her şey hakkında düşünmek hastalığı

Kategoriler ontolojik

hospitality club‘tan pek tonton bir rus çifti ağırlıyorum bu hafta. dün akşam işten eve vardığımda rus teyze bana çorbalar yapmış, çamaşırları toplamış, bulaşıkları yıkamış filan. hep beraber yemek yedik. çok doğal, samimi ve candan insanlar. lakin sonrasında adam fransa’da yaşayan ve modern dans danseden oğluyla skype’tan konuşurken beni de iki hoş beş etmeye çağırınca olaylar gelişti. bu aslen rraşşın delikanlımız paris’te dura dura çok lazımmış gibi parizyen bir hastalığa yakalanmış. şöyle ki, bir insanın tee türkiye’de babasını misafir eden bir kızla skype’taki konuşması esnasında soracağı ilk soru nasıl “dans hakkında ne düşünüyorsun?” olabilir! “dans hakkında düşünmüyorum, ama dans etmeyi severim” dedim. ayrıca bu hastalığın orijinal formatında ilk soru “türkiye’nin avrupa birliği üyeliği hakkında ne düşünüyorsun” olmalıydı çocuum, sen daha tam olarak yitirmiş sayılmazsın özünü dedim ona – içimden tabi.

fransızlar insana tanışır tanışmaz bismillah bir şeyler hakkındaki fikirlerini sorarlar. bu bir şeylerin sınırları da bellidir: a) avrupa birliği b) tayyip erdoğan ve akp c) o dönemde türkiye’nin dünya gündemine düşmesini sağlamış herhangi bir konu başlığı. sanırsınız cemil cümle bütün türkiye sabahtan akşama kadar bunları düşünüyoruz. bilseler ki şu 3 konu başlığının aklıma dahi gelmediği gün sayısı 350’yi aşar. elbette hepsi hakkında fikirlerim var. ama bu fikirler 1) bir insan olarak senin gözündeki notumu belirlememeli 2) ille de polemik istiyorsun madem, seni biraz üzelim 3) ay sana ne be!

nedir bu düşünmeden varolamama, herkese fikir sorma hastalığı hakkaten? çocuğa “tango yapmayı severim, hiç olmazsa hayatın bir alanında erkeğin bir şeyleri kafa göz yarmadan yönlendirip idare edebiliyor olması bana iyi geliyor” dedim. ah işte zaten o tam da bu erkek egemen durumlardan hoşlanmıyormuş. iyi, duvardan duvara tek başına modern ve titrek bir şekilde zıpla, ne güzel, ama neden bütün mevcudiyetini ve bütün insan ilişkilerini işin/sanatın üzerinden kurma çabasındasın? nedir bu kasıntı kasıntı sözlüye kaldırma kafası?

ne cevap bekliyorsa artık… “bince döaans, girift duygusal hezeyanların varoluşsal izdüşümlerini kitle kültüründen izole etme işlevini yerine getirerek egoyu sağaltmaktır.” farzedelim ki öğretmensiniz, yeni tanıştığınız birine “eğitim sistemi hakkında ne düşünüyorsun” diye sorar mısınız yaa? ya da overlokçusunuz diyelim, “hacı ne düşünüyosun dikiş payı hakkında?”, kambiyo şefisiniz “kambiyo senetleriyle ilgili neler geçiyor aklından kuzum?”

bu vesileyle, bütün hikmeti beyninden bekleyenleri biraz da gönül gözünü kullanmaya ve en azından kendilerine karşı samimi olmaya davet ediyorum. eksilmezsiniz.

her şey hakkında düşünmek hastalığı” için 2 yorum

  1. kızııımmmm alma tanımadıgın karıları evine kesicükler senüü korkarım ben!!!!!!
    ne biçim oglanmış o dans mans ibne mi yoksam puhahahaha insanın nasıl ilk aklına gelen soru olabilir bu, ibişmiş yani tam

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir