low carb – 11. gün

Kategoriler gezi-gözlem, low-carb

dün bütün gün istanbul-bilecik arası karlı yollarda, tapu dairelerinde, bol sohbetle geçti. sedat’la 2,5 yıl boyunca banka kasasında tam pansiyon konaklayan ve böğrüme her sene 400 tl kasa kirası şeklinde saplanan altınları daha ucuza değerlendirmek için, yine bilecik’in çamlı tepelerinden bir arsa aldıydık ağustos’ta. işte ona iyi bir fiyata talip çıkmış. haneminizin hanımağası olarak tapu ziyareti bana düştü. onu sattım, müstakbel bursa-ankara yolu üzerinde başka bir yer aldım – ileri görüşlüyümdür. ruhi bey sağolsun, yol üstündeki berceste tesislerinde, kuş sütü eksik olmayan bir kahvaltı masası serdi önümüze. yine de low-carb ruhuna ihanet etmemeye çalıştım dostlar. sonrası yol yapmak ve imza atmakla geçtiği için abur-cubura da fırsat kalmadı. arazi aracında geçen günün üstüne, akşam kanyon’da yemeğe ve sinemaya gitmek için beyim beni teslim aldı. köy kahvaltısıyla başlayan maceram sushico’da noktalandı. hayatı uçlarda yaşadığım bir gün daha.

sabah kahvaltısı

– 2 yumurtadan menemen
– 2 küçük dilim köy ekmeği
– bol bol tereyağı, kaymak
– 1 kaşık bal, 1 kaşık reçel, 1 kaşık tahin-pekmez
– 1 bardak çay
– yolda bol bol su

akşam yemeği

– acılı-ekşili çorba
– karides köftesi (3 küçük top)
– pırasalı, chili soslu tavuk
– meyveli soda
– su

gece

– 1 avuç ayçekirdeği
– 1 fincan zencefil, tarçın, karanfil çayı
– bitter çikolata

2-3 haftadır sons of anarchy seyrediyoruz. başladığımızda bu kadar sardıracağımı hiç düşünmemiştim. ama bana suçla gel! o dakka ilgimi çekmeye başlıyor ve çekirdek çitleme tutkusu olarak geri dönüşüme uğruyor. yaradanın işleri. güne en temiz low-carby duygularla başlayıp saçma-sapan şeylerle bitirmeme sebep oluyor. müdahale şart.

gölpazarı. bruegel halt etmiş.
karlı yollar, karlı dağlar

low carb – 11. gün” için 10 yorum

  1. Hayırlı uğurlu olsun. Manzara harika! Ben arada bozuyorum diyetimi. Okuldakileri de bu konuda bilgilendiip heveslendirdim. Bu arada bugün Akasya'ya gidip şu aromalı çaydan ve çimen kokulu tütsüden alıcam eğer okul işlerimi bitirebilirsem

  2. teşekkürler gül!
    okuldakileri heveslendirmen çok iyi olmuş, sonuçta bütün günü orada geçiriyorsun. 1 kişi bile sana katılsa çok daha kolay olur ikiniz için de. hadi hayırlısı 🙂

  3. aa merhaba! gölpazarı çok tuhaf tesadüfler sonucu bir meyve bahçesi aldığım yer. ama bu ilçede (ilçe, değil mi?) bir gece yatıp uyumuşluğum yok. dolayısıyla sadece yüzeysel bir şekilde biliyorum gölpazarı'nı. ama şimdi o anıyı fena halde merak ediyorum tabi!

  4. Anlatayım. Üniversiteden beri tanıdığım, güzel arkadaşım Gülseren Gölpazarlıydı. 2007 yılında çok feci bir kazada kaybettik. 15 yıllık arkadaşımdı kaybettiğimizde. Ailesinin orada arazisi ve meyve bahçeleri var. Belki de onun yattığı yerin yakınlarından sizde meyve toplamışsınızdır…

    http://www.hurriyet.com.tr/gundem/7386228.asp

  5. başınız sağ olsun… ölüm hepimizi eşitliyor aslında, ne şekilde geldiğinden bağımsız olarak. ait olduğumuz elementlere geri dönüyoruz. veya ben böyle algılamak istiyorum. her şeyin bir ve aynı şey olduğu duygusu uyandı içimde yorumunuzu okurken. her güzel meyvede tüm ölülerimizden de bir şeyler var… bir teselli olabilir mi?

  6. Ölümün hepimizi eşitlediği çok doğru bir yaklaşım. Ben de inanırım bir olduğumuza. Oldu evet, teşekkür ederim…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir