sis

bu sabah koruyu sarıp sarmalayan bir sise uyandım. ve hiç hesapta yokken ortaya çıkıp beni yeniden iş hayatına bağlayan işime gittim. evet, planlar yine alt üst! oysa ki evimin kadını olmak pek hoşuma gitmişti. ama teklif öyle bir yerden geldi ki reddetmek içimden gelmedi.

hayatımın iş departmanında da daima bir sis var sanki. birçok şeye hevesliyim ama ileriyi asla göremiyorum. görmek istiyor muyum, orası da meçhul zaten. evden çalışmanın lüksü bambaşka. yeniden girdiğim okul ortamı ise her gün başka bir ülkeye çalışmaya gitmek gibi. ilginç, hareketli, yabancı – hakkaten yabancı, zira fransız okulu. birkaç sene önce hayallerimi süsleyen yerdeyim, ama tuhaf bir şekilde bundan böyle hiçbir kuruma ait olmama hissiyle birlikte. sis dediğim şey belki de, artık sadece kendi içimden bulup çıkardığım şeyleri başka yerlerde arayamayacak olmanın rehaveti. iyi ve kötünün ötesinde olmanın gri bölgesi. farları yaktım ilerliyorum…

sis” için 2 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir