samos: komşunun tavuğu

Kategoriler gezi-gözlem

haziran’da, henüz celta başlamadan insan gibi bi tatil yapalım dedik, ama samos nerden çıktı orasını pek hatırlamıyorum. bizim tatil beldelerinin mutad esnaf yapışkanlığından kaçabilme ihtimaliyle olsa gerek. önce canımız ciğerimiz airnbnb’den muhteşem bir ev bulduk. evin manzarası aha budur:

samos

verandadan çıkıp 3 adım atınca denizdesin. sanırım bu evi bulmak samos’a dair asıl motivasyonumuz oldu. hemen gerekli ayarlamaları yaptık. samos adasına kuşadası’ndan her sabah bostancı-adalar hattındakiler büyüklüğünde bir tekne kalkıyor. yanılmıyorsam adam başı 125 tl’ye gidiş dönüş biletimizi aldık. 1,5 saatlik bir yolculuktan sonra da vathy limanına yanaştık. vathy samos’un merkezi olmakla birlikte çok da kalınası bir yer değil. arabanızı kiralamak, kitap-dergi veya market alışverişi yapmak için uygun. biz de aynen böyle yaptık nitekim, arabamızı kiralayıp hemen avlakia yöresinde bulunan muhteşem evimize doğru sürdük. 15-20 dakka sonra cennete vardık. tek bir dımtıs duyulmayan, küçük, tertemiz bir koy. takip eden 3 gün boyunca evden arabaya atlayıp civar koylarda kahvaltıya, ordan eve, evden denize, denizden eve, evden civar koylara yemeğe, ordan eve, akşam biralarımızı alıp yeniden dışarı, şezlonglarda uzanarak yıldızların altında muhabbete… bu şekilde geçti. daha da geçebilirdi aslında. ama hazır gelmişken bir de adanın güneyini görelim diyerek phytagorion’a geçtik.

orayı yazmadan önce kuzeyde mutlaka görülmesi gereken 1-2 yerden bahsedeceğim. bunlar genelde yemek ve keşif turu kapsamında gittiğimiz 2 dağ köyü olan manolates ve vourliotes ile ‘şirin bir kıyı kasabası’ tanımının her anlamda hakkını veren kokkari. dağ köyleri avlakia’dan (bizim koy) arabayla 40 dakika mesafede, hakkaten dağda, çık çık kulaklarınız bi tuhaf oluyor. tabi o yüksekliğe varınca manzara harika. bu arada özellikle manolates’te köyün tamamı 100 yaşının üstündeydi diye tahmin ediyoruz. temiz hava, bol güneş, muhteşem misket şarapları yaramış. zaten misket üzümünün doğum yeriymiş bu ada. biz de su içer gibi şarap içtik, meyvemsi, tatlı, insanı pek güzel çarpan lezizötesi şaraplar. sabahtan içmeye başladığımızdan neredeyse bütün tatili çakırkeyif vaziyette tamamladık.

manolates
manolates sokaklarında saksı diplerinden bi fötö
samos
bunu çalmamak için çok zor tuttum kendimi.
ama sonra adamlar zaten fukara düşmüş bi de ben vurmayayım dedim.
IMG_0969
ilginç bi model, beğendik.
manolates
manolates sokaklarında bir dedeler, iki köpekler.


yemeği atla, şaraba geç!

vay efendim yunanlılar mutfağımızı çalıyor diye feryat etmeyiniz. yemin ediyorum bizim yemekler daha güzel. yoksa dolma dolmades, köfte keftedes olmuş işte ne var bunda denilebilir. inanın arada çok fark var. bi tek cacıkta yunan usulü tercihim. koyu kıvamlı, pek harika. gerisi tırt. ya allahın 40 derece sıcağında samos’ta yer gök musakka olmuş! hani nerde binbir çeşit ege otları, zeytinyağlılar? kusura bakma komşu, mutfak konusunda hem kazıksın hem de yavan. porsiyonlar büyük ama bu bile bir dezavantaj. ufak ufak 5-6 farklı şey söyleyeceğine 2-3 tapon mezede kalıyorsun. zira eşşek kadar tabaklarda geliyor her şey, doymuş oluyorsun.

gelelim vasatın üstüne çıkan 3-5 adrese… vourliotes’in girişinde, yamaçta sade bir restoran var, pnaka. yolu düşenler orda yesin. nerdeyse her şey kızartmaydı, pek matah değildi ama ortam inanılmaz sakin, yüz yıllık ağaçların altında oturmak çok hoş. manolates’in girişinde 2-3 kafe var, oralarda tatlı matlı yiyebilirsiniz. manzara yine şiir gibi. asıl bu köyün eeen tepesinde möhteşem bi restoran var: loukas’ın yeri. keçi gibi tırmanmak gerekiyor ama hem ortam, hem manzara yıkılıyor. yalnız buraya gidip de dombili loukas’ın ev şarabından içmeyeni bizzat gelir döverim. yok böyle bir lezzet. kokkari’de poseidon balıkçısı ve girasole adlı italyan restoranını tek geçiyorum. yunan adası dersin, dört bir yanı deniz dersin, menülerde 2 deniz ürünü varsa hemen altına bi tavşan, bi dana, bi kuzu sıkıştırmışlar. meğersem kışlar çetinmiş, dağlar yüksekmiş, samos halkı etçiymiş. bizim hayalimizde karidesler, kalamarlar, ahtapotlar halay çekiyordu oysa ki. işte sadece şu adını verdiğim 2 yerde insan gibi deniz mahsulü yedik, gerisi yalan.

kokkari
kokkari rulz.
samos
loukas’a giden yol bu.
samos
loukas’ta bekleyen manzara bu.
image-1
yol üstünde bi yerde sağa çekip şarap içelim dedik, şarabın yanında gelen bu.

tatilimizin ikinci yatılı durağı phytagorion’du. matematik’ten tanıdığımız pisagor efendinin yaşadığı yermiş burası. gerçi ben sadece ismini biliyorum, teoremi zatı şahanemi pek açmamış olsa gerek. buranın sahili pek civcivli. yatlar, turlar, seyyar satıcılar, bar, kafe, restoran, her şey var. tipik bir ege sahil kasabası. aynı yerde pisagor’un hanım dırdırından kaçıp teoremiyle başbaşa kalmaya gittiği bir de mağara varmış ama berbat bir dağ yoluyla gidiliyordu. arabanın tekerleri elimizde kalacak diye tırsarak yarı yoldan geri döndük. çok merak ediyorsanız yürüyerek gidin (hediyesi 5 km). adanın diğer yerlerinde pek bi numara yok. ama ille de gezicem diyenler votsalakia, ireon ve psili ammos’u denesin. plaj mlaj var.

tembelim, tembelsin, tembel

ha gezmek isterseniz birçok yerde birçok dükkan da mevcut ama tembellik nasıl bir illetmiş biz bunu burada öğrendik arkadaş. samos esnafı için hayat uzun bir siestadan ibaret. arada çok zahmet oluyor da dükkanı şöyle bi açıp havalandırıyorlar. işte o ana denk gelirseniz siz de alışverişinizi yapabilirsiniz. zannetmeyin ki sadece oyuncakçılar, ne bileyim incik boncukçular böyle yapıyor. eczacı bile paso yatışta. hani başınız ağrısa bi apranax bulamayacaksınız. son gün vathy’den dönüş teknemiz kalkmadan önce birazcık gezelim dedik: city hall? closed. acheological museum? closed. kilise? closed. shops? closed. sevgili yorgo, sevgili yanni, sevgili maria, sonra ağlaşıyorsunuz ama avrupa birliği’ndeki amcalara kriz kriz diye? bunu sizi sevdiğim için söylüyorum, alınmaca yok: o kriz size müstahak canlarım! o kriz size az bile. tembel popişlerinizi sabah 5’te kalkıp arı gibi işe koşturan mark’lara, hans’lara, helga’lara güvenerek daha ne kadar serecektiniz? ilahi adalet tecelli ediyor, silin sümüklerinizi. çabuk.

samos: komşunun tavuğu” için 3 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir