koşmak isteyenlere 8 tavsiye

Kategoriler terli terli
koşu tavsiyesi
veya koşmaya başlamak isteyenlere.

 

öncelikle şunu biliniz: bu yazı koşmayı sevmeyen biri tarafından yazılıyor. yani sabah olsa da ayakkabılarımı giyip yollara düşsem, mesela 2 saat boyunca hiç durmadan dere tepe koşsam ne güzel olur gibi bir düşüncem hiç olmadı, olacağa da benzemiyor. işe sağlık açısından yaklaşırsak (ki bu sadece bir bahane elbette, ama) kalbi 2 saat boyunca ha babam koşturup yormanın uzun vadede pek hayırlı olduğunu da düşünmüyorum. benim olayım interval traning. bu konuda daha önce de yazdıydım. dolayısıyla koşu hakkındaki yazıma, eğer siz de uzun süreli koşuya sıcak bakmayanlardansanız, öncelikle koşunun ille de kafamızdaki sevimsiz şey olmak zorunda olmadığını belirterek başlamak isterim. hayattaki her şey gibi, koşu da biz nasıl istersek öyle olabilir. ve gerçekten işe yarayabilir.

1- iyi bir ayakkabıya yatırım yapın

hele de ayağınız sorunlu bir ayaksa ilk önceliğiniz düzgün bir ayakkabı almak olsun. düzgün ayakkabı fiyatları maalesef epey tuzlu. 300 tl’den başlayıp asgari ücrete kadar gidiyor. ama niyetiniz ciddiyse, ayağınızın yapısına uygun olmayan bir ayakkabının dizlerinizde ve tabanınızda koşu sonrası epeyce ağrı veya acıya sebep olması muhtemel. kendinize bu acıyı çektirmeyin, sakatlıklara koşmayın. diğer tüm giysiler ayakkabının yanında bence önemsiz. likralı şeyler kaşındırdığı için hala sık sık pamuklu tayt ve tişörtle koşuyorum, hatta dri-fit kumaşlara alışmak için resmen çaba harcıyorum. ama ayakkabıda daha azına alışmayı asla düşünmüyorum.

2- hedefinize uygun bir aplikasyondan destek alın

daha önce hiç koşmadıysanız, fiziksel olarak da pek aktif biri olmadıysanız öncelikle 5K koşturmayı vaat eden bir tanesiyle başlayın. antrenmanlarınız zaten kafadan interval training olacak. app’iniz sizi bolca yürütüp arada 1-2 dakika koşturacak. böyle böyle ciğerleriniz açılacak, kalbiniz güçlenecek, farkına varmadan kondisyonunuz artacak.

3- mahallenizde central park yok diye ağlamayın

avrupa ve amerika’da yayla gibi parklarda koşan insanlara rastlayan türklerin en klişe tepkilerinden biri, bizde de böyle parklar olsa ben de koşarım demek. oldu canım. her şeyi belediyeden beklemeyin. koşmak için motive olmak ve kendinize bir parkur belirlemek sizin göreviniz. başka kimsenin, hiçbir kurumun değil. zaten koşmanın en güzel tarafı bu: ille de deniz kenarında, orman kıyısında olmanıza gerek yok. size her yer koşu parkuru. sağım solum beton diyenler, sözüm size: beton olsun güzel kardeşim, ayağına mı yapışıyor? sen kendine o betonun içinde nispeten koşulabilir bir parkur belirle, istersen aynı mahallede 4-5 tur at, istersen yan mahalleye koş gel. ihtiyacın olan tek şeyi söylüyorum: zemin. gürgenler, palamutlar ve sincaplar değil.

4- koşma isteğinizi tetikleyen bir playlist hazırlayın

koşu sürecinde gaz veren müzikler dinlemek tuhaf bir şekilde iyi geliyor. yoksa ben de bangır bangır amerikan rock dinleyen biri değilim uzun zamandır. siz de koşarken enerjik bir şeyler dinlemeyi deneyin, rock my run gibi free app’lerin toplama playlist’lerine, spotify’a veya kendi oluşturacağınız koşu playlist’ine bir şans verin. motivasyonu kesinlikle olumlu etkiliyor.

5- önceliği koşuya verin

programınızdaki yarım saatlik koşu antrenmanına, günün en önemli toplantısıyla aynı muameleyi yapmazsanız yalan oluyor o iş. akşam 8’den geçe kalmadığınız sürece günün hangi saatini seçeceğinizin hiç önemi yok. keyfinize kalmış. (çok geçe kalmayın çünkü bünyeyi belli bir saatten sonra gaza getirince hem uyku haram olabiliyor hem de geç saatte bunca coşkuya anlam veremeyen metabolizma tepe taklak gidiyor.) sonuçta yapacağınız tek şey, haftada 3 kez kendiniz için yarım saat yaratmak. gerekirse ajandanıza not edin veya saatinizin alarmını kurun.

6- esnemeyi unutmayın

kan ter içinde kaldınız ama koşunuzu tamamladınız. şimdi ne olacak? eve dönüş, duşa dalış dediğinizi duyar gibiyim. ancak arada öyle önemli bir aşama var ki işte onu pas geçtiğinizde kendinize iyilik değil kötülük yapmış oluyorsunuz: esnemek. çünkü koşu birçok kası çalıştırmakla birlikte özellikle arka bacak kaslarınızı kısaltan bir aktivite. iyi bir koşu antrenmanını iyi bir esnemeyle tamamlamak, uzun vadede öne eğilince parmak uçları ayaklarına değmeyen birine dönüşmenizi engeller. esnekliğinizden ödün vermeden güç kazanmış olursunuz. sakatlanma ve tutulmaların da önüne geçersiniz.

7- hesap vereceğiniz birini işe dahil edin

bütün bunları kendi kendimize becerecek kadar ermiş insanlar olsak ne ben bu yazıyı yazıyor ne de sizler okuyor olurdunuz canlar, kendimizi kandırmayalım! koşmaya başlayacaksak öncelikle hesap vereceğimiz bir insan evladı seçmek gerekiyor. size daima gaz vermeye hazır, güvenilir, disiplinli ve pozitif bir arkadaşınıza koşmaya başlayacağınız müjdesini verin ve kendisinden accountability partner‘ınız olmasını rica edin. hatta belki o da koşmaya başlar ve böylece birbiriniz için daha da faydalı olursunuz (en iyi senaryo). göreviniz, her koşudan ve esnemeden sonra arkadaşınıza bir mesaj atmak ve bilgi vermek. raporunuzu vermeden antrenmanınız bitmiş sayılmıyor. arkadaşınız da sizi dürtmek, gidişatınızı takip etmek ve koşuyu aksattıysanız hesap sormakla yükümlü oluyor. seçeceğiniz kişi mümkünse bi hitler olmasın tabi, ama kalbi çok yumuşak birine görev vererek daha baştan poğaçalara da yazılmayın.

8- bedeniniz güçleniyor, buna inanın

ilk koşular daima en fecileri olacak. 1 dakika koşmak 1 saat gibi gelecek. yılmayın ve devam edin. boğazınıza da birazcık (bakın birazcık diyorum!) dikkat ederseniz 1 ayda birkaç kilo verdiğinize şahit olabilir, kilo vermeseniz bile incelip sıkılaştığınızı fark edebilirsiniz. interval koşunun en kıyak tarafı, koşu bittikten saatler sonra bile yağ yakımının devam ediyor olması. birkaç hafta içinde gitgide daha dinç ve enerjik hissetmeye başlıyor insan. şınav çekmekten özellikle keyif alan biri değilseniz, core kaslarınızı harekete geçirmek için harika bir yöntem koşu. karın, popo, bacak cemil cümle çalışıyor. planlı, tekrarlı, salon tipi egzersizler yapmak bana kendimi bi tuhaf hissettirdiği için olsa gerek, koşu bence bu bölgeleri çalıştırmanın en kolay ve en doğal yolu. spor salonundayken bu terli ve kapalı mekanda ne yaptığınızı varoluşsal açıdan en az bir kez sorgulamış bir bireyseniz, koşmak merheminiz olabilir. tabi zamanla app’iniz sizi daha uzun süre koşturmaya başlayacak. gün gelecek hakkaten 5 km’yi hiç durmadan koşabilir hale geleceksiniz. bu noktada bile nasıl devam edeceğiniz size kalmış. ister interval koşmayı tercih edin, yani arada yürüyün, arada koşun. ister hiç durmadan yola devam edin. kimbilir, belki de siz koşmayı seversiniz 🙂

koşmak isteyenlere 8 tavsiye” için 7 yorum

  1. merhaba aze, bence yoganın en büyük faydası zihne. düzenli olarak yapmak şartıyla bedensel olarak da güçlendiriyor mutlaka. yani haftanın en az 3-4 günü yapınca bacak, sırt, kol ve core kaslarının güçlendiğini fark ediyorsun. ama sırf yogayla kilo vermek veya bölgesel bir incelme sağlamak mümkün değil. öte yandan psikolojik kazançlar çok daha fazla. sakinleşmek, kendine dönmek, aslında dertlerimizin sandığımız kadar ağır veya önemli olmadığını fark etmek için herkese tavsiye edebilirim.

  2. İhtiyacım olan şeyler… Araştırıyorum Ankara'da fakat pek kendime göre bulamadım gibi.
    YouTube'dan yapabilir miyim sence. Bu konuda hiç bir şey bilmiyorum…
    Yukarıdaki yazı çok faydalı oldu bu arada, 5K indirdim, haftaya başlıyorum bakalım:-)
    Selamlar, sevgiler,

  3. ilk defa yoga yapacaksan başlangıcı youtube yerine gerçek bir yoga stüdyosunda yapmanı tavsiye ederim. yoga stüdyolarının ilk ayı (deneme üyeliği) genelde oldukça uygun fiyatlı oluyor. üyelik paketlerine bu gözle bak. 1 veya 3 ay uygun bir fiyata bolca gidersen dengeyi, hizayı, nerde devam etmek nerde bırakmak gerektiğine dair temel hissiyatları kaparsın. sonrasında sana youtube'dan da önerilerim olur 🙂
    5K'yla ilgili bol şans, azim ve dirayet diliyorum, harika haber!!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir