iyi bir uyku için 6 öneri

Kategoriler simple living
iyi bir uyku
eskiden kafamı yastığa koyar koymaz bile değil, eğer eğmez uykuya dalangillerdendim. sonra ne olduysa oldu, bazı geceler daha zor uyur hale geldim. ama kaderime razı gelmedim. internet’te, sağda solda epeyce aradım taradım, birtakım tavsiyeler, çareler buldum. deneyip işe yaradığını gördüklerimden belki siz de faydalanırsınız.

* yemek saatlerini erken ve düzenli tutmak

askeri bir düzenden bahsetmiyorum. ama genellikle aynı saat aralığında yemek kesinlikle uykuya dalmayı etkiliyor. mesela akşam yemeği için 8’den geçe kalmamak, daha geç yenecekse hafif yiyecekleri tercih etmek işe yarıyor. boş mideyle uyumak zor, evet. ama fazla dolu bir mide, metabolizmaya öğütmek gibi çok ağır bir angarya yüklediğinden, artık mayışıp bir kenara çekilmesi gereken saatte garibanı yeniden işe koşmuş oluyoruz. bütün sistemlerin yavaşlaması ve bizi uykuya hazırlaması gerekirken hummalı bir çalışma başlıyor içerde. sonra tabi kaliteli bir uyku da yalan oluyor.

* ekranla ilişkiyi belli bir saatte kesmek

tv, tablet, bilgisayar, telefon… her türden ekranla ilişkiyi uykudan en geç yarım saat önce kesmek uyku kalitesini kesinlikle olumlu etkiliyor. ama işte freelance’çinin bahtsızlığı. ne zaman geç vakitte bir revizyon gelse ve yeniden laptop başına oturmak zorunda kalsam o gece uyku haram oluyor. yani pek acil bir işi akşamın 11’inde çözmüş olmanın bedeli benim için uykusuzluk. bugüne dek gecemi gündüzüme katıp çalıştım ama artık müşterilere söylüyorum. senin işini gece görmek benim yarım saatimi alıyormuş gibi görünüyor ama aslında yarım saat + bütün gecemi yiyorsun diyorum. lisan-ı münasiple tabi. insan olsunlar! aaah ah, eskiden ajansta çalışırken bütün işlerimi en geç 6’da bitirmiş olur, o saatten sonra evde laptop’un yüzünü bile görmezdim. telefonum da aptaldı. uykular pek tatlıydı. nerde o 2000’li yıllar…

* mavi ışığı bloke eden bir gözlük kullanmak

bir üst maddede çemkirdiğim müşterilere itiraf etmediğim bir koruma kalkanı keşfettim aslında ama olsun, ben onlara yine laf edicem tabi. akşam 11’de revizyon ne demek, sabahlar torbaya mı girdi? insanlık freelance çalışmanın sandıkları şey olmadığını idrak edinceye kadar modern zamanlardaki tüm ekranlardan fışkırarak bioritmimizi bozan mavi ışıkları bloke eden turuncu gözlüğüme buyrunuz! evet, pek elegan bir seçim sayılmaz ama akşam game of thrones seyreder veya gayrimenkul kataloğu revizyonu yaparken son kaygım elegan görünmek. yani bu zıbırtıya verdiğim 8 dolar, hayatımın en iyi harcanmış 8 doları olabilir. tahmini uyku vaktinizden 1-2 saat önce takıyorsunuz, adım adım tatlı bir rehavetin kollarına yuvarlanıyorsunuz. yüzyılın icadı.

* elektroniksiz ortamda uyumak

obama değilseniz gece yatarken telefonunuzu kapatabilirsiniz bence. hatta o bile kapatmalı, zaten kaç saat uyuyordur garip? insan gibi uyusun. şaka bir yana, tıp personeli olmayan herkes gece yatarken telefonunu tamamen kapatabilir veya uçak moduna alabilir gibi geliyor bana. hani bazı geceler acil bir haber bekliyorsunuzdur, hastanız vardır, ne bileyim sıra dışı bir durum yaşanıyordur, tamam. ama her gece beyninizin yanında binbir gereksiz dalga saçan telefonla uyumak, başka bütün zararlarından geçtim, yeterince iyi uyumamak demek. aynı şekilde yatak odanızda tv veya elektronik saat olmaması da önemli. zira bütün bu aletlerin yaydığı dalga kalabalığıyla kaliteli bir uykunun frekansını yakalamak çok zor.

* serin bir ortamda uyumak

özellikle kış ayları için geçerli bir tavsiye. hava soğukken sıcak ortamlarda olmak insana ne kadar iyi gelse de aşırı sıcak bir oda aslında uykunun dostu değil. yatak odanızı evinizin diğer odalarından birkaç derece daha serin tutmak çok daha güzel bir uyku çekmenize yardım edecek. ideal sıcaklık 17 derece diyorlar. akdenizliyim, kansızım, halsizim diyorsanız, hadi sizin güzel hatrınız için 19 yapalım. ama 20 dereceyi aşmayın, iyi uykudan şaşmayın. bu arada sıcak günler için de annemin tavsiyesi epey işe yarar: ‘eğer bir türlü uyuyamıyorsan ayaklarını ve bacaklarını şöyle bir soğuk suyun altından geçir, çok daha serinlemiş hissedeceksin.’

* zifiri karanlıkta uyumak

zaten kim aydınlık bir odada uyuyor ki diye sorulabilir. ama burdaki anahtar kelime ‘zifiri’. yani ne sokağınızdaki gece lambasının sarısını, ne odanızdaki elektronik ıvır zıvırın kırmızısını, ne de sabahın ilk ışıklarını göremeyeceğiniz bir karanlık. bu türden bir karanlık elde etmek için ışık geçirmeyen perdelerden yararlanabilir veya göz maskesiyle uyumayı deneyebilirsiniz. zifiri karanlıkta uyumak, gece boyunca uyku hormonu melatonin salgısını düzenleyerek kaliteli bir uyku çekmeye yardım ediyor. ben de bu bilgiyi okuduğumdan beri yatak odalarımın perdelerine ekstra önem veriyorum. yalnız bir kez karanlıkta uyumaya alışınca, daha sonra aydınlık ortamlarda uyumak acayip zorlaşıyor, göz maskesiyle seyahat etmek şart.

** kadınlara özel bonus: düzensiz regl dönemlerinden şikayetçiyseniz, ay döngünüzün 27 günü zifiri karanlıkta, sadece dolunay gecesi hafifçe aralık perdeyle uyumayı deneyin. bir süre sonra hormonal dengenizin doğal olarak düzeldiğini görüp şaşırabilirsiniz! daha detaylı bilgi için: katie singer

iyi bir uyku için 6 öneri” için 10 yorum

  1. Ömrümün-muhtemelen- yarısına geldim, sabahları mutlulukla erken kalkmayı beceremedim. 🙁

    Ekranla ilişki önemli bence de, beni de çok etkiliyor…

  2. 2 yaşımdan itibaren okullara abone olduğumdan erken kalkmak normal gelmişti yıllarca. ama şu anda bana da çok zor. erken kalkmazsam otomatikman mutluyum, hele de yazın!

  3. Kendi gözlemlerime göre çok doğru tavsiyeler. Çok uzun süredir bebeklerden bile huzurlu bir şekilde uyurum. Zifiri karanlık iyi bir şey ama gerekli değil bence ki ışıkta çok güzel uyurum. Benden de bir tavsiye: kaliteli sert bir yatak. Ayrıca, zorlanabilirsiniz belki ama yastıksız sırtüstü yatmanın, diyafram nefesini kolaylaştırdığı söylenir ki denedim doğru 🙂

  4. haklısın murat, ışık konusu tartışmalı, uykum varsa ben de hem ışıkta hem de gürültüde uyuyabilirim! uykuya dalmak açısından değil de genel uyku kalitesi açısından ışıksızlık önemli sanırım. sert yatağa da kesinlikle evet. yastıksız sırt üstü ilginçmiş, deneyeyim. gerçi herkesin bir yatış şekli vardır ya, ben ceninciyim. sırt üstü yatınca gelişen horlama sorununa ne diyorsun peki?

  5. Sırtüstü yatmak, beni çok rahatlatıyor ve sabah uyanmayı çok kolaylaştrıyor. Fakat her zaman böyle yatmak istemiyorum tabii ki. Horlama için bir şey demem pek mümkün değil. Fizyolojik sıkıntılar olabilir, burundan yeterli nefes alınamıyor olabilir, burun delikleri küçük olabilir vs. Ayrıca bir takım alışkanlıkları (yemek, içmek vs. ve bunları yaptığınız saatler) değiştirmek yararlı olabilir. Yazar, burada ben horlamıyorum demek istiyor 🙂 çokça selam…

  6. Merhaba japonkedi. Bir süredir yazılarını ilgi ve zevkle takip ediyorum. Dün gece seni rüyamda gördüm. Tuhaf bir tren yolculuğundaydık bir grup ile. Hadi hayırlısı. Bu yorumu uyku başlığının altına yazmayı uygun gördüm 🙂 bu arada oğlum doğduğundan beri uykunun önemini daha çok anladım. Yirmili yaşlarımın başında bel fıtığı teşhisi kondu. Yaklaşık onbeş yıldır defetmeye uğraşıyorum bu illeti. Uyku pozisyonu -ki sırt üstü önerildi- ve sertçe bir yatak oldukça faydalı oldu. Bu şekil uyumak yüzdeki kırışıklıkların oluşmasını da geciktiriyormuş bonus olarak. Selam ve sevgiyle

    1. sevgili arzu, ne ilginç yahu, rüyalarda buluşmuşuz resmen! tren yolculuklarını çok severim, umarım rüyan doğru çıkar 🙂
      bel fıtığın inşallah bir noktada geri gelmemek üzere gider. senin işine 2 türlü de yaraması çok iyi ama tarif ettiğin uyku pozisyonu benim horladığım pozisyon maalesef!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir