istediğimiz hayatı yaşamak

Kategoriler ontolojik

the #1 regret of the dying people is ”I wish I had the courage to live the life I wanted rather than doing what others wanted of me.” – wayne dyer

yarın öleceğinizi bilseniz siz neyi yapmadığınız / yaşamadığınız için pişman olurdunuz?

istediğimiz hayatı yaşamak” için 16 yorum

  1. Günlük hayatta “şu ayakkabının keşke siyahını alsaydım, eltim şunu dediğinde keşke ben de bunu diyeydim, o son tekilayı içmiycektik” gibi bin tane minik pişmanlık, bin tane minik keşke yaşıyoruz.

    Orta vadeli düşününce “düğünde takılanları keşke dolar yapaymışız, orda basıcaktım istifayı, keşke üniversitede interrail yapsaydım, ispanyolca öğrenseydim, bence ben hukuk okumalıymışım” gibi orta şeker pişmanlıklarımız oluyo.

    Ama 80 yaşında dönüp geriye baktığında ve koca bi hayatı değerlendirdiğinde bunların hepsi detay kalıyo! “Everything happens for a reason”cılardanım, bir de.

    Yani o interrail’ı yapsaydın belki başına kötü bişey gelicekti, o istifayı 3 yıl önce basmadın ve bir yığın hayat tecrübesi kazandın, bağlantılar kurdun, şartları olgunlaştırdın şimdi basabilirsin; ispanyolca kursuna gitmediğin zamanlarda aslında komik anılar biriktirdin ama farkında değilsin?? Gibi gibi şeyler.

    Yani hayalini kurup da yapmadığımız, şimdiki aklım olsa daha farklı yapardım dediğimiz, ya da seçimimizden pişman olduğumuz her an; alternatif güzel bir senaryo kurgulayıp onun daha iyi olacağına inanıyoruz. Belki de olmazdı demek istiyorum…

    Başkaları ne der kaygısına gelince, bir şeyi aşkla şevkle tutkuyla istiyorsan başkalarını duymazsın zaten… çünkü o tutku istediğin şeyin arkasında duracak gücü sana verir… demek ki yeterince istememişsin, salla gitsin.

    İşte böyle düşündüğüm için, yarın ölecek olsam değiştirmek istediğim bir şey olmaz hayatımda. O zamanki şartlarda, o zamanki duygularımla, sezgilerimle, deneyimimle, beklentilerimle o kararları vermişim! Zaman içinde şartlar, duygular, beklentiler değişmiş/dönüşmüş olabilir. Bu yanlış yaptık demek değildir. Bunu kabul edelim, önümüze bakalım 🙂

    1. ooo başak başkan, çocukları okula dehleyip gelmişsin =))
      ve “Everything happens for a reason” demişsin, ki ben de sanırım oralardayım.
      ama çoğumuz şu senin günlük ve orta vade diye kategorize ettiğin mini pişmanlıklara çok fazla enerji harcıyor. orayı halletsek hayat bayrama çeyrek kalır bence.

  2. Bazen yazdıklarınızı çok haklı bulup çok beğeniyorum,bazen yazdıklarınıza bozuluyorum(kim bilir yaram vardır gocunuyorumdur belki:)) ama eylül ayında yaptığınız bu her güne bir yazı projesi çok güzel.Her sabah ilk işim yazılarınızı okumak oluyor,teşekkürler.

    1. arada bozulduğun halde geliyorsan ne mutlu bana! sevdiğim halde bana ayar verme yeteneği olmadığını düşündüğüm insanlara fazla prim vermem ben. demek ki gülü dikenleriyle sevenlerdeniz 😉

  3. afedersin de sen neden yazmadın? 🙂 bizi böyle karın ağrılarına gark ediyorsun. cevabı yorumlara eklemeni rica ediyorum. :)bir yazıda adamın biri demiş ki’insan her koşulda zaten elinden gelenin en iyisini yapar. şimdiki aklınla o zamana gidemiyorsun. o zamana gidince, başındaki kafada o zamanki aklın var, yine aynı şeyi yaparsın. ben o kadarını bilemem. bugün hala, bitirmem gereken bir ilişkiyi daha önce bitirmediğim için pişmanlık yaşıyorum. bu olay geldi geçti. ama benzer durum bugün de varsa, işte onun için bir şey yapmak mümkün. işle ilgili pişmanlıklarım mevcut da doğrusu neydi, ne yapsam daha iyi olurdu, onu bugün bile bilemiyorum. 🙂

    1. haha ebru, kaçışımı hemen görmüş olman!?
      ben herhalde en çok, sevmediğim halde para için (hala) yaptığım işlerden pişmanım. hayatın diğer departmanlarında isteyip de elalem ne der diye yapmadığım bir şey hatırlayamıyorum. başkalarının isteklerine de kendim istemiyorsam uzun süre icabet edemiyorum zaten. kaçıyorum.
      senin o adam çok doğru demiş, her ne oluyorsa, olduğu şartlardaki aklımızla yaşıyoruz. şimdi geri dönsek de faydası yok.

  4. İlk anda aklıma gelenler keşke bir süre yurtdışında yaşamak için daha çok çaba gösterseydim, keşke kurlar yükselmeden daha çok seyahat etseydim. Keşke daha genç yıllarımı bu kadar kendimi sağlama almakla uğraşarak geçirmeseydim. Keşke başka bir meslek seçip bambaşka bir alanda çalışsaydım da diyebilirim ama o işte öyle olmuyor. 80lerde ben üniversiteye başlarken bambaşka bir dünya vardı, şimdi bambaşka. Dolayısıyla daha otuzuna gelmeden çok parası da olmadığı halde dünya kadar gezebilmiş, hem de uzaktan esnek çalışabilen zamane gençlerini deli gibi kıskansam da bu pek keşke denilebilecek bir konu değil sanki. Devir önemli, bir de tabii karakter.Bir de geçenlerde konuştuğumuz dostlar meselesi var. Hayatının büyük bölümünde samimi olduklarımla artık bir şey paylaşamadığımda keşke daha farklı dostlar edinseymişim dediğim de oluyor ama onlar da işte işte, okulda yıllarca çevrenmde olanlar, ne yapabilirdim ki ?

    Keşkelerimin en büyük nedeni benim de, önceliklerimin de çok değişmiş olması. Bunu çoğu kişi yaşıyor sanırım ama şimdiki aklım olsaydı demek bir işe yaramıyor.

    1. ne kadar doğru, o zaman başka bi dünya vardı, şimdi bambaşka bir dünya var. her şey bu kadar değişkenken sanki hiç değişmeyecekmiş gibi büyütülüyoruz, 100 yıldır aynı müfredatla eğitiliyoruz. sadece türkiye için demiyorum, örgün eğitimin doğası bütün dünyada sakat.

      geçmişi zaten değiştiremiyoruz ama, belki senin de dediğin gibi kendi karakterimiz ve seçimlerimizin sonuçlarıyla barışmak gerekiyordur. adım hıdır, elimden gelen budur demek yani.

  5. Yazıyı okur okumaz aklıma bir iki şey geldi. Yaptığım değil de (yani bugünkü aklım olsaydılık durumlar değil de) yapmayı ertelediğim tarzda şeyler. Yorumları okuyunca “kısa vade” denebilecek türden olduğunu gördüm. Sonra bugünkü aklım olsaydı diyeceğim bir şey var mı diye bir daha düşündüm. Şimdilik bulamadım 🙂 Sonra bu neden olabilir diye düşündüm. Ben de o günkü şartlarda yapılabilecekler arasında en iyisi değilse de en uygun çözümü uyguladığını düşünenlerdenim sanırım. Başımıza gelen olaylarda bir şeyleri kendimiz seçebiliyorsak çok şanslıyız bence. Ve ben şimdilik elimi kolumu bağlı hissedeceğim bir şey yaşamadım diye bu durum sanki. Böyle düşünceden düşünceye gezdim durdum işte 🙂 Beynimin yerini hatırlattığın için teşekkürler.

    1. kısa vade keşke’ler en zararsız olanları. yani bence sendeki gidişat gayet olumluymuş arzu, şanslısın.
      bu arada zaten ben de kendi beynimim yerini unutmamak için yazıyorum 😉
      okuduğun için teşekkürler!

  6. yarın öleceğinizi bilseniz siz neyi yapmadığınız / yaşamadığınız için pişman olurdunuz?

    Bu soruyu okuyunca sanki yaptığım her şey gereksizmiş, boşuna yapılmış da acaba neyi keşke yapsaydım diye düşünmek zorunda hissettim kendimi, soru bi negatiflik verdi bana nedense… Cevap veriyorum:) ben her şeyi yine aynı şekilde yapardım, yaşadığım/ yaptığım hiç bir şeyden pişman değilim, yaşamadığım şeylerin vereceği duyguyu da şimdiden bilmeme imkan yok (belki hayal ettiğim ve yaptığım şeyi sevmeyeceğim?) o yüzden ben bu anda olmaktan ve geçmişimden geleceğimden (küfür gibi oldu:) çook memnunum / olacağım.

  7. Hey Allahım, gece 3’ten beri bir konuda karar vermeye çalışıyorum. Üstüne bunu okudum, “acaba doğru kararı mı verdim, yoksa keşke mi diyeceğim” paranoyam depreşti. Biliyorum ben de seçtiği yolda burnunun dikine gidenlerdenim ve çoğunlukla pişman olmadım ama bir iki olay var hayatımda, şimdiki aklımla çok farklı davranırdım dediğim ama o zaman da şu an olduğum yerde ve insanlarla olamazdım.. O nedenle hem keşke daha düzgün davransaymışım diyorum hem de “ya büyük resimde iyi olmuş aslında” diyorum. Ama benimki manevi ve bir başka insanla ilgili bir durum, sanırım onlar ayrı kategoride di mi? 😀 Yoksa hayat seçimlerimin hiçbirinden pişman olmadım (nedeni de duruma alışmak heralde), vay anasını nasıl da eğitiliyorum yahu havası içinde geçiyor benimki.. Müzmin öğrenci.

    1. ‘bir iki olay var hayatımda, şimdiki aklımla çok farklı davranırdım dediğim ama o zaman da şu an olduğum yerde ve insanlarla olamazdım.’ demişsin ya, çok doğru. geçmişe bu şekilde bakmakta insana kesinlikle iyi gelen, ferahlık veren bir şey var.

      müzmin öğrencilik candır, öğrenen anne 🙂

  8. Kırdığım ama artık gönlünü alma ya da özür dileme imkanım kalmayanlar için pişmanlık duyardım sanırım.

    1. enis bu çok iyiymiş, ne kadar ince bir insansın.
      ben onları bile zamanın öğütücüsüne emanet ediyorum galiba.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir