nasıl minimalist olurum

Kategoriler simple living

”minimalizm kafama çok yatıyor, kesinlikle hayat tarzı haline getirmek istiyorum. ancak bi konuda büyük bir açmaza giriyorum. ben neyin ne kadarının bana yeteceğini, neyin gerçekten ihtiyaç olup olmadığını anlayamıyorum. kaç çanta bana yeter, başka çantaya ihtiyacım var mı, ya da en kullanışlı ve kaliteli çantayı nasıl seçerim bunları bilemiyorum. böyle olunca da kafa karışıklığı ve yanlış kararlar, pişmanlıklar ve bazen özgüvensizlikler, suçluluk duyguları yaşıyorum. bir fikriniz var mı ne yapmalıyım?”

– bahar

bugünkü yazımı bir okur sorusunu cevaplamaya ayırıyorum. zira eminim sadece bahar’ın değil birçok insanın aklını kurcalayan meseleler bunlar.

ihtiyaçtan başlayalım. benim için olmazsa olmaz şeyler neler? ki en temel ihtiyaçlar zaten hepimiz için ortak: başımızı sokacak bir dam, yiyecek ve giyecek, diğer insanlarla ilişkiler, para kazanacağımız ve mümkünse kendimizi ifade edebileceğimiz bir iş… yani aslına bakarsanız temel ihtiyaçlarımızda öyle büyük fanteziler yok. hepsi isim, hepsi net. ama bir adım öteye gidince işin içine sıfatlar girmeye başlıyor. falanca sitede bilmemkaç metrekare ev, her öğün şef elinden çıkma, organik yiyecekler, ille de şu şu şu marka giysiler, sadece şu türden/sınıftan insanlarla ilişkiler, en çok parayı kazandıran ve imajı en cilalı iş diye talepleri olanlar, bu taleplerle kendi kendine yük bindirip hayatı dar edenler bizleriz. yoksa hiçbiri olmadan da bu bedenler hayatta kalır, bu ruhlar kendini doyuracak bir şeyler bulabilir. konuya burdan girdim ama tabi ki insanın ihtiyaçlarını rahatça karşılar hale gelip kendince zevkler geliştirmesi, birtakım öncelikler belirlemesi ve seçimler yapması, etrafımızdaki gürültüyü dindiren ve hayatı güzelleştiren bir şey. bu anlamda, eğer minimalizmi sadece X sayıda eşyaya sahip olmak şeklinde yaşamak derdindeyseniz, burası sizin için doğru mecra değil. zira ben öyle bir hayat yaşamıyorum. anlamı eşyada bulmamakla birlikte, anlamlı eşyalara sahip olmayı değerli buluyorum.

eğer hayatı sadeleştirmeye nereden başlayacağımızı bilmiyorsak, önce oturup bir ihtiyaçlar listesi yapabiliriz. en temel ihtiyaçlar. yanlarına ise bizi mutlu edecek sıfatlar. (burada, bir üst paragrafta da gördüğümüz gibi, bizden beklenen veya olması gereken diye öğretilen sıfatlara takılmak çok mümkün. size bir ipucu: sıfatları seçerken sanki şu koskoca dünyada hiç aileniz, akrabanız, arkadaşınız yokmuş gibi düşünmeyi deneyin.) en temelden girelim dedim çünkü oralarda tatminsizlik varsa, sonuçta, değil 5, 500 çantayla bile mutlu olamayan insanlar oluyoruz. en temel ihtiyaçları yazınca, farklı ihtiyaç kalemlerindeki gidişatı da değerlendirebiliriz. nerelerde sıkıntı var? nerelerde mutsuzuz? neden? bize kim ve ne engel oluyor?

sonra gelelim detaylara… yani bahar’ın bahsettiği çanta örneğinden gidersek, daha gündelik konulara: eşyalara. bir eşyanın (hadi spesifik olalım, bir giysinin/aksesuarın) ihtiyaç mı istek mi olduğunu anlamanın birkaç garantili sorusu var: 1- onsuz da bugüne kadar idare ettik mi? 2- onu görmeseydik daha da idare eder miydik? tabi ki 1 lokma 1 hırka şeklindeki bir hayatla tatmin olmak tek seçeneğimiz değil. az önce de bahsettiğim gibi, minimalizm bana göre bu derece yoksunlaştırıcı bir şey değil. sadece ihtiyaçları karşılayıp işin detayını, keyfini, güzelliğini yok saydığım bir hayat, şahsen beni kesinlikle tatmin etmezdi. sizi de etmeyeceğini düşünüyorsanız, içinizdeki budist rahibeye ulaşılamıyor demektir. sandığınız kadar düz ve isteksiz olamıyorsanız, üzülmeyin! ama yeni eşyalar edinmek uğruna gereksiz harcamalara girişme eğiliminizi de kontrol altında tutun. konu giysi olduğunda öncelikle tarzınızı / renk kodunuzu belirlemek, sizi her mağazada çok geniş bir ürün yığınından otomatikman muaf tutmaya yarayacak mesela. geriye kalan 5-10 seçeneği de kumaş / kesim / kalite tercihlerinize göre değerlendireceksiniz. kaçınılmaz olarak ordan da fire verileceğinden, reel bir alışveriş imkanı giderek azalacak.

şimdi daha da detaya girelim, konu yine çanta olsun. bana kaç çanta yeter? bu sorunun cevabı kişiden kişiye değişecektir. hayatımızda farklı ihtiyaçlara göre çanta değiştirmemiz gereken durumlar neler? gündelik hayat, iş, spor, şık bir davet, seyahat… bence doğal sınırlar belli. bir sonraki soru: her durum için ne büyüklükte bir çantaya ihtiyacım var? örnek: gündelik çanta, mantıken, işe giderken yanımıza aldığımız eşyaları rahatça sığdırabileceğimiz bir ebatta olmalı. ki zaten burdan sonrası artık ihtiyacın değil tarzın alanına girmeye başlıyor: mesela bana göre büyük çantalar omuz ağrısı sebebiyken bir başkasına göre tarzının ayrılmaz parçası olabilir. bahar’ın bahsettiği kullanışlılık kriteri de yine burada devreye giriyor: bize en az zahmet ve yük verirken işimizi en iyi şekilde gören çanta herhalde en kullanışlısı olsa gerek. bana göre çapraz asılabilen çantalar bu kategoride. sırt çantası da, ki son dönemde çok moda. gerçi en cool versiyonu bile bende ilkokul 2 çağrışımı yaptığından, kısa seyahatler dışında tercih etmiyorum, ama rahatlık ve kullanışlılık konusunda kesinlikle rakipsiz.

peki en sık kullandığımız çanta çeşidinin kaç farklı versiyonuna ihtiyaç duyuyoruz? taba ve siyah (+kırmızı ve beyaz) gardırobumdaki giysi ve ayakkabılarla büyük ölçüde uyumlu olduğundan benim seçtiğim renkler. bir küçük, bir de kısmen daha büyük deri çanta bütün kış işimi görüyor. hop, işin içine malzeme girdi: deri, en doğal ve en uzun süre dayanan, üstelik yıllar geçtikçe kullanıcısının alışkanlıklarına uyum sağlayan, renk değişimleriyle yaşadığını hissettiren, kaliteli bir malzeme. gerçek deri bir çantaya yapılan yatırım, bana göre son derece doğru bir yatırım. ama sizin seçimleriniz elbette başka türlü olabilir. ben deri dışında çanta almamakla birlikte, kumaş, hasır veya örgü çantalara da sıcak bakıyorum. malzeme doğalsa en azından ilgi radarıma girebiliyor. nitekim toplam 4 deri çantam var, ama yaz-kış kullandığım koton çanta türevleri de hafif, doğal ve hayat kurtaran parçalar.

özetle, 1- hayatımızın farklı çantalar gerektiren alanlarını saptamak, 2- hangi ebat / model / materyal / renkteki çantaların gönlümüze / tarzımıza uyumlu olduğunu bulmak, 3- bu çantaları ne sıklıkla değiştirme ihtiyacı hissettiğimizi belirlemek, kaç çantaya ihtiyacımız olduğu denklemini çözecektir.

konu giysiler olduğunda işin içine bir de çamaşır döngüsü giriyor. ne kadar terleyen birisiniz, ne sıklıkla giysi değiştiriyorsunuz, ne sıklıkla çamaşır yıkıyorsunuz… cevapları alt alta yazınca min/max parça sayısına ulaşmak gayet kolay. giysi seçiminde de doğal malzemelerden gitmeyi tercih edebilirsiniz. gerçi son dönemdeki akıllı tekstil karışımları (aklıma ilk lyosel geldi) kimi parçalarda pamuğu ikame eden veya pamuğun ömrünü uzatan ekstralar oluyor. etiket okumayı öğrenmek her türlü hayrımıza. google’da, istenip de bulunamayacak taktik, tavsiye yok. ama tek cümleyle fikrimi sorarsanız, polyestere para vermeyin derim. ucuz (ve üstelik ucuz olduğunu asla saklamayarak ucuz görünen), terleten, vücut kusurlarını belli eden, dandik bir malzeme. kimi giysilerin azıcık polyester / spandex karışımlı olması çok iyi sonuçlar verebiliyor ama full polyester bir şeyler almadan önce 2 kere düşünün.

bu epeyce geniş alıp genelden özele kıvrılan yazımızı kısa bir to-do list’le özetleyelim:

1- ihtiyaç listesi yapın: neler olmadan -harbiden- yaşayamazsınız?

2- her kategoride mutluluk veren minimumları belirleyin: nasıl yaşamak, nasıl şeylere sahip olmak size yeterince neşe ve huzur verir?

3- alt-kategorilerde sayı ve kalite araştırması yapın: giysi, çanta, ayakkabı da olur, sosyal aktiviteler veya sorumluluklar da. alt kategorilere dalın, ne kadarı yetiyor, hangisi uzun süre dayanıyor, ne türden seçimler kalıcı ve tatminkar oluyor? kağıt ve kalemden korkmayın, bol bol liste yapın.

4- bonus: pişmanlık ve suçluluktan kurtulun: geçmiş geçmişte kaldı. değiştiremezsiniz. ama yaşadığımız müddetçe yeni ve daha iyi seçimler yapmamız mümkün. daha iyi seçimler yapma konusunda kendimizi sürekli geliştirebiliriz. okuyarak, araştırarak, deneyerek – ve bazen kaçınılmaz şekilde, yanılarak. kendinize hata payı bırakın. düşerseniz, yeri kaderiniz gibi görmeyin. kalkın, üstünüzü silkeleyin ve denemeye devam edin.

nasıl minimalist olurum” için 5 yorum

  1. ‘hadi bir bakayım, belki yeni yazı vardır dedim ki ne göreyim! 🙂 teşekkürler. süper yazılar, kararlar.
    benden de bir ilk adım önerisi, minimalist olmak isteyen için: alışveriş yapmamak. uzun süre alışveriş yapmayarak, hem elindekileri, hem kendini, hem bütçeni görüyorsun. beğendiğin birşey mi var, bak, evir, çevir, almış kadar oldum de, bırak git. 🙂

    1. ebru, garantili taktiklerden biri de bu hakkaten. almış kadar olmak işe yarıyor.
      uğradığın için çok teşekkürler!

  2. Öyle mutlu oldum ki, bu siteyi keşfettiğime..Geç bulduğuma da üzüldüm ama olsun.. Şahane bir yazı.. tüm siteyi, çayım eşliğinde zevkle inceleyeceğim..
    Ne kadar az o kadar büyük mutluluk..

    Sevgilerimle
    Ezgi ezgissimo.blogspot’tan 🙂

    1. hoşgeldin ezgi! hemen blog’una baktım ve izlanda fotolarını görünce anılarım depreşti. beni en çok etkileyen ülkelerden biriydi. yeniden gitmeyi iple çekiyorum. sen de oralarda dolu dolu zaman geçirip tadını çıkarmışsın, ne güzel 🙂 sevgiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir