minimalist cilt bakımı rutini

Kategoriler info, simple living
blueagenda ‘kuru cilt için maske öner’ demiş. bu talepten ilhamla daha geniş alayım ve genel bir kuru cilt bakım rehberi yazayım dedim. tabi banyo dolabı çeşit çeşit ürünlerle dolup taşan hemcinslerimin bu konularda benden çoook daha vizyoner olduğunu söyleyerek başlamam lazım. çok fazla ürün kullanmak ve bunu düzenli olarak yapabilmek bana zor geldiği için tembel style cilt bakım rutinimi anlatacağım. adına da şık dursun diye minimalist cilt bakımı diyeceğim.

öncelikle temel bilgiler: yaş 35, cilt tipi kuru ve kızarmaya müsait. hatta genellikle alyanak tabir edilen cinsten. regl veya pisboğazlık dönemlerinde ara sıra 1-2 sivilceye ev sahipliği yapıyor.

sabah:

* yüzümü ılık suyla yıkıyorum
* ardından nemlendirici bir gündüz kremi sürüyorum (dr. hauscka veya weleda mesela. veya daha ucuz bir dermokozmetik krem de olur, neutrogena, avene, vichy, la roche-posay, hangisi iyi geliyorsa)

akşam:

* makyaj yapmışsam temizliyorum (bioderma crealine h2o süper bir ürün. 2003 yılında paris’te dermatolog tavsiye etmişti. master’da gördüğüm dersleri unuttum ama bunu hala hatırlıyorum)
* makyaj yapmamışsam gül suyu damlatılmış disk pamukla yüzümü yine de bir siliyorum
* soğuk sıkım avokado yağıyla nemlendiriyorum

ara sıra:

* ayda bir veya 2 ayda bir hamama gidip kese yaptırıyorum. o arada yüzüme çok ince bir peeling uyguluyorum: elizabeth arden / clear the way mask.
* hamam sonrası ve evde duştan sonra hindistancevizi veya avokado yağıyla cildimi nemlendiriyorum
* yine aklıma geldikçe – 2 ayda bir filan- burun ve alındaki siyah noktaları çekip temizleyen bantlardan kullanıyorum, sonuçları görmek psikopatça eğlenceli
* el kremi ve dudak nemlendiricisini çantamdan ve başucumdan eksik etmiyorum

bu kadar.

blueagenda’nın sorusuna gelince, sadece naturel ve tek malzemeli tavsiyelerim olacak:

* avokado: soyarken kabukta kalanları yüzüne güzelce sürüp yedirmek hem çok kolay, hem çok tuhaf!
* papaya: son dönemde duydum, kabuğunun içini cilde sürmek pek iyi geliyormuş. ama henüz denemedim. belki sen benden önce denersin. veya gel birlikte bir papayaya girelim kuzum!
* hindistan cevizi yağı: kuru ciltler için allah’ın bir lütfu. akşam sadece bunu sürüp yatan kişi sabaha dünyanın en yumuşak cildiyle uyanmaya hazır olsun.

bir de güneş koruması sorunsalı var. eskiden çok dert ederdim, yazın 35 spf’den azıyla bakkala gitmek için bile çıkmaz, güneşten sürekli kaçardım – ki gerçekten cildim aşırı çabuk yanan ve asla bronzlaşamayan bir beyazlıkta. sonra içim daraldı. bir de D vitamini hakkında okudukça zararından çok daha fazla yararı olduğuna kanaat getirdim. bu nedenle artık güneş kremi kullanmıyorum. güneşten de korkmuyorum. mayıs’tan ekim’e kadar güzel ve güneşli havalarda bizim evin terasında bikinimle veya en kısa şortumla önlü arkalı toplam 30 dakika güneşleniyorum. tatile veya yazlığa gitmişsek de aynı şekilde. hindistan cevizi yağıyla cildimi güzelce nemlendiriyorum ve makul ölçüde güneşimi alıp çekiliyorum. kafa rahat.

minimalist cilt bakımı rutini” için 6 yorum

  1. Ege'cim, bugün başıma gelen en güzel şey bu post oldu. Bu güzel tavsiyeler dizini için teşekkür ederim. Yarın hindistan cevizi yağına bi el atayım.

  2. a-a çok ilginçmiş yaa! peki istanbul'da nerden bulabiliriz acaba bunu? bildiğin bir yer var mı? video'nun altında sadece amazon linki koymuşlar. bu arada bizim küllü su da bu türden doğal bir alternatif. tek sıkıntı bu işlerle ince ince ilgilenip o karışımları hazırlamak. ben şimdilik frosch'un doğada çözünen bulaşık deterjanıyla idare ediyorum.

  3. bir arkadaş internetten sitesinden ısmarlamış ama adresini bilemiyorum. Benim Hintli öğrenciler Hindistan'a gidince ısmarlarım diye düşündüm uzun vadede. Frosch'u ben de kullanıyorum! O internet sitesini öğrenip haber vereyim sana

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir