cycle2work ile, mart 1 itibari ile popisimi yollara atiyorum bacim 🙂 haftada 3 gun ise bisikletle git gel amacli.

  2. çok iyi yapmışsın bacım! sedat da bisikletiyle gidip geliyor arada. 1-2 hafta içinde kesinlikle farkı hissedeceksin!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir