her kadın bir gün h&m’e gidecektir

Kategoriler simple living, style

ben bile gittim. aslında parizyen günlerden kalma bir eyçenem (orda adı aşem tabi) bilgim görgüm vardı. ki o bilgi görgü ışığında gitmesem de olurdu. zira eyçenem demek doğan görünümlü şahin demek. paris’te öğrenci bütçesiyle yaşayınca ucuz yoldan günü kurtarmak için ara sıra tosladığımız bir mağazaydı. chanel’iyle dior’uyla bilinen bir ülkede mesela 9 euro’ya siyah şifon eteği başka nerden bulacaktık hemşireler? lakin sonradan gözüm açıldı: bu trendy&tırt mağazalar en çok ucuzluklarıyla tavlıyor, en büyük darbeyi de bu ucuzluk kisvesi altında indiriyor. aman zaten 3 kuruş 5 kuruş bahanesiyle aldıkça alıyoruz. sonra bir gardrop dolusu tırtlıklar geçidinin karşısında giyecek hiçbir şeyim yok diye buhranlar, sitemler, acılar… allah bizi bildiği gibi yapsın.

bu giyim-kuşam meselesi mesele cidden. moda denilen nane çok lazımmış gibi her sezon değişiyor, ama çoğumuzun vücut yapısı, kilosu hele de boyu posu pek o tempoda değişmiyor. benim gibi tutucu bir tarafınız da varsa (ki böyle yazınca evvel eski istikametim armine ve ender mağazasıymış gibi durdu farkındayım) sırf moda değişti diye moda olan binbir türlü rüküşlüğe kucak açacak motivasyonunuz olmuyor. bu sezon ayak bileğine kadar uzun etekler modaymış mesela. hani giysem yakışır belki, de yıllarca bende mahmutpaşa çağrışımı yapmış olan bir şeyi şimdi moda oldu diye giymek niye? belli ki alsam 1-2 kez giyicem, sonra içim sıkılacak.

gördüğünüz gibi, modaya para harcamaktan ananız bellendiyse biraz kendini bilmek yeterli. sizi sizin beğendiğiniz halinizle beğenmeyenler için de bi çift özlü söz hazırladık: so what?

her kadın bir gün h&m’e gidecektir” için 7 yorum

  1. Ben çok dümdüz giyindiğimi farkettim. Hep düz kesimler, düz renkler. Böyle gardrobu baştan aşağı rengarenk ve dahi pembe benetton/lacoste kazak kadar da değil ama abuk subuk kesimli hırkalar, komik kazaklar var onlardan giymek istiyorum, yakıştıramıyorum. Zara, H&M gibi yerlere girince alacak şey bulamıyorum.

  2. hevesli, anladım ben seni de nerden bulursun o tip şeyleri bilemedim. yalnız işin içine biraz sıradışı tasarım girdi mi fiyat etiketleri de inanılmaz sıradışılaşıyor. bi de böyle ilginç şeyleri her gün giyince belki gözün gönlün yorulur. ara sıra giymelik 2-3 parça edinsen?

  3. Hah işte ara sıra giymelik bakınayım diyorum, o zaman da fiyat etiketleri sıradışılaşıyor dediğin gibi. Kaldırıp bakıyorum etikete %100 acrylic. Ağbi akrilik dediğin malzemenin maliyeti ne ki? Tasarımı zaten illa ki çalıntıdır. Sentetik malzemeden kıyafetlerin ne kadar iyi bakılırsa bakılsın parladığı, küçük topaklar oluşturduğu da bi gerçek. Zaten galiba hep doğal elyaf aradığım için bu dümdüz şeylere kalıyorum.

  4. hehee sen de etiketokuyucularındansın 🙂 bi şeye para vereceksem o şey yazın %100 pamuk, kışın da %100 yün, moher, kaşmir ya da gerçek deri olmalı. akriliğe, sentetiğe, elastiğe tahammülüm yok. çünkü bunlar hakkaten üç kuruşluk, ucuz ucuz malzemeler. güzel tasarımların bu tip malzemelerle heba olmasına da karşıyım. madem tasarımın kaliteli malzemen de kaliteli olsun. parası neyse vericem, söz.

  5. benim içimde bir zenci yaşıyor hemşirem.
    nerde cartlak renk var gidip yapışıyorum. makyajda bilem aynı. çingene pembesi, doreler falan… feciyim (:

  6. evetevet aynen etiket okuyucuyum, deriden olacak, ketenden yünden pamuktan olacak. bir de tasarım olsun deyince ya çok aramak gerekiyor, ya çok para vermek gerekiyor (ya da beymen outlet canımız (: ). bu çok tutulan mangoydu stradivariustu zaraydı hepsi naylondan ayakkabı çanta, akrilikten kazak hırka. gerçi bazen ben benetton'da filan buluyorum böyle yünlü kaşmirli şeyler. sürpriz oluyo baya.

  7. merööp, gizli zenci senii 🙂

    hevesli, benetton'da sisley serisi favorim. indirimde kaşmirleri kaçırmamak lazım. ve tabi bssd her şekilde canımız ciğerimiz!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir