çocuğun eğitimle imtihanı

Kategoriler eğitim şart

cocuk egitimi

istanbul’da yaşıyorsanız, çocuğunuz varsa ve biraz da okumuş etmiş bir insansanız çocuğunuzun eğitimiyle alakalı her tercihiniz için tek bir kural geçerli: iki ucu ballı değnek. evladımın okulunda sanat olsun, spor olsun, 3 dil zorunlu, 4. dil seçmeli olsun, pedagoglar her sabah çocuklarla el ele dans etsin, organik olmayan besin maddeleri yuvanın kapısından bile geçmesin derseniz, el kadar bebe için çuvalla para dökmek şart. çuvalla derken, I mean it! yılda 30-40 bin liradan bahsediyoruz. çocuklu bir arkadaşım “yahu o parayı veren biraz daha kasar isviçre’ye yollar” dedi. hiç olmazsa istanbul sonradan görmelerinin çakma prensçikleriyle değil, soydan soptan görgülü, gerçek kont çocuklarıyla okur kıymetli evlatlarımız, de mi ama.

öte yandan mahalle okuluna yazdırmak var çocuğu (bkz. hepimizin gittiği model). anaokul hatıralarım flu. ama ilkokulu kapıcı, esnaf ve doktor çocuklarının bir arada okuduğu ve muz yemenin biraz ayıp kaçtığı bir okulda okudum – kapkaççı veya eroinman da olmadım yani. diyeceksiniz ki devir değişti, muzun kilosu 1,5 liraya düştü, haklısınız. iyi de hayatı tanımak biraz da böyle böyle olmaz mı bir çocuk için? şimdilerde herkes muz yiyebiliyorsa da herkes okula ralph lauren pantolonla gitmiyor. alabilen var alamayan var. ancak daha fazlasını talep etmenin ve sidik yarıştırmanın sonu yok. averaj bir mahalle okulunda bebemizi bekleyen tehlikeler nelerdir? asıl bu konuyu bilenlere danışmak, araştırmak lazım.

zaten eğitim sisteminin geldiği noktayla daha çoluk çocuk sahibi bile olmadan derdim var benim. böyle bi deneysellik, bi tembellik, bi lakaytlık. bakalım, gözlemleyelim, düşünelim, orda duralım zihniyeti. sonra yaş kemale ermiş ama ortada tın tın dolanan birtakım çocuklar… post-modern eğitim felsefesiyle birbirinden sanatçı birçok ruh türeyeceği kesin de biraz ciddiyet, hesap-kitap, ince ayar gerektiren işlere dalacak olanları acı dolu gerçekler bekliyor. fransız eğitim sistemi tarafından milimetrik sınav kağıdı düzenlemeleri olsun, ton farkıyla eve geri yollamalı çorap rengi kontrolleri olsun, birbirinden saykotik ödevler ve yaratıcı cezalandırma yöntemleri olsun birçok badireden geçmiş, minik ruhu itinayla hırpalanmış(!) bir kişi olarak eğitimde disiplini bir must olarak görüyorum. okulcak bunlara maruz kaldığımız için bir kez dahi psikoloğa götürülmemiz gerekmemişti üstelik.

şimdi son noktayı koymak adına ahir zamanlarda alternatif çocuk yetiştirmenin dumur edici etkisine değinelim. yine bir tanıdığın çocuğu okulda feci dışlanıyormuş ve hiç arkadaşı yokmuş. psikoloğa götürmüşler yavruyu, adam demiş ki buna bi playstation alın, bi çizgi karakter oyuncağı alın da yaşıtlarıyla ortak bi muhabbet platformu olsun. yaaa sayın seyirciler, siz çocuğu popüler kültürün üç kuruşluk icatlarından uzak yetiştiriyorum diye sevinin, sonra 2 arkadaş edinmek için yavrunuz popüler desteğe muhtaç kalsın. gözün kör olsun moderin dünya.

çocuğun eğitimle imtihanı” için 5 yorum

  1. olsa, çocugumu asla özel okula göndermem
    annemin özel ders verdiigi ogrenciler vardı cakabeyden. aman allahım o cocuklar arasındaki kimin ailesi daha zengin ve luks icinde? bazlı olusmus hiyerarsiyi hayal bile edemezsin. kızı dıslamıslardı evinde temizlikci kadın calismiyor diye.

    belki bu köklü olmayan yeni nesil kolejlerde böyledir dicem ama ne bileyim.. bana gene de "özel" okul kavramı çok istisnai birkaç okul dısında bos geliyor Ege.. çocukları sadece para ile satın alınmış hayatlara ittirmek ne derece dogru ki? bende para olsa giderim usa ya, home schooling yaparım 12 tane velet dogururum, bir de hacienda alırım, cocuklarıma at, köpek, kedi, bok, tezek, saman herseyin tadına baktırırım. parka da götürürüm sosyalleştiririm..

    gerci bu da benim çözümüm. neden sardın bu kadar cücüklere, bu ara cocuk mu istiyon yoksa hatun 😉

  2. beni de al eğit be meröpüm!
    o ne mutlu bir eğitim hayatıdır öyle :))

    yok anam, yakınlarda çocuk planım yok. ama ben de inadına devlet okulu taraftarıyım. fransız okulu da olur gerçi, çocuğumu da benim gibi manyaklar büyütsün! ama istanbul'da okul gibi okul kalmamış cicim. bizim st jo'nun bi ağırlığı vardı, burdaki dandikyus, peh!

  3. aman tanrım! son paragraf beni yıktı!!
    bi de bunların kim daha pahalı okula gönderiyo yarışı yapan ebeveyn versiyonlarından var bolca.
    Bi tanesinden aynen şu cümleyi duymuştum: "Bizim çocuklar ne şanslı değil mi, GAP falan giyiyolar!!!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir