para için paralanmak

Kategoriler para para para, simple living

bu sabah zizi’yle konuşurken para biriktirmekten laf açıldı. ben de ilk gerçek post’umu bu konuyla ilgili yazmaya karar verdim: para. ya da bu iki hece, dört harf nasıl oluyor da en büyük derdimiz oluyor? bugün bu konuya eğilelim.

çoğumuz onun için sabahtan akşama çalışıyoruz. daha fazlasını kazanmak için ek işler yapanlar var. karanlık işler yapanlar var. aydınlık işler yapsa da ruhu kararanlar var. onun hayaliyle koca bir loto-toto-piyango sektörü dönüyor. onun eksikliğinden ölenler, öldürenler, dostuyla düşman olanlar var.

değer mi a dostlar? geçenlerde okudum, parayla saadet olmadığını doğrulayan birçok araştırma yapılmış. zaten insan iki rekat düşünse aynı sonuca varıyor ama ben de anamın karnından bunu bilerek doğmadım. ben de uzun yıllarımı ve uzun çalışma saatlerimi daha fazla ayakkabı ve giysi için çatıır çatıır harcadım. taa ki çalış-kazan-harca tünelinin paralelindeki ışığı görünceye kadar! web alemlerinde yine nerden nereye zıpladım da tesadüfen bu linki buldum hatırlamıyorum. ama bulduktan sonra hayatım gerçek anlamda değişti ve yeniden kurgulandı. hemen kitabı ısmarlayıp hatmettim. sonrasında ise tam 1,5 yıl boyunca her gün bütün harcamalarımın kaydını tuttum. her ayın sonunda harcamalarımı kategorilere ayırıp tablolara girdim. neye ne kadar gidiyor, param nereye akıyor ciddi bir içgörü edindim. şimdi böyle yazınca manyakça bir muhasebe deneyi gibi gelebilir! ama öyle olmuyor. en küçük harcamayı bile not etmek otomatik hale geliyor. ilk aydan bir vadeli birikim hesabı açtırmıştım. 2-3 ayın sonunda bana gerçekten mutluluk veren harcamalarımı belirledikten ve zaruri masrafları da düştükten sonra maaşımdan kalan tahmini miktarı henüz ayın başında o hesaba aktarmaya başladım. sonrası her ay finansal bağımsızlığa bir adım daha yaklaşmanın tadına varmak, “patron çok canımı sıkarsa vurur kapıyı çıkarım ülen!” diyebilmenin keyfini yaşamak, herkes borç-harç-işten atılma korkusuyla tedirginken kuşlar gibi hafif gezmek. az şey mi?

bir düşünün, siz paranızı nelere harcıyorsunuz? aldıklarınızdan ne kadar tat alıyorsunuz? nefret ettiğiniz bir işin kölesi olmanın amortisi mi raflarca giysi, teknolojik zımbırtı veya son model araba? hayallerinizi ertelemenin, olmak istediğiniz yerde, gerçekten olmak istediğiniz şeyi olmanın önüne diktiğiniz hayalkırıklığı abidesi mi?

para için paralanmak” için 4 yorum

  1. abi cidden öyle. mutsuzluklarımızı gidip alışveriş yaparak bastırıyoruz galiba ya. ben de okucam hemen. denemeye değer bizi ayakta beceriyolar resmen. her emailden kampanya her cep sms inden kampanya diye mesajlar nerdeyse eve gelip zorla satacaklar!

  2. merhaba selamlar,

    blogunuzu yeni kesfettim, capsule wardrobe'u google'da aratirken tesadufen bu entry'lerinize kadar okuyup gelmisim. yazilarinizi cok begendigimi ve daha fazlasini da merakle bekledigimi soylemek istedim.

    Ingiltere'den selamlar

  3. taa ingiltere'lerden bulup okuduğunuza inanamıyorum 🙂 çok teşekkürler. fırsat buldukça yazmaya çalışıyorum. görüşmek üzere!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir