sizlere son gardırop yazımda 3 yazı vaat etmiştim. birincisiyle karşınızdayım bugün: ada’daki gardırobumdan tarabya’ya getirdiklerim. oldies goldies. burada fotolamadığım ama sıcak havalar kapsülüme dahil ettiğim turuncu çiçekli gömleği biliyorsunuz. işte bunlar da henüz ne yapacağıma karar veremediğim diğer parçalar. normalde eleme konusunda hızlıyımdır. tereddüt yaşamam. ama nedense bu giysiler hakkında karışık duygular içindeyim. sanırım karar vermek için yazıyorum biraz da. bu yazıda geçen parçaların markalarını da vereceğim. aradan 10-15 yıl geçmiş, gidip aynısını bulmak elbette mümkün değil ama bunca yıl dayanmış parçaların hangi markalardan olduğunu görmek açısından önemli…“eskicilik faaliyetleri” yazısını okumaya devam et

üzerimde bir rehavet. aslında ilkbahar şöyle bir görünüp kaybolduğu için çok mutluyum. lanet sıcaklar ne kadar geç gelirse o kadar güzel bana göre. öte yandan 12 derecenin üstünde seyreden her hava japonkedi’ye bahar zaten. kazak giymeme, yünlü çorap giymeme, manto giymeme havası. hele 16-17 derece demek, hemmen birken’leri çek, ayaklar özgür kalsın demek. işbu termostat ayarlarım nedeniyle, sıcak havalar kapsülümü bir araya getireli epey oluyor. ama merkür retrosu mu dersiniz, venüs yamulması mı, içimde bu kapsüle dair bir eksiklik hissi var. görünüşte her şey tamam….“kapsül gardırop: ilkbahar-yaz” yazısını okumaya devam et

minimalist gardırop

geçenlerde bir okur, ilkbahar kapsül gardırobunu oluştururken ilham bulmak üzere benim yeni kapsülü beklediğini yazmış. bir yandan ilham alınmak için beklenme fikriyle gözlerim doldu, eda taşpınar filan gibi hissettim kendimi. çok teşekkür ederim! bir yandan da bu güzel soru vesilesiyle kapsül konusunun derinine inmek ve aslında belli bir noktadan sonra ilham alarak güncellenecek hiçbir şey olmadığını söylemek istedim sizlere. radikal gardıropçu bir yazı yazayım dedim. 5 ayı deviren soğuk havalar kapsülüm bugüne dek en rahat ettiğim giysi topluluğu oldu. baştan sonra mükemmel miydiler, elbette hayır. ama hayatıma ve beklentilerime tam…“ontolojik bir kapsül gardırop yazısı” yazısını okumaya devam et

terzi

geçenlerde gwyneth paltrow’un goop’unda investment pieces – yatırım parçaları başlıklı bir yazı okudum. yazıda eşkali verilen ürünlerin toplam fiyatı aşağı yukarı 20.000 dolar ediyordu. tişikkirler gvinit. arayıp da bulamadığım yatırım fırsatı bu olsa gerek. hollywood ünlüsü olmayanlarımız için burada daha önce benzer bir olmazsa olmazlar listesi paylaşmıştım. yine de bu tip listeli yazıları okumayı seviyorum. bir tür yoklama gibi. farkettim ki gwyneth’in listesinde olsa da benim listemde hiç olamayacak bir şey var mesela: kol saati. en son lise 3’te saat takmıştım. çok beğeniyorum. ama yıllardır takamıyorum. zamanı…“gardırop yatırımları” yazısını okumaya devam et

bu yazımın amacı, sibirya soğuklarında bile tiril tiril gömleklerle yaşıyormuş gibi görünürken aslında ne gibi gizli ajanlardan destek aldığımı açıklığa kavuşturmak. zira elbette türlü türlü iç ve dış giyim unsurundan faydalanıyorum. olay karda yürüyüp iz bırakmamak. işte gizli yardımcılarım: * iç giyim departmanı özellikle üşümeye meyilli bünyelerin işe mutlaka buradan başlaması şart. çünkü üstünüze dünyanın en kalın kazağını bile giyseniz, üşüyüp üşümeyeceğinizi vücudunuza temas eden ilk katman belirliyor. vakit kaybetmeden iç çamaşırlarıyla rahat ettiğiniz markalara bir tur düzenleyin. ısı koruyucu malzemelerden üretilen sürü sepet atlet ve fanila…“minimalist kış | lahana değil elegan olmanın yolları” yazısını okumaya devam et

kış kombinleri

sevgili kapsül dostları için bu karlı günü yapıcı bir yazıyla değerlendirmeye karar verdim. bildiğiniz gibi instagram’daki varlığım sadece ilham bulmaya dayanıyor. her gün giyinip cicilerimin fotoğrafını çekebilmek ve bunları düzenli olarak paylaşmak ne elimin ne de kafamın yatkın olduğu bir şey. ama bugün keyfim yerinde, zamanım bol ve başka işim de yok. o zaman gelsin kapsülümden kombinler. fotoları doğal ışıkta çekmeye kastırdım ama kar havasının öğlen 3’te bile kendince bir karanlığı var. umarım renkler anlaşılır. bu çekimde en sık giydiğim 3 pantolonu kullandım: lacivert denim,…“kapsül gardırop | kış kombinleri” yazısını okumaya devam et

kapsüle gönlünüz var ama nerden başlayacağınızı bilemiyorsunuz. o zaman bu yazı sizin için. aslında daha önce minimalist gardıroba giden bir yol haritası paylaşmıştım. ama yollar da tıpkı yolcular gibi sonsuz ve çeşitli. o yazıdaki 7 adım benim 7 adımımdı. sizin adımlarınız bambaşka olabilir. bana göre bir şeyi yapmanın pek ortası yok. ya hemen girişip kaç saatimi, günümü alsa da yaparım, ya da yeterince hevesli değilimdir, başlamam bile. bu göbeklemeci tavrım hayatta bir yandan işimi kolaylaştırıyor, bir yandan da çok ani kararlar vererek geri dönülmez yollara…“kapsül gardırop: nerden başlasam?” yazısını okumaya devam et

6 aylık soğuk hava kapsülünde 3. ayın içindeyiz ve birtakım güncellemelerim var: portland bit pazarından aldığım angora karışımlı yeşil kazak o kadar yumoş bir parça ki haftada bir dışarı çıktığımda giymektense evde her gün giymek bana daha iyi geldi. bu parçayı ev parçası ilan ettim. sabah kalkar kalkmaz pijamamın üstüne geçiriyor ve güne en naif duygularla başlıyorum. kaldık kapsülde 34 parça. sezon başından açık renk bir kazağa daha ihtiyaç duyabileceğimin farkındaydım. gri kazağın kesimi çok kısa, pek şekil. çok soğuk havalara uygun değil. annemin bana hediye alma…“kış kapsülünde 2 yenilik” yazısını okumaya devam et

kapsül gardırop

ilk kez 6 ay kullanmak üzere hazırladığım kapsüle hoşgeldik. tarz olarak daha önceki kapsüllerimden farklı değil. çalışkan öğrenci/ingiliz mürebbiye çizgimden ödün vermedim. oldukça düz ve sade seçimlerden oluşuyor. en büyük yenilik, geçen kış ruhuma buhranlar üfleyen siyahların yerine daha sıcak toprak tonlarına yönelmiş olmam. çünkü bkz: bir kapsül gardırop dersi: sınırlı sayıda giysiyle kendinin tamamı olmayı becermek bir dolu kapsülden ve bir dolu deneme-yanılmadan sonra nihayet bu kış, hem minimalist hem de kendi istediğim tarzda minimalist olabildiğim parçaları bir araya getirdim. biliyorsunuz minimalist gardırobu en…“kapsül gardırop: sonbahar-kış” yazısını okumaya devam et

yamulmuş biyoritmimle fazla bir şey yapamıyorum ama en azından bir raporcuk yazayım dedim: new york seyahati minimalist bavulumla tek bir sorun dışında gayet sorunsuz geçti. sorun şu oldu: daha ikinci günün sabahında kot pantolonumun fermuarı bozuldu. yüksek belli olmasa bir çengelli iğneyle idare edebilirdim belki. ama olacak gibi değildi. tamir için istenen parayla soho’daki (o sırada soho civarındaydık) goodwill’den 17,99 dolara neredeyse gıcır gıcır bir kot pantolon aldım. eski kotu da elbette oralarda bırakmadım. istanbul’da muhtemelen 5 tl’ye tamir ettireceğim ve kendisi de hizmetlerine devam…“new york bavulu raporu” yazısını okumaya devam et

kaç zamandır bavul raporu vericem, her seferinde seyahat öncesi yoğunluğa kurban gidiyor, son dakkada bavulumu yapıp havaalanına koşturuyorum. yoğunluk açısından durum yine farklı değil ama bu kez hızlı davrandım, 2 gün önceden giyeceklerimi hazırladım. işte japonkedi’nin 8 günlük new york seyahati bavulu: 2 adet pantolon: açık mavi denim ve lacivert pamuklu pantolon 5 adet tişört: 1 uzun 1 kısa kollu çizgili tişört, 1 beyaz, 1 krem tişört, 1 gri tank top 1 adet uzun kollu pamuklu gömlek 1 adet ince krem rengi kazak 1 çift…“new york bavulu” yazısını okumaya devam et

sıcak hava kapsülümü değerlendirerek başlayayım: fena değildi. yaz mevsiminin buhranları içinde son endişem şıklık zaten. yazın ne giydiğime odaklanamıyorum bile. keten gömlekler, düz beyaz veya çizgili tişörtler, 1 çift birken, 2 de hafifinden pantolonla olay kapanıyor. bu yaz da farklı olmadı. aynı şeyleri giydim. 33 parça 4 aya rahat rahat yetti. bir tek helsinki seyahati için kışlıklardan ince bir kazak aldım yanıma. yazın giyinmeyi sevmememin en önemli sebebi tek katmanlı olma mahkumiyeti. yani hava 50 dereceyken neyin üstüne ne giyeceksin de tarzına boyut katacaksın? incenin incesi…“sıcak hava kapsülü raporum” yazısını okumaya devam et

geçen ay küçük bir grupla ilginç bir kapsül gardırop çalışması yaptık. sadece kadınların katılacağını düşündüğüm -ve hay allah dediğim- bir çalışmaydı ama sürpriz erkek katılımcı bambaşka sorularla karşı karşıya kalmama sebep oldu ve hepimize bedavadan erkek perspektifi sunarak zihin açtı. çok da iyi yaptı! onun dışında bu çalışma bana bir kez daha gösterdi ki dertlerimiz genel olarak aynı. ama elbette çözümler hepimiz için farklı olabiliyor. daha yakından bakalım: * tarzım ne kadar ilginç?  dergiler, televizyon, internet ve sosyal medyanın da etkisiyle modanın düsturu belli: ”sürekli…“stil sorunları” yazısını okumaya devam et

nisan 2015’ten bu yana kapsül gardırop yapıyorum. 14 ay geçmiş. çıkış noktam courtney carver ve project 333’tü: yani her 3 ayda 1, sadece 33 parçadan oluşan bir gardırop hazırlamak. ben temkinli bir başlangıç yaptım ve ilk 2 ay (nisan ve mayıs) 2 ayrı 33 parçalık gardırop hazırladım. baktım hoşuma gitti, 3 aylık rutini benimsedim ve geçen yazdan bu yana aynı yöntemle devam ettim. tüm takılar, aksesuarlar, ayakkabılar ve çantalar dahil 33 parça.   kapsül deneyine girişmeden epey önce 2011’de bir başka deney yapmış, yukarıda saydığım tüm kategorilere…“kapsül gardırop: bir dönüşüm hikayesi” yazısını okumaya devam et

kapsül zamanı geldi çattı ama kafamda deli sorular… öncelikle her 3 ayda bir kapsül yapmaktan biraz fenalık bastı sanırım. yanlış anlaşılmasın, sıkıntının sebebi 33 parçayla yaşamak değil. her 3 ayda bir bu konuya kafa yormak zorunda kalmak. dolayısıyla şöyle bir modifikasyona gitmek niyetindeyim: bundan böyle senede sadece 2 kapsül hazırlayacağım. sıcak havalar ve soğuk havalar kapsülleri. zira hem bu konuyla ilgili daha fazla mesai yapasım yok, hem de vakti zamanında posterleri ilkokul duvarlarımızı süsleyen 4 mevsimin yerinde epeydir yeller esiyor bence. kapsül gardırobun amacı -benim…“kapsül gardırop VII – haziran temmuz ağustos eylül” yazısını okumaya devam et