mini merhaba

Kategoriler simple living

ortalarda yokum ve içe döndüğüm bir dönemdeyim. yine de arayıp soran, mesaj ve yorum bırakmaya devam eden herkese, hiç tanışmadığımız halde bu kadar candan olduğunuz için nasıl teşekkür edebilirim bilmiyorum. bir yerlerde fark etmeden devasa bir sevap işlemiş olmalıyım ki böylesine içten okurlara layık görülmüşüm… 

ama hadi ortamın kasvetini biraz dağıtayım, benim de ihtiyacım var. aslında son derece keyifsiz bir günümde gittiğim hale’yle, nasıl oldu anlamadan adeta kişneyerek güldüğüm bir video çekimi yaptık. halecim elbette dünyanın en tontiş youtuber’ı olarak, koptuğumuz kısımları kesmiş ve son derece seviyeli bir video paylaşmış. ama beni biliyorsunuz, seviye yükseldiyse düşürmek, düştüyse yükseltmek boynumun borcu. bir de o videonun altında “güldüğünüz yerleri niye kestiniz?” diye soran bir yorum görünce, yeni videomuzu çekmeye gittiğimde hale’den kişnemeli sekansları rica ettim. kendisi sizler için özenle kesip biçti, buyrunuz. izleyene ne derece anlamlı gelir bilemiyorum ama haleciğimin naif ve adanmış çevreci yaklaşımına ne kaddarrr uzak olduğumu esefle görebileceğinizden eminim. “tek kullanımlık plastik?” dediğindeki “faruk eczanesi?…” bakışlarıma dikkat. video, sohbetin ve kopuşun doruk noktasıyla açılıyor. sonra başa dönüp dozun adım adım yükselmesine şahit oluyoruz (bkz. director’s cut). glamour uk edition, panna cotta, brüksel çikolatası, içkisiz boğazımdan geçmeyen kuruyemişler derken içimdeki marie antoinette adeta hale ile can buluyor… huyum kurusun, bu kadar elit olduğumu bilmezdim a dostlar. sonuna kadar izleyebilenler arasında yapacağım çekilişle, bir adet şanslı takipçimle beraber panna cotta yapacağım, aha buraya yazıyorum. hatta şartları da belirleyelim: bu yazıya 13. yorumu bırakan kişi, japonkedi’yle çok özel ve elbette über-elit bir buluşma yaşayacak. (insert: güneş gözlüklü emoji ve tavşan kızlar).

buralara bir ara yeniden uğrarım ama ne ara bilemiyorum. o zamana dek temmuz ayının bol silkeleme efektli güneş ve ay tutulmalarında herkese sabırlar, aydınlanmalar ve kabullenmeler dilerim. olmazsa da gelin birlikte ağlayalım, maksat gönüller bir olsun. at the end of the day!

mini merhaba” için 37 yorum

    1. blogda yorumcuya yorum 🙂 zira sizin de büyüyen atık azaltıcı kahvem termosta hareketinizi izlemek sevindirici. aşırı iyimser belki ama temenni temennidir: tüm dünyaya yayılsın, tüm ürünlere, tüm israf edilenlere 🙂

  1. Bir ”maaşınız hesabınıza yatırıldı ” mesajına bir de blogda yayınlanan yazınızın iletisine yükseliyorum.

    1. içimde keşfedilmeyi bekleyen bir diva, bir ekran personality’si varmış…
      halecim keşfetti nitekim.
      yoksa ben de hala inanamıyorum kendi performansıma =p

  2. Çok geç biliyorum fakat iflah olmaz bir japonkedi okuru olarak ben de 13. olmak istiyorum (hayal kurmak bedava sonuçta)

  3. sevgili ege, sanırım eylül ayında her güne bir yazı yazmayacaktın. artık ne kadar bunaldıysan, neredeyse her yıla bir yazıya kadar indin. 🙂 haber et, arada.

    1. =D ebru güldürdün beni! evet yazamıyorum ama bu yazıya yorum bırakan herkesi eve davet edip çılgın bir kızlar partisi düzenlemeyi düşünüyorum, yani boş oturmuyorum aslında =p şu bayram seyran telaşesi geçsin de sanaldan gerçeğe atlayalım bi ara. gelir misin?

  4. Geç gördüğüme sevindim. Yeni yazının gelmesini beklemem daha az sürecek :)) Şans saydığım bahtıma bakarsan ne kadar özlendiğini anlarsın canım ilham kaynağım. Hemen senin gazınla terzinin kendi söküğünü dikemeyip bakkalın işine laf attığı gibi kendime dönüyorum ve bir yazı hazırlıyorum. Hadi beni ilhamsız koyma…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir