kapsül gardırop: sonbahar-kış 2017-18

Kategoriler simple living, style
kapsül gardırop

first things first diyelim ve kapsül gardırobumuzla 11 ayın sultanı ekim’i karşılayalım. bence ayların ennn güzeli ekim. tam olarak hastalık havası şeklinde tarif edebileceğimiz oynak sıcaklıklara rağmen hem de. çünkü renkleri güzel. ben de bu kez ekim’den aldığım subliminal etkileri gardırobuma yansıtmaya çalıştım. aslında kapsül kafamda oluşmaya daha geçen kıştan başlamıştı. kış sonu indirimlerinden çok şahane 2-3 parça kapattım ve 6 aya kavuşmak hayaliyle naftaline kaldırdım. işte sonunda o beklenen an geldi.

bu sonbahar-kış nasıl geçecek: çoğunlukla evden çalışarak, şehir içi ve dışındaki stk projelerimi kovalayarak, tango gecelerinde zamanı unutarak ve elbette sinema, tiyatro, bale sezonunun açılışıyla mest olarak. ufukta birkaç kısa seyahat de var.

önümüzdeki 6 aydan beklentim: daha çok enerji, daha fazla sosyal proje, daha fazla bağlantı ve yepyeni güzel insanlar tanımak. artık havalar da serinlediğine göre buralara daha fazla uğramak ve daha sık yazmak. geçtiğimiz yıllarda ektiğim birtakım edebi tohumların nihayet filizlendiğini görmek. (bu kısmı, olaylar netleşince açacağım.)

bunları böyle yazmakla bile gaza gelmişken aslında tüm bunlar olurken ne giydiğimin ne kadar önemsiz olduğunu düşünmeden edemedim. sanırım yaptıklarımızdan bir anlam çıkarabiliyorsak, ruhumuz yeterince iyi besleniyorsa, kendimizi doğru yerde doğru şeye vakfettiğimizi hissedebiliyorsak çul-çaput meselesi o kadar da mühim gelmemeye başlıyor. yani temiz-pak olayım da gerisi fasa fiso gibi. ve fakat kışlıkları ortaya çıkarır çıkarmaz içim hala sevinçle doluyor. demek ki yapacaklarıma yükselme anlarımda olduğumu sandığım kadar sade biri değilim gerçekte! veya komple soğuk havalar tarafından gaza getirilen bir bünyeyim. hem ruhen hem de gardıroben.

giysilerimin renkleri, desenleri, tarzları bir yana, havaların soğumasıyla içinde bulunduğum ruh hali aşağı yukarı böyle bir şey: bir taraftan gri ve indigo tonları, buz ve soğuk. diğer yandan kadifemsi dokular, allar ve güller.

kapsül gardırop

birazdan göreceğiniz gibi yeni parçalara rağmen kapsülün çoğunluğu zaten tanıdığınız/bildiğiniz gibi. temel olarak tarzımda değişen bir şeycikler yok. yeni 1 hırka, 1 kazak, 1 sweatshirt ve 2 de tişört var. yenilik bundan ibaret. ama yazdan devraldığım 2-3 parça olaya biraz daha baharat katıyor. bence.

kapsül dolap

işte yaklaşık 6 ayı birlikte geçireceğim kapsül gardırobumun toplu fotosu. çamaşır makinesinde olduğu için poz veremeyen 1 adet denim gömlek ve çiçek desenli fular sevgilerini yolladı. gelelim detaylara…

kapsüle neler dahil: mantolar, ceketler, gömlekler, kazaklar, hırkalar, tişörtler, etek, pantolonlar, ayakkabılar, çantalar ve kemer.

fotoya neler dahil değil ama kapsüle dahil: 1 adet gül desenli fular, 1 adet açık mavi denim gömlek.

minimalist gardırop

manto ve ceketler (8 parça)

belalım, hiç azalmadığı gibi sürekli çoğalan kategorim. ada’dan getirdiğim acı yeşil kadife mantonun da katılımıyla nur topu gibi 8 parça etti bu kış. seviyorsam suç mu! bu kategori ne kadar çok alternatif vaat ederse benim içim o kadar rahat ediyor. bi de biraz daha geniş düşünelim arkadaşlar, 8 parça çok gibi gelebilir ama hem sonbaharı hem de kışı kapsıyor. yani kaşe mantoyu ekim ayında giyecek halim yok. ekim-kasım ceketlerle ve trençkotla geçer. daha sonra sıcak tutan parçalara geçiş yapılır. ve nihayet içe kaz tüyü yelek dışa manto kombosuyla sıcaklıkta nirvanaya erişilir. lütfen!

fularlar (3 parça)

bu 2 emektar dışında, hepsinden daha eski olan pembe gül desenli ince fularım da bu kışı bizlerle geçirecek. kendisini gül kurusu sweatshirt’le kombinleyip bütün hafta sonu giydim bile. terletmeden koruyan tam kararında bir ikili oldular.

minimalist tarz

gömlekler (8 parça)

burada 7 parça görüyorsunuz, zira açık mavi denim gömlek yıkanıyor. yeni bir şey yok. yazdan yadigar çiçekli gömlek var. aslında daha yoğun desenli, yine çiçekli ama koyu tonlarda bir gömlek istiyor deli gönlüm. ve belki de aramadığından bulamıyor. bulursa atlayacak. bir de tabi beyaz üzerine siyah minik puantiyeli gömlek isteğim bir türlü karşılanamadı. massimo dutti bile polyesterden yapmış, ayıp. şöyle insan kumaşından, pamuk olur ipek olur, bir tane bulursam bahtiyar olacağım.

kazaklar ve hırkalar (5 parça)

asimetrik siyah anvelop hırka ve köpek desenli kırmızı kazak zaten yıllardır var. köpekli kazağa geçen kış ara vermiştim. özledim ve bu kış yeniden kapsüle dahil ettim. kapsüldeki en büyük yenilikler bu kategoride: cos indiriminde ele geçirdiğim gri hırka, yine cos’tan uzun lacivert kazak ve massimo dutti indiriminden kaldırdığım gül kurusu sweatshirt. hepsini çok severek aldım. uzun lacivert kazak, yoğun şekilde yünlü bir parça. uzun olması, popoyu beli kapatması sayesinde kışın en soğuk günlerinde tam koruma sağlayacağına inanıyorum. gri hırka da %100 yün. gömlekler ve tişörtlerle giyilip, sıcak bastı mı çıkartılabilen joker parçalardan olacak. kapsülümde bugüne kadar hiç sweatshirt olmamıştı, pembiş bu eksiliği gidermek için alındı. tabi rengine vurulmuş olmamın da etkisi var. liselim havası yaratmayan, logosuz, yazısız, manifestosuz, ama bürümcük gibi dokusuyla bence bir sweatshirt’ün alabileceği en şık format bu olsa gerek. açık mavi kot pantolon ve beyaz converse’lerle mökkemmel bir 3’lü oldular. en sportif halimi temsil ediyorlar.

minimalist yaşam

pantolonlar ve etek (5 paça)

geçen kış en çok giydiğim 3 pantolona bu sefer yazdan da bir parça ekledim. güzel ve güneşli -ya da en azından yağmursuz- havalarda giymek üzere daha ferah bir opsiyon: açık mavi kot pantolon. şu günlerde en sık giydiğim parça bu oldu. hiç pişman değilim. bu kategori bildiğiniz şekilde devam ediyor. siyah etek de ikinci el aldığım yünlü kalem etek. I love mürebbiye stayla.

minimalist kapsül

tişörtler (4 parça)

işte burada 2 yenilik mevcut: cos yeşil çizgili tişört ve massimo dutti kırmızı tişört. (görüldüğü üzre bu sezon için cos ve massimo’yu zengin etmişim.) bunlar hep kapsüle bir tutam renk, bir datlu heyecan katma hevesiyle yapılmış alışverişler. göz ve gönül açmalar.

ayakkabılar (4 parça)

aynen devam. aslında converse’ler su almaya başladı. daha satın alırkenden beklentim düşüktü hatırlarsanız. ama allah için converse de bu beklentisizliğimi boşa çıkartmadı yani. maalesef ultra tırt bir ayakkabı. ve fakat aynı modelde daha kaliteli bir şeyler var mı diye ortamı yoklamaya da üşeniyorum. böyle beyaz, ince uzun ve bilekli bir şeyler… bulursam o dakka alıcam. önerileriniz varsa açığım!

minimalist gardrop

çantalar ve kemer (3 parça)

eskiler eskilerimiz. canım ciğerim emektarlarımla bu kış da birlikteyim. siyah çantamı geçen kış pek kullanamadığımı fark etmiştim. kahverengi çanta daha küçük ve yeterli. elim hep ona gidiyor, çünkü siyahı alınca içini doldurmak gerekiyor. geçen kışı hafif geçirdim ama bu kış tango seferlerim sebebiyle siyah çantamın içini doldurabileceğime inanıyorum. 1 çift ayakkabı ve dans kıyafetini rahat rahat alır, bana mısın demez.

*

toplamda 40 parça etmiş. bir araya getirirken gözüme daha fazla görünmüştü. ama 40 da makul bir sayı bence. yakın zamanda bir de kombin yazısı hazırlamayı planlıyorum. hangi parçalar hangi şekillerde giyilebiliyor daha detaylı bakarız. eğer 40 parça size az ve yetersiz göründüyse, aslında hiç de az olmadığını kanıtlarız. mesele birbiriyle uyumlu parçalar seçmek, her parçanın en az 5-6 farklı kombin içinde giyilebilir olmasına dikkat etmek. bu sırada kesinlikle tarzınızdan ödün vermek zorunda değilsiniz. bir kapsül yaptınız diye sevdiğiniz şeyleri almaktan mahrum kalmak da söz konusu değil. ama daha azıyla da son derece güzel giyinebildiğinizi fark edince zaten daha az alışveriş yapacak olmanız işin bonusu 😉 herkese neşe ve heyecan dolu bir kış dilerim!

kapsül gardırop: sonbahar-kış 2017-18” için 16 yorum

  1. Hizir gibi yettin.
    Ben de kiyafetlerime yon vereyim diye kivraniyordum.
    Kapsulumu dusunup, hazirlayayim. Zaten hep ayni seyleri giyiyorum.

  2. “beyaz üzerine siyah minik puantiyeli gömlek”
    Marks & Spencer’da mankenin üzerinde gördüm bugün (kendime bir şey alma havasında olmadığım için incelemedim, yani kumaşı doğal mıdır sentetik midir bilmiyorum. (Galiba online mağazası açılmış, oradan kontrol edebilirsiniz) ).

  3. Kapsül gardırop modelinin, evin içine yerleşimiyle ilgili teknik sorularım olacaktı hocam.

    Şimdi konsepti anladım. Toplam 35-40 parça olmak üzere en kullanışlı, randımanlı, kombinlemelik giysileri ayırıyoruz, okey!

    Teknik sorularım şunlar:
    -dolabı içinde sadece bu kapsül itemler kalacak şekilde konpile boşaltıyor muyuz?

    -bu sezon giymemeye karar verdiğimiz ve atmak istemediğimiz parçaları nerde stokluyoruz?

    – eğer kapsül ayriyeten bu şekil mini ayaklı askı falan olarak düzenlendiyse; dolapta kalanlar aklımızı çelmiyor mu? Dur ben bugün kapsülü ellemeyeyim dolaptan falanca kazağımı giyeyim ikilemine düşülüyor mu?

    -Diyelim ki kalanları hurca, murca ardiyeye biyere dehledik. O zaman da belli okazyonlar için lazım olunca (mesela coctail dress, döpiyes vs. Gibi kapsülde zinhar bulunmayacak, ama arada bir mecbur kalınacak parçalar) onları bulmak, uğraşmak zor olmuyor mu?

    -bu kadar az parça olunca yıkama olayı Nasıl çözülüyo? Mesela koca kış boyunca yünlü/kaşmir kazak-hırka alternatifimiz 2-3 tane olunca benzer renk ve dokuda yancısı çıkmayacak makineye atmalık?? Dur hadi 6-7 parça yünlü biriksin de öyle yıkayayım diyoruz normalde (bey itemleri dahil) biriktirmeye kalksan temiz bişeyin kalmayacak asldllf

    Bu kapsül fikri benim de kafamda şekillenmeye başladı. Gayet mantıklı görünüyor. Ama bu soruları kafamda oturtmam lazım. Sonra kapsül kahveyi bırakıp, aynı zamanda kapsül gardıroba geçiyorum eheuhe. Kendi taktiklerinden bağa bi bi yol haritası çıkar, gözün sevem bi el at bacım <3

    1. başakito, böyle ilham verici soruların hastasıyım yaa! merak ettiğin her şeye ayrı bir post’ta cevaplar hazırlıyorum =) az sonraaa…

    1. geldi hakkaten. ben de senden ilhamla erzak dolabını elden geçirmiştim. birbirimize gaz olalım bacım!

  4. Dün bu postu okuduktan sonra amiyane tabirle gaza gelip dolap temizliği yaptım ve bir koca poşet eşyayı ayırdım birilerine vermek üzere, yaşasın! Kombinleri büyük merakla bekliyorum 🙂

    1. enne, öneri için çok çok teşekkürler! mutlaka bakıcam.

      kapsül gardırop işini gözünde büyütme. ben ilk denemelerimi aylık olarak yapmıştım: http://japonkedi.com/kapsul-gardirop-i-nisan/

      3 veya 6 aylık kapsüle girişmeden önce 1 ay denemeni tavsiye ederim. sonrasında kafana yatarsa arkası gelir zaten =)

  5. Ege hanım, beyaz converse’e alternatif olarak Reebok Classic Leather beyaz renkli ayakkabıyı tavsiye ederim, bugune kadar giydiğim en rahat ayakkabı olabilir, su da geçirmiyor.

    1. fatma çok sağolasın! sanırım enne ile aynı modeli önermişsiniz =) tam bir blogger dayanışması anı yaşıyorum şu an, ne kadar teşekkür etsem az =))

  6. benim de ufak bir sorum olacaktı müsaitseniz 🙂
    ev kıyafetleri olayı nasıl oluyor bu kapsül gardırop olayında?

    1. soru için çok teşekkürler. başakito’nun sorularına ekleyerek cevabımı yarın ayrı bir yazıda detaylı şekilde vereceğim. görüşmek üzere!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir