son 2-3 haftadır bbg’nin leg day’lerinde bunları yapın denen 8 hareketin en az 4’ünü yapamamak ve kolay versiyonlarına sığınmak benim için bir spor tarzı olmuştu. ama fark ediyorum ki kol cephesinde de çok parlak bir performans sergilemiyorum aslında. mesela bu geçtiğimiz hafta spider pushup diye bir hedeyle tanıştım. hönk? tabi ki sadece uzaktan. insan gibi pushup yapamazken spider’ına girecek halim yok. veya ne bileyim, önce burpee, ordan pushup, ordan da 1 metre havaya zıplayıp önündeki banka kon gibi hareketler var ve bu kombo tek hareket olarak…“bbg – 10. hafta raporu” yazısını okumaya devam et

”biz bbg kızlarıyla aramızda en kazık hafta 9. hafta diye şakalaşırız eki eki” yazmış kayla instagram hesabında. bu şakayı hiç anlamadım. çünkü sanırım 9. hafta yapabilene zor. benim gibi, özellikle de leg day’i doğru düzgün yapamayana, her hareketin kolay versiyonuna kaçana, evdeki imkanlarla spor yaptığı için alet-edevat eksikliği çekene hiç de zor değil. koy sanat kitaplarını üst üste, al sana step tahtası. çek plastik ikea kutuyu, al sana mini bench. yere uzanıp kalorifer borusuna yapış, gelsin güya bench üstünde bacak kaldırma hareketi. tabi ebat ve…“bbg – 9. hafta raporu” yazısını okumaya devam et

bbg

bbg yolunda 2 ay geride kaldı fitnazlar. 8. haftayı sosyal kelebek olarak geçirdim ve görüştüğüm herkes gözlerini pörtleterek ‘ohaa ne kadar zayıflamışsın!’ dedi. bir yandan haklılar, 2 ayda nasıl olduysa bütün pantolonlarım bol gelmeye başladı. ama dün tartıldım, daş gibi 55 kiloyum. yani tartılara sorarsanız zayıflamak bir yana kilo almış dahi olabilirim. olabilirim diyorum çünkü bbg’ye başlarken tartılmak aklıma gelmemişti. zaten yorumlar da aynı yöne işaret ediyor: kiloya takılmamak lazım. aynı kiloda kalarak dal gibi incelmek mümkün. gelelim haftanın incilerine… leg day diye ağlaya ağlaya hepinizi…“bbg – 8. hafta raporu” yazısını okumaya devam et

işlerimdeki yoğunluğa rağmen bbg’yi kotarmaya çalıştığım bir hafta oldu. normalde workout’ları pazartesi-çarşamba-cuma şeklinde organize ediyorum. bu haftanın yamukluğu sonucunda ise mata ancak salı-cumartesi-pazar çıkabildim = 4 gün aradan sonra ara vermeden 2 gün üst üste abs&arms ve full body workout. dün gece kütük gibi uyumanın yanı sıra, inanın şu an klavyede harflere basmak bile kollarım için bir mücadele. workout’lar arasındaki dinlenme ve kendine gelme günleri boşuna değilmiş. onlara saygı duymak ve kendimize gelmeye zaman ayırmak gerekiyor. ben bu hafta o zamanı ayıramadım. ama bugün (pazartesi)…“bbg – 7. hafta raporu” yazısını okumaya devam et

fitness bbg

anne mutfağının uçsuz bucaksız nimetlerinden de bbg’mden de fedakarlık etmediğim bir haftayı geride bıraktım fitellalar. tebrikleri kabul etmeye hazırım. mümkün olan en zayiatsız şekilde kapanmakla birlikte, kolay bir hafta değildi. aslında annemin mutfağı sağlıklı ege mutfağı. çatısı bu mutfakta kurulmuş bir insan olarak ben de 30 yaşıma kadar 48 kiloydum zaten. home sweet home. yani asıl zorluk yemekler değil zamansızlıktı. ama iman ettim, aile ortamları ve çok çeşitli ziyaretlerin arasına leg workout, arms&abs workout, 1 adet hiit koşu seansı ve 1 başka gün 11 bin adımlık yürüyüş sığdırabildim. full…“bbg – 6. hafta raporu” yazısını okumaya devam et

nassınız fitgüller? ben gitgide daha iyiyim. haftanın 3 resistance workout’unu da yapmayı başardım. leg day yine bir kabustu, ama bu kez abs&arms da anamı belledi. düşünün, bugün pazar ve hala karın kaslarım acıyor. özetle bbg’de olay sürekli alevleniyor. haftalar ilerledikçe işler kolaylaşır diye umuyor insan (ben), ama kayla bu beklentiye bir tarafıyla gülüyor belli ki. yok dostum yook diyor çipil greek gözleriyle, sana kolaylaşmak yok. yazmış da zaten: it never gets easier, you get better. peki. öyle diyosan… bu haftaya olumlu tarafından bakarsak, bazı hareketleri…“bbg – 5. hafta raporu” yazısını okumaya devam et

neredeyse bu raporu unutuyordum fitcanlar! bbg yolunda bugün itibariyle 5. haftaya başlamış bulunuyorum. henüz leg-day’in muhtemelen ebemi zikecek olan workout’unu yapmadım ama önümde maalesef herhangi bir engel yok, 2 saate terdeyiz. peki 4. hafta nasıl geçti? 3 standart resistance workout’un yanı sıra 2 adet liss ve hatta 1 adet de hiit koşu seansı yaptım. pazar günü ise komple serdim. shake&shack’ten hamburger yedim, üstüne sinemada patlak mısıra abanıp yarım galon kola içtim. pişman değilim. zaten sanırım tam da bu sebeple gözle görünür bir sonuç alamıyorum! nasıl…“bbg – 4. hafta raporu” yazısını okumaya devam et

değerli fit kardeşlerim, bugün itibariyle bbg yolunda 3. haftayı devirmiş bulunuyorum. pazartesi günkü kabus legs workout’undan sonra ilk haftanın acılarını copy-paste edicem diye korkuyordum. ama neyse ki bbg’siz geçen 10 günün faturası umduğum kadar ağır olmadı. sanırım 2 haftada bile vücut gidişatı kabullenmiş. sürekli aynı haftayı başa sardığımdan dolayı birtakım gözlemlerim olacak: en boktan gün legs day… yani pazartesi. insana yaşamı sorgulatıyor. şuracıkta öleyim gideyim ama bu işkenceyi daha fazla çekmeyeyim dedirtiyor. çarşamba abs&arms günü, adı üstünde karın ve kollar. bu workout bana yeniden yaşama sevinci ve fitness inancı…“bbg – 3. hafta raporu” yazısını okumaya devam et

10 gün hastalık molası verince sonuç ne oluyormuş derseniz ilk defa başlamış gibiyim adeta. sanki bütün gücüm çekilmiş. ilk-ilk yaptığımda bile bu kadar fena olmamıştım. squat’lar bildiğiniz işkence gibiydi. neredeyse bütün workout boyunca başım döndü ve midem bulandı. bi ara halime (halsizliğime?) ağlayacaktım hatta. ama bir şekilde tamamladım. sanki 2. haftayı yapmışım gibi bugün 3. haftadan devam ettim. neden derseniz bir cevabım yok. içimden öyle geldi. (böylece 10 gün ara vererek de olsa 3. kez ilk haftayı yeniden yapmış olucam, çünkü 1 ve 3. haftalar…“grip sonrası bbg” yazısını okumaya devam et

daha ilk haftamı tamamlayamadan hastalığın pençesine düşmem hoş olmadı. gerçi teknik olarak 2. haftam sayılır. pazartesi ve çarşamba günkü workout’ları yaptım, perşembe bronşitle farenjit karışımı bir hallerde buldum kendimi. tabi bunun bbg ile ilgisi yok. sedat 1 aydır sayısız virüs ve mikrobu evimizde full pansiyon ağırlıyordu zaten. bunca uzun direnişin sonunda benim kale de bir noktada düştü. dolayısıyla geçen hafta cuma ve bu hafta pazartesi workout’ları sizlere ömür. liss’ler de koca bir yalan. perşembe’den beri attığım toplam adım sayısı 4 haneye ulaşmamıştır. fakat sadece 2 yapışta…“bbg durum raporu” yazısını okumaya devam et

kayla’ya göre cumartesi günü tempolu yürüyüş ve stretch yapılacak. bugün avusturalya’ya 35 cm kar düşmüş olsa bakalım o hanım kızımız tempolu yürüyebilecek mi? laf. kafamı yarmamayı önemsediğim için tabi ki tempolu yürüyüş filan yapmadım. 2 kere köpek gezdirmeye çıktım. toplam 4500 adım atmışım. karlara bata çıka yokuşlarda yürüme savaşı vermek, üstelik karı görünce deliye dönen bir köpek eşliğinde, bence yeterince kardiyovaskülerdi kayla. cumartesi kahvaltı: 2 portakal ve 2 dilim ananasın suyu, 2 mini dilim kavulca unundan ekmek, tereyağı, 2 poşe yumurta, 1 fincan çay akşam…“bbg deneme haftası – 6. ve 7. gün” yazısını okumaya devam et

merkür retrosu son demlerini yaşar ve istanbul’da sibirya soğuğu beklenirken sizin programlarınız da tepetaklak oluyor mu? benim takvimimde bugüne planlanan bir adet potansiyel müşteri toplantısı ve bir adet ppm (reklam çekimi öncesi yapılan pre-production toplantısı. kast mast seçiliyor ve her kafadan bir ses çıkıyor. feci sıkıcı.) iptal oldu. bir anda cuma’m bomboş kaldı. zil takıp oynayasım var. şu anda bugüne dair en önemli işlerim 1- bbg full body workout’u yapmak 2- annemin bir arkadaşında yiyip mest olduğum kerevizli ve tavuklu pilavı yapmak. birinci madde sayesinde…“bbg deneme haftası – 5. gün” yazısını okumaya devam et

dün gece sinopsislerimi yetiştiricem derken 2’ye kadar çalışmam gerekti. arada sedat’ın mini doğumgünü kutlaması sebebiyle 1 kap çilek soslu panna cotta’yı hüplettim. pişman değilim. süper olmuştu. tarifini en kısa zamanda yazıyorum buralara. sabah daha iyi kalktım. yanlarım biraz ağrıyor tabi, ama bacaklar kadar korkunç değil. bacaklar hala ağrıyor. bugün yürüyüş günü ama sabahtan beri yağmur yağıyor. biraz kesilirse bi yeniköy yapıp gelicem. zaten yine eve alınacaklar var. son 3-4 gündür canhıraş senaryo yazmaktan insan gibi yemek yapamadım. (edit: 5,9 km yürüdüm. hızımı alamayıp tarabya –…“bbg deneme haftası – 4. gün” yazısını okumaya devam et

dün tarif ettiğim ağrılarda olsa olsa %10’luk bir iyileşme ile güne başladım. bugün, plana uymak için muhtelif taklalar atacağım o günlerden biri. bbg arms & abs seansım var ama ancak akşamüstü yapabilicem. zira bugün beyimin doğumgünü. birazdan kendisi için muhteşem bir çilekli panna cotta pişirmek üzere mutfağa giriyorum. sabahtan hazırlamak lazım ki akşama yenecek kıvama gelsin. ayrıca çizgifilmin 3. bölümünü bitirmem gerekiyor bugün. üstüne, sonraki 1o bölümün de sinopsislerini yazıp projeyi yetkili mercilere teslim edicem. gün içinde bir de ne kadar süreceği belirsiz bir müşteri toplantım var….“bbg deneme haftası – 3. gün” yazısını okumaya devam et

uykulardan uyanmaz olaydım sevgili dostlar. sanki bütün bacaklarımı ve popomu ütü tahtasıyla dövmüşler gibi bir hisle güne merhaba dedim. hoş değildi. üstelik bu hislerde gün içinde hiçbir olumlu değişiklik olmadı. yani belki daha kötüye gitmişimdir. ama katiyen daha iyiye gitmedim. sandalyeye oturmak, merdiven inmek ve çıkmak, yere düşen sebze bıçağını almak için eğilmek gibi en basit, en sıradan hareketler birer fitness challenge’dı benim için. bu satırları yazmaktayken de bu korkunç hal devam ediyor. sabah kayla dayağımın şokuyla uyanıp beynime isyan sinyalleri gidemeden giyindim ve günün…“bbg deneme haftası – 2. gün” yazısını okumaya devam et