low carb – 16. gün

Kategoriler iştah açıcılar, low-carb

bugün sizin de başınıza hiç hesapta olmayan şeyler geldi mi? merkür’ün gerilemeye başladığını müjdeler, sabırlar dilerim!

sabahki toplantıma beni sedat götürecek diye erkenden uyandım, kahvaltı hazırlığı yaparken alt komşumuz aradı ”arabanızı gördünüz mü?” diye. pencereden bir de baktık ki bizim vosvos’un üstüne koca bir ağaç devrilmiş. arka taraf ve arka cam sizlere ömür. doğada yaşamanın cilveleri dedik. sedat sigorta şirketini ara, polisi ara, zabıt tuttur işleriyle cebelleşirken ben de metroya koşturdum, toplantıma yetiştim – boru gibi çıkan gripli sesim ve durmak bilmeyen sümüklerimle birlikte tabi.

bugün de böyle bir gündü işte (bkz. tevekkül). son dönemde eckhart tolle okuyorum. ”olanı kabul etmek” kavramını hayatımın merkezine yerleştirmeye çalışıyorum. kabul etmek elbette teslim olmak, atıl durmak veya boynunu büküp razı gelmek demek değil. sadece o an ne oluyorsa onun olmasına izin vermek, olduğu gibi, etiketlemeden deneyimlemek. geçmişe (”zaten hep benim başıma geliyor”) veya geleceğe (”gün böyle başladı, sonrasından ne hayır beklenir”) uzatmamak, yaymamak. her ne yaşıyorsak gölgesizce yaşamak. kafamızdan yükselen diğer seslere esir olmadan.

”birisi doktora gidip ‘kafamın içinde bir ses duyuyorum’ dese, doktor onu büyük olasılıkla bir psikiyatriste gönderecektir. oysa gerçek şu ki, çok benzer bir biçimde, herkes her zaman başının içinde bir ya da birkaç ses duyar. bunlar -onları durdurma gücüne sahip olduğunuzu fark etmediğiniz- istemdışı düşünce süreçleridir.

siz de sokaklarda kendi kendine durmadan konuşan ya da mırıldanan ‘kaçık’ insanlarla karşılaşmışsınızdır. eh, bu sizin ve diğer ‘normal’ insanların yaptıklarından pek farklı değildir. siz sadece bunu yüksek sesle yapmazsınız, o kadar.”
– eckhart tolle / şimdi’nin gücü

sabah kahvaltısı

– tereyağında yeşil biberli ve pastırmalı omlet
– 1 fincan siyah çay
– su

– su
– 1 fincan yeşil çay
– 1 fincan mine çiçeği çayı (kitchenette’te böyle bir çay varmış)

akşam yemeği

– kemik suyuna mantar çorbası
– 1 finncrisp üstüne yumurta salatası ve somon füme
– limonlu soda
– su

günün low-carb tarifi: kemik suyuna mantar çorbası

tamamen uydurma bir çorba olup içindeki bütün malzemeler gönlünüze göre değiştirilebilir. kaç gündür iyileşemiyoruz diye kemik suyu içmek ve kendime gelmek bahanesiyle yaptım bu çorbayı. elimin altında ne varsa onla.

– 350 gr. mantar
– 2 pırasa
– 2 havuç
– 2 diş sarımsak
– 1 yemek kaşığı kekik
– 1 yemek kaşığı elma sirkesi
– 1 avuç maydonoz
– 1 bardak kemik suyu
– tereyağı

* su kaynatın
* mantar, pırasa ve havuçları küp küp doğrayın
* sarımsağı ince rendeyle rendeleyin veya ince ince kıyın
* doğradığınız mantarları tereyağında harlı ateşte çevirin. önce suyunu salacak, sonra çekecek
* bu aşamada sarımsak ve pırasayı ekleyin, 2-3 dakika daha çevirin
* 2-3 bardak kaynar su ve kemik suyuyla birlikte havuçları ve kekiği ekleyin
* önce bir taşım kaynatın, sonra yarım saat kısık ateşte pişmeye bırakın
* yarım saat sonra 1-2 yemek kaşığı elma sirkesi ve istediğiniz kadar tuz-karabiber ekleyin
* 5 dakika daha kaynatın, çorbanız hazır
* servis ederken maydanoz serpin

kemik suyunuz yoksa bu çorbayı tabi ki duru suyla da hazırlayabilirsiniz. bulyon kullanma alışkanlığınız varsa kullanın. çok ‘kuzey avrupa’ bir çorba, münih köylerinden helga sarı çocukları için elceğizleriyle pişirmiş gibi bir tadı var. daha az germen bir lezzet isterseniz kekiği ve sirkeyi pas geçin.

sehr schön + wunderbar

low carb – 16. gün” için 4 yorum

  1. çorba harika görünüyor. ben de byron katie diye bir yazarın "olanı sevmek" isimli kitabına başlayacağım, şimdinin gücünü okumuştum sanırım ama çok zaman geçti..:)

  2. o yazarı duymuştum ama okumadım. yorumlarını merakla bekliyorum 😉 şimdi'nin gücü ara sıra yeniden okumak için bir kenarda tutulması gereken bir kitap bence. bitirdim ama belki seneye yeniden başlarım. kriz el kitabı gibi bir şey mübarek!

  3. geçmiş olsun Ege. Arabayı hemen yaptırın çünkü Jale sokaktan inerken merkeze ulaştığımı ancak sizin arabaya bakarak anlayabiliyorum. Bu aralar çok enteresan kitapla okudum. Buluştuğumuzda paylaşoıcam

  4. tamirat 2 hafta sürecekmiş maalesef 🙁 sen bizim balkonun ışığını baz al bir süre gül'cüm.
    buluşma için arayacağım en kısa zamanda!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir