kapsül gardırop IV – eylül ekim kasım – edit

Kategoriler simple living, style

belki istanbul’a kış erken geldi, belki de ben son kapsül konusunda isabetli tahminlerde bulunamadım. sonuç olarak kasım’ı zibidi gibi geçirmemek için kapsüle bir kış dokunuşu gerekiyor. bugünkü konumuz bu: az ve öz parçayla sonbahar kapsülüne ne türden kış çareleri bulunabilir? hangi özlü sözlerden ilham alınabilir?

* ”kendini bil” (socrates)

default kış kombinlerim gömlek+kazak+pantolon / tişört+hırka+pantolon / kırk yılda bir de gömlek+kazak+etek. kulağa pek de feminen gelmeyen bu kombinleri mümkün mertebe feminen dokularla dengelemeye çalışmak ise bir nümerolu gardrop taktiğim. yoksa asla bir ‘it girl’ olmadığımın farkındayız hepimiz. size de en büyük tavsiyem önce hangi tür kombinlerle kendinizi iyi ve rahat hissettiğinizi bilmeniz. sonrasında 5-10 temel parçayla gardrobunuza mevsimsel ayarını şıp diye verebilirsiniz.

* ”ucuz mal alacak kadar zengin değilim” (henry ford)

biz de birer henry ford değiliz. ama yine de bu lafın hakkını yemeyelim. kafayı, bütçemiz el verdiği ölçüde iyi ve kaliteli parçalara yatırım yapmaya kurmak kolay değil. sonuçta ucuza kapatmak, indirimden bulmak, yok fiyatına almak çoğu zaman takdir beklediğimiz beceriler. (bkz. birazdan yapıcam ben) gelin görün ki, bir şeyi ucuza almak ille de o malın kalitesiz olduğuna işaret etmemekle birlikte, bizim ona ille de değer vereceğimiz anlamına da gelmiyor. fiyatına vurulup 10-20 hatta 50 tl’ye aldığınız, 5 yıldan fazladır severek giydiğiniz ve defalarca yıkandığı/temizlendiği halde hala insan içine giyilebilir durumda olan kaç tane giysiniz var? bunu bir düşünün. zira 20 tl’ye alınan bir şeye muamelemiz de genellikle 20 tl’lik oluyor. 20 tl’lik özen gösteriyoruz. burada devreye ‘kalite nedir?’ sorusu giriyor ve cevabı hepimiz için farklı. çünkü beklentilerimize göre şekilleniyor. ille de belli markalarla eşdeğer bir şey değil. iyi tasarım, doğal materyaller ve dayanıklılığın birlikteliği benim için kalite. bir de tabi işler yolunda gitmediğinde bir muhatap bulma ve mutlaka sorun çözmeye yönelik bir tavırla karşılanma hakkı. (birinci el alışverişlerde)

* ”mutluyken 18, mutsuzken 88, normalken kendi yaşımda hissediyorum” (yıldız tilbe)

yıldız’ım kadınsal ve hormonsal gelgitlerimize ayna tutmuş adeta. biliniz ki bu tip oynak hallerle baş etmek zorunda kaldığımız her an yeni bir gardrop krizine gebe. o nedenle değişebileceğimizi ve zaten her gün aynı insan olmak zorunda olmadığımızı kabul etmekte fayda var. çünkü kendimizi tek bir kalıba zorla sokmaya çalıştığımız sürece hep aynı duvarlara toslatıyor hayat. (geniş aldım) sonuç olarak hem güvendiğimiz parçalara öncelik verme hem de çıldırma ve kalıplarımızın dışına çıkma hakkımızı kullanmak lazım. sıkıcı olmaya gerek yok. yıldız tilbe’yi örnek alabiliriz. (zaman zaman)

gelelim bu özlü sözler ışığında seçtiğim ayar parçalarına: 11 parçanın 4 tanesi yeni. (3’ünü abd’den ikinci el aldım. bir de burda olmayan pudra pembesi ipek bluz var, yaz için dolap bekliyor. toplamda hepsi yaklaşık 350 tl tuttu.) yeni kırmızı manto ise 270 tl. diğerleri eski parçalar, ama fikir vermesi açısından onların da sicilinden bahsedelim.

1* lacivert trençkot: henry olsa çok kınardı ama hayallerimin trençkotunu portland’daki bir ikinci el mağazasından tam 22 dolara buldum (uyarmıştım) ve elbette üzerine atladım. dikişi, kumaşı, duruşu, rengi 10 numara. sanki hiç giyilmemiş ve sanki üzerime dikilmiş gibi. bi kuru temizleme seyahati sonrası mr. gadget’in hanımına bağladım. gururluyum.

2* kahverengi yün ceket: yün ve kalın ve pek ingiliz. ama tek düğmeli. yani kapansa da kendine faydası olmayan cinsten. yine de hoş ve sıcak tutan bir fularla işimi görüyor şimdilik. 4-5 yılı var.

3* kırmızı manto: işte görür görmez vurulduğum için bu sezon aslında hiç de ihtiyaç yokken zara’dan aldığım bir parça… bir arkadaşımla bir arkadaşımıza doğumgünü hediyesi bakmak için girmemiş olsak asla karşılaşmayacaktık. (daha önce de söylemişimdir, alışverişe çıkmazsanız aklınıza alacak bir şey gelmiyor. paranız cebinizde kalıyor. aylar sonra zara’ya ilk defa girdim ve yamuldum. bu konu ayrı bir analiz konusu sanırım.) bu manto sadece %50 yün ve zaten yakasız yakasıyla koruyup sıcak tutmak gibi bir amacı da yok. ama o renk ne arkadaş, o boy ne! ben daha ziyade uzun ve salaş bir ceket gibi giyiyorum kendisini. 15 decere civarında gezinen mis gibi günler bizi bekler kırmızım.

4* lacivert V yaka kaşmir kazak: neredeyse her renkten gömlekle giymek için ideal. sade. sıcak. yumoş.  SF uniqlo’dan.

5* su yeşili bisiklet yaka kazak: bu da portland bit pazarından. etikete bakılırsa hong kong’un british olduğu dönemden yadigar ve 28 dolar. ve en sevdiğim renklerde. ve dar. ve belin üstünde bitecek kadar kısa. ve tabi ki aldım. gömleklik.

6* köpek desenli bisiklet yaka yün kazak: 7-8 yıldır birlikteyiz. %100 yün. vakti zamanında sisley’den almıştım. yüreciğimdeki köpek sevdası tee o zamanlardan belliymiş. gömleklik.

7* gri katlı tasarım kayık yaka kazak: bir moda collection harikası. 3 yıldır demirbaşlardan. pek şekil bir tasarımı var, hem rahat hem karakterli. ya da bana öyle geliyor en azından, bozmayın.

8* acı yeşil kaşmir hırka: silk&cashmere’in indiriminden az buçuk da olsa uygun fiyata almıştım, 2-3 yıl oluyor. ama o mağazada ne zaman gitseniz benzer şeyler bulursunuz. klasik saç örgüsü. hem gömlek hem de tişörtlerle giyilebilir cinsten. buram buram kış kokan bir renk.

9* lacivert kot pantolon: paçaları bileğe kadar uzun olan tek kot pantolonumu ortaya çıkarmanın vakti gelmişti. gap.

10* gri şal: şal gibi uzun ve kalın ama 2 kıştır fular/atkı niyetine kullanıyorum. yün/kaşmir karışımı, ince ama çok sıcak tutan bir parça. yargıcı’dan – ki bence iyi bir fulara yatırım yapmak için en doğru adreslerden biri. özellikle pastel renkleri seviyorsanız.

11* siyah bot: geçen kıştan yadigar. osmanbey’de korkunç ayakkabılar satan bir mağazadan. bence korkunç olmayan tek ayakkabı buydu. onu da ben aldım zaten.

gidenlerin toplu hatıra fotosu. pek net değil ama tam 11 parça

 

soldaki toplu foto da tam 11 parçayla gidenlerin yerini alanların fotosu

 

kapsül gardırop IV – eylül ekim kasım – edit” için 2 yorum

  1. Çok tatlı şeyler, kırmızı gerçekten baya göz alıyor:) acı yeşil hırkaya bayıldım, tek düğme ceket müthiş, hepsi süper, zevkli bir 3 ay seni bekliyor Ege'ciim:)

  2. eren'cim merhaba! bu sene kış sert geçecek diyorlar, bunlarla 3 ay idare edebilir miyim bilemiyorum. bir noktada daha kalın kışlıklara geçmek gerekebilir. belki aralık'ta yeni bir düzenlemeye giderim. ama beğenmene sevindim, kırmızı cidden yakıyor 😉

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir