nisan 2015’ten bu yana kapsül gardırop yapıyorum. 14 ay geçmiş. çıkış noktam courtney carver ve project 333’tü: yani her 3 ayda 1, sadece 33 parçadan oluşan bir gardırop hazırlamak. ben temkinli bir başlangıç yaptım ve ilk 2 ay (nisan ve mayıs) 2 ayrı 33 parçalık gardırop hazırladım. baktım hoşuma gitti, 3 aylık rutini benimsedim ve geçen yazdan bu yana aynı yöntemle devam ettim. tüm takılar, aksesuarlar, ayakkabılar ve çantalar dahil 33 parça.   kapsül deneyine girişmeden epey önce 2011’de bir başka deney yapmış, yukarıda saydığım tüm kategorilere…“kapsül gardırop: bir dönüşüm hikayesi” yazısını okumaya devam et

kapsül zamanı geldi çattı ama kafamda deli sorular… öncelikle her 3 ayda bir kapsül yapmaktan biraz fenalık bastı sanırım. yanlış anlaşılmasın, sıkıntının sebebi 33 parçayla yaşamak değil. her 3 ayda bir bu konuya kafa yormak zorunda kalmak. dolayısıyla şöyle bir modifikasyona gitmek niyetindeyim: bundan böyle senede sadece 2 kapsül hazırlayacağım. sıcak havalar ve soğuk havalar kapsülleri. zira hem bu konuyla ilgili daha fazla mesai yapasım yok, hem de vakti zamanında posterleri ilkokul duvarlarımızı süsleyen 4 mevsimin yerinde epeydir yeller esiyor bence. kapsül gardırobun amacı -benim…“kapsül gardırop VII – haziran temmuz ağustos eylül” yazısını okumaya devam et

kışın sonu geldi kapsül dostları. iyi ki de geldi, zira bana da kapsülümden daral geldi. yunan dulları gibi hep koyu renkler seçmişim, bünyemi buhranlar bastı. karlar, yağmurlar düştükçe deli gönül bi desen, bi renk, bi şekil filan istedi. hatta tam da bu sebeple indirimlerden kiremit/bordo tonlarında harika bir gömlek aldım, önümüzdeki kışa kendimce yatırım yaptım. sonbahar gardırobunda tanıştırıcam sizi. özetle mart’ın gelişi bana bu sefer çok iyi geldi. çoğunluğu yine eldeki parçalardan oluşan bahar kapsülüm 2-3 destekle biraz daha renklendi, hareketlendi. bu arada gerçekten uğraştım…“kapsül gardırop VI – mart nisan mayıs” yazısını okumaya devam et

hayallerimdeki manto ve blazer ceketi aralık indirimlerinde buldum, kış kapsülüme kattım. bu 2 parçanın yanı sıra ekoseli kahverengi yün ceketi de ekledim. onlara yer açmak içinse pek fazla giymediğimi fark ettiğim kayık yakalı yün üst, acı yeşil kaşmir hırka ve siyah kumaş pantolonu kapsülden çıkardım. böyle basit matematiklerle işliyor işte kapsül dünyası 🙂 %96 yün mantoyu normalde vitrinine bile pek bakmadığım park bravo’dan buldum. nerden ne çıkacağı gerçekten belli olmuyor. oldukça uzun bir model. özellikle havanın 10 derecenin altına düştüği günlerde sık sık kullandım, içine…“kapsül gardırop V – edit” yazısını okumaya devam et

kış kapsülünden merhaba! yine bir oldies goldies seçkisiyle karşı karşıyayız. zira sonbaharda ‘kış için almak istiyorum’ diye yazdığım hiçbir şeyi alamadan hazırladım. yeni bir blazer ceket, manto ve bootie istediğimi belirtmiştim ama kıçımı kaldırıp da detaylı bir araştırmaya girişmedim. eh, aramayınca bulunmuyor malum. yine açtım kışlık hurcunu, içinden çıkanları halihazırda giydiklerimle ölçtüm biçtim. 3 parça dışında geçen kıştan kaldırdığım ne varsa hepsi bu kış da hizmet vermek üzere dolaba dizildi. kışın neler olacak: valla bir yandan reklam ve faaliyet raporu işleri, diğer yandan vereceğim seminer…“kapsül gardırop V – aralık ocak şubat” yazısını okumaya devam et

kapsül macerası devam ediyor. ata azalta gidiyorum, sonu ne olacak meraklardayım. kasım başında kış gelecek diye telaşlanıp sonbahar kapsülüne birtakım yenilikler eklemiştim. kazaklar filan. 1-2 kez dışında giymek gerekmedi, havalar anında yumuşadı. ama aralık resmi olarak kış sayılır. o nedenle bazı düzenlemeler yapıp bu hafta yeni kapsülü paylaşacağım. sonbahar kapsülü gözlemleri: * tişörtsüz de oluyormuş: ekim sonundan beri sadece 2 tişörtleyim ve hiç sıkıntı çekmedim. sayıyı bu derece kısıtlamak benim için bile radikal bir denemeydi ama sonuçtan memnunum. yıllardır gömlekleri hep daha şık durumlar için sakladığıma…“kış kapsülüne saatler kala” yazısını okumaya devam et

belki istanbul’a kış erken geldi, belki de ben son kapsül konusunda isabetli tahminlerde bulunamadım. sonuç olarak kasım’ı zibidi gibi geçirmemek için kapsüle bir kış dokunuşu gerekiyor. bugünkü konumuz bu: az ve öz parçayla sonbahar kapsülüne ne türden kış çareleri bulunabilir? hangi özlü sözlerden ilham alınabilir? * ”kendini bil” (socrates) default kış kombinlerim gömlek+kazak+pantolon / tişört+hırka+pantolon / kırk yılda bir de gömlek+kazak+etek. kulağa pek de feminen gelmeyen bu kombinleri mümkün mertebe feminen dokularla dengelemeye çalışmak ise bir nümerolu gardrop taktiğim. yoksa asla bir ‘it girl’ olmadığımın…“kapsül gardırop IV – eylül ekim kasım – edit” yazısını okumaya devam et

sonbahar hatırası ilk defa sonbahar kapsülü yaptım. nasıl olacak diye 1 haftadır kafamın bir köşesinde kombinleri düşünüyordum. sıkıntı belli: kapsül döneminin başı 25-30 derecelerde gezerken sonunun 5-10 derecelere denk gelme ihtmali. doğmamış çocuğa don biçmeyeyim dedim, güzel havaları, 20’li dereceleri baz alan bir kapsül hazırladım. olur da kasım ortasında sibirya soğuğu gelirse kot ceketimle dona dona ağlayacak halim yok. çıkartır giyerim paltolarımı. olay 33 parçadan şaşmamak. yani palto devreye girecekse, ince ceket kapsül dışı kalacak mesela. kural bu. sonbaharda neler olacak: begüm’le 2 yıldır üzerinde çalıştığımız…“kapsül gardırop IV – eylül ekim kasım” yazısını okumaya devam et

bir kapsülün daha sonuna gelmek üzereyim. beklenmedik bazı gelişmeler dışında 33 parçamı 3 ay boyunca döndür döndür kullandım. zaten birlikteliğimiz ağustos sonuna kadar sürecek ama bu tembel pazar gününde vakti bol bulunca raporumu hazır edeyim dedim. bu kapsülde neler yaşandı: aslında yaşadığım en büyük hezimet, yıllardır giydiğim 2 tişörtte ve henüz ilkbaharda aldığım gri california tişörtte beliren minik deliklerdi. yıkandıkça garip bir şekilde delindiler. ya da giyerken delindiler de yıkandıkça mı belli oldu bilemiyorum. dikenler içinde bir hayat yaşıyor da değilim, nedendir anlamadım. sizin de…“kapsül raporu – III” yazısını okumaya devam et

haziran başından ağustos sonuna kadar kullanmayı planladığım giysiler karşınızda. bu kez toplu grup fotoyla yetineceğiz, detaylı çekimlere gerek görmedim. birçok parçayı önceki kapsüllerden biliyoruz. yeniler de aslında eskiden kalma ve/veya ikinci el. bu kapsüle neleri dahil etmedim? * takılar: düğün-dernek sezonunda aman da kapsülümü aşıyor diye, zaten yılın çoğu zamanı kenarda bekleyen 3-4 parça kolye ve küpeyi kullanmamazlık edemeyeceğime karar verdim. bu nedenle takılar out. ama her gün kullandığım standart parçalar önceki kapsüllerdekilerle tamamen aynı. bir de kemerim ve güneş gözlüğüm var. * deniz kenarı…“kapsül gardırop III – haziran temmuz ağustos” yazısını okumaya devam et

haziran geldi, nerde kapsülün diyenler için bir re-cap yapayım. mayıs kapsülünü tepe tepe kullanamadan haziran geldi. biliyorsunuz bu sefer 3 aylık gardrop düzeceğim. son 1 haftadır parçaları kafamda bir araya getirmeye başladım aslında. ama ani ve acil bir rapor işini yetiştirmeye kastırdığımdan foto çekimlerine fırsat bulamadım. belki yarın, belki hafta sonu. öncelikle 2 nümerolu kapsülle ilgili gözlemler: * mayıs ayında sadece yeşil utility ve kot ceketimi giydim, diğer ikisi dolap bekledi. * ince krem kazak hiç giyilmedi, havalar gayet sıcak gitti. * kırmızı süet çantanın…“kapsül raporu – II” yazısını okumaya devam et

ille de böyle olmak zorunda değil! elif ve mine’yle son buluşmamızda nisan kapsülümden bahsettim. elif’le zaten daha önce bir gardrop deneyi yapmış ve benzer sonuçlar almıştık. dönüp dolaşıp aynı giysileri giydiğimizi bildiğinden projeme sıcak baktı. ancak mine başkan renkleri seven, takı ve aksesuarları daha çok seven ve hatta kendisi de sürekli yeni takı ve aksesuarlar tasarlayan çok renkli bir kişilik olarak septik yaklaştı. mine’yi mine yapan tarzın bütün detaylarını 33 parçaya sığdırmak bize de pek mümkün görünmedi. ama burdan yola çıkarak aslında 33 parçanın kapsama…“kapsül gardıroba farklı yaklaşımlar” yazısını okumaya devam et

bu işi sevdim. hatta pek bir tozlu dumanlı geçen nisan ayıyla vedalaşırken en büyük motivasyonum mayıs kapsülünü hazırlayacak olmaktı. dün, seçmeyi düşündüğüm bütün giysileri yatağıma yığıp kombinler üzerinde çalıştım ve son kararlarımı verdim. mayıs benim için bolca misafir ağırladığım, arkadaşlarımla buluştuğum, evden çalıştığım ve aralarda ajansa uğradığım bir ay olacak. havalar da hala bir tuhaf. pamuklu, ince, krem rengi kazak dışında kazak ve hırka bırakmadım. ama ne olur ne olmaz diye mont cephesini de pas geçmedim. siyah kotla vedalaştım, yerine bir beyaz pantolon, bir kahve…“kapsül gardırop II – mayıs” yazısını okumaya devam et

nisan ayını 33 parçayla geçirme deneyim dün gece itibariyle sona erdi. sonuçlar güzel. 33 parçamdan sadece bir kez sapmak zorunda kaldım, o da kutlu doğum etkinliklerim kapsamında sedat’la sarıgerme’ye tatile gittiğimiz 3 gün içindi. haliyle bikini, pareo, keten pantolon ve birkenstock dörtlüsünü bazanın derinliklerinden bulup çıkarmam ve kullanmam gerekti. ama bunu saymıyorum. çünkü tatil dışında kapsül gardrobumla mutlu mesut yuvarlandım gittim. avantajları çok: * giyinmek gerçekten 3 dakika bile almıyor. seçenekler o kadar belli, sınırlı ve ortada ki, kafa karışıklığı bir opsiyon değil! * nisan’ın…“kapsül raporu – I” yazısını okumaya devam et

nisan ayını birlikte geçirmeye karar verdiğim arkadaşların toplu hatıra fotosu. kendilerini seçerken şunlara dikkat ettim: 1* nisan ayında neler yapıyor olacağım: çoğunlukla evden çalışacağım, arada ajansa uğrayacağım, havuza gideceğim. gerisi birkaç müşteri görüşmesi ve eş-dost buluşmaları… 2* nisan ayında nasıl hissetmek istiyorum: kışa göre kesinlikle daha hafif, dengeli ve enerjik 3* nisan kapsülünü özetlemek gerekirse: temel parçalarda nötr renkler, geometrik desen ve kesimler, yün, pamuk, ipek ağırlıklı giysiler, birkaç renkli detay 4* nisan ayının en büyük tehlikesi: ne idüğü belirsiz hava durumu. önlem olarak tek…“kapsül gardırop I – nisan” yazısını okumaya devam et