lost and found

Kategoriler mutluluk

bugün nerdeyse 10 yıldır görmediğim bir arkadaşım aradı. ortaokul ve lisedeki en bi best friend‘imdi ama sonrasındaki şehir ve ülke değiştirmecelerle koptuk. bazı insanlarla böyle oluyor galiba. ondan daha az samimi olduğum birçok kişi hayatımda kaldı ama o çıktı. aslında çok farklı olduğumuz halde benzediğimizi keşfettiğimiz, bizi biz yapan bu dostluğun peşini kovalamak yerine kendimize yakın hissedeceğimiz yeni dostların peşine düştük, nefti yeşil bir hatıra olduk.

bazen çok yoğun şeyler paylaştığın insanlarla böyle bir noktaya geliyorsun. kelimelere dökülemeyen bir ruh yorgunluğu. birbirinden o kadar alıp vermişsin ki pilin bitmiş. o kadar çok şey hakkında karşılıklı fikir beyan etmişsin ki nöronlarına kramp girmiş. bize de aynısı oldu galiba, bir şeyler fazla geldi ve koptuk. şimdi yıllar sonra bir araya gelmek hem tuhaf hem hoş. facebook‘tan, zaten eskiden de pek hazzetmediğin birilerini bulup yüzeysel hoş-beşlerle sosyalleştiğini ve büyüdüğünü hissetmek gibi değil. gerçek bir şeyler paylaştığın gerçek bir dostla, 10 yıl sonra yeniden karşılaşmanın ve beraber öğle yemeği yemenin bambaşka bir tadı varmış. hafiften bayatlamış da olsa nutella kavanozundan bir kaşık almak gibi. geçmişte nasıl bir tadı olduğunu biliyorsun ve o tadın hatırasıyla ikinci kaşığı almaya can atıyorsun.

hoşgeldin elifoviç!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir