6 aylık soğuk hava kapsülünde 3. ayın içindeyiz ve birtakım güncellemelerim var: portland bit pazarından aldığım angora karışımlı yeşil kazak o kadar yumoş bir parça ki haftada bir dışarı çıktığımda giymektense evde her gün giymek bana daha iyi geldi. bu parçayı ev parçası ilan ettim. sabah kalkar kalkmaz pijamamın üstüne geçiriyor ve güne en naif duygularla başlıyorum. kaldık kapsülde 34 parça. sezon başından açık renk bir kazağa daha ihtiyaç duyabileceğimin farkındaydım. gri kazağın kesimi çok kısa, pek şekil. çok soğuk havalara uygun değil. annemin bana hediye alma…“kış kapsülünde 2 yenilik” yazısını okumaya devam et

metroda yayın yapan ekranlarda kısa bir programa denk gelmiştim yazın. sedef kakmacılığı hakkındaydı. bir sedef kakma ustası işin doğasını ve inceliklerini anlattı. zorluklarından ve artık giderek ortadan kaybolan bir zanaat olduğundan bahsetti. 3-5 dakikaya ne kadarı sığarsa tabi. zaten ses yayını yok, usta konuşuyor, alt yazıdan okuyoruz. dedi ki bir noktada ”işimiz maşuksa biz aşığız. hep peşinde koşuyoruz. biz onun peşinde koştukça güzelleşiyor.” metronun tıklım tıklım kalabalığında üşenmeyip çantamı açtım, not defterimi çıkardım ve ayaküstü not ettim. hem ustanın adını hem de sözlerini. öylesine yüreğime…“”5 sene sonra kendinizi nerede görüyorsunuz?”” yazısını okumaya devam et

kapsül gardırop

ilk kez 6 ay kullanmak üzere hazırladığım kapsüle hoşgeldik. tarz olarak daha önceki kapsüllerimden farklı değil. çalışkan öğrenci/ingiliz mürebbiye çizgimden ödün vermedim. oldukça düz ve sade seçimlerden oluşuyor. en büyük yenilik, geçen kış ruhuma buhranlar üfleyen siyahların yerine daha sıcak toprak tonlarına yönelmiş olmam. çünkü bkz: bir kapsül gardırop dersi: sınırlı sayıda giysiyle kendinin tamamı olmayı becermek bir dolu kapsülden ve bir dolu deneme-yanılmadan sonra nihayet bu kış, hem minimalist hem de kendi istediğim tarzda minimalist olabildiğim parçaları bir araya getirdim. biliyorsunuz minimalist gardırobu en…“kapsül gardırop: sonbahar-kış” yazısını okumaya devam et

yamulmuş biyoritmimle fazla bir şey yapamıyorum ama en azından bir raporcuk yazayım dedim: new york seyahati minimalist bavulumla tek bir sorun dışında gayet sorunsuz geçti. sorun şu oldu: daha ikinci günün sabahında kot pantolonumun fermuarı bozuldu. yüksek belli olmasa bir çengelli iğneyle idare edebilirdim belki. ama olacak gibi değildi. tamir için istenen parayla soho’daki (o sırada soho civarındaydık) goodwill’den 17,99 dolara neredeyse gıcır gıcır bir kot pantolon aldım. eski kotu da elbette oralarda bırakmadım. istanbul’da muhtemelen 5 tl’ye tamir ettireceğim ve kendisi de hizmetlerine devam…“new york bavulu raporu” yazısını okumaya devam et

kaç zamandır bavul raporu vericem, her seferinde seyahat öncesi yoğunluğa kurban gidiyor, son dakkada bavulumu yapıp havaalanına koşturuyorum. yoğunluk açısından durum yine farklı değil ama bu kez hızlı davrandım, 2 gün önceden giyeceklerimi hazırladım. işte japonkedi’nin 8 günlük new york seyahati bavulu: 2 adet pantolon: açık mavi denim ve lacivert pamuklu pantolon 5 adet tişört: 1 uzun 1 kısa kollu çizgili tişört, 1 beyaz, 1 krem tişört, 1 gri tank top 1 adet uzun kollu pamuklu gömlek 1 adet ince krem rengi kazak 1 çift…“new york bavulu” yazısını okumaya devam et

geçen ay küçük bir grupla ilginç bir kapsül gardırop çalışması yaptık. sadece kadınların katılacağını düşündüğüm -ve hay allah dediğim- bir çalışmaydı ama sürpriz erkek katılımcı bambaşka sorularla karşı karşıya kalmama sebep oldu ve hepimize bedavadan erkek perspektifi sunarak zihin açtı. çok da iyi yaptı! onun dışında bu çalışma bana bir kez daha gösterdi ki dertlerimiz genel olarak aynı. ama elbette çözümler hepimiz için farklı olabiliyor. daha yakından bakalım: * tarzım ne kadar ilginç?  dergiler, televizyon, internet ve sosyal medyanın da etkisiyle modanın düsturu belli: ”sürekli…“stil sorunları” yazısını okumaya devam et

makyaj çok kişisel bir konu. herkesin sevdiği tarzlar, renkler ve malzemeler ayrı. yüz yapısı, cilt tipi ve öne çıkarmak istediği özellikler farklı. makyaj konusunda ahkam kesenlerin her dediğini yerine getirmeye gönüllü olduğumuz şuursuz yaşları geride bıraktığımıza göre (nedense okurlarımın da benim gibi 30+ olduğunu farzediyorum) artık kendi aramızda bilgi ve deneyim paylaşımında bulunabiliriz. oh be! bugün makyaj kutuma konuk olacak, sınırlı sayıdaki makyaj malzemelerime yakından bakacağız. yalnız baştan söyleyeyim, bu yazının amacı tamamen fikir vermek. sizin seçtiğiniz olmazsa olmaz makyaj malzemeleri çok daha farklı olabilir….“minimalist makyaj” yazısını okumaya devam et

iyi bir uyku

eskiden kafamı yastığa koyar koymaz bile değil, eğer eğmez uykuya dalangillerdendim. sonra ne olduysa oldu, bazı geceler daha zor uyur hale geldim. ama kaderime razı gelmedim. internet’te, sağda solda epeyce aradım taradım, birtakım tavsiyeler, çareler buldum. deneyip işe yaradığını gördüklerimden belki siz de faydalanırsınız. * yemek saatlerini erken ve düzenli tutmak askeri bir düzenden bahsetmiyorum. ama genellikle aynı saat aralığında yemek kesinlikle uykuya dalmayı etkiliyor. mesela akşam yemeği için 8’den geçe kalmamak, daha geç yenecekse hafif yiyecekleri tercih etmek işe yarıyor. boş mideyle uyumak zor,…“iyi bir uyku için 6 öneri” yazısını okumaya devam et

nisan 2015’ten bu yana kapsül gardırop yapıyorum. 14 ay geçmiş. çıkış noktam courtney carver ve project 333’tü: yani her 3 ayda 1, sadece 33 parçadan oluşan bir gardırop hazırlamak. ben temkinli bir başlangıç yaptım ve ilk 2 ay (nisan ve mayıs) 2 ayrı 33 parçalık gardırop hazırladım. baktım hoşuma gitti, 3 aylık rutini benimsedim ve geçen yazdan bu yana aynı yöntemle devam ettim. tüm takılar, aksesuarlar, ayakkabılar ve çantalar dahil 33 parça.   kapsül deneyine girişmeden epey önce 2011’de bir başka deney yapmış, yukarıda saydığım tüm kategorilere…“kapsül gardırop: bir dönüşüm hikayesi” yazısını okumaya devam et

kapsül zamanı geldi çattı ama kafamda deli sorular… öncelikle her 3 ayda bir kapsül yapmaktan biraz fenalık bastı sanırım. yanlış anlaşılmasın, sıkıntının sebebi 33 parçayla yaşamak değil. her 3 ayda bir bu konuya kafa yormak zorunda kalmak. dolayısıyla şöyle bir modifikasyona gitmek niyetindeyim: bundan böyle senede sadece 2 kapsül hazırlayacağım. sıcak havalar ve soğuk havalar kapsülleri. zira hem bu konuyla ilgili daha fazla mesai yapasım yok, hem de vakti zamanında posterleri ilkokul duvarlarımızı süsleyen 4 mevsimin yerinde epeydir yeller esiyor bence. kapsül gardırobun amacı -benim…“kapsül gardırop VII – haziran temmuz ağustos eylül” yazısını okumaya devam et

kışın sonu geldi kapsül dostları. iyi ki de geldi, zira bana da kapsülümden daral geldi. yunan dulları gibi hep koyu renkler seçmişim, bünyemi buhranlar bastı. karlar, yağmurlar düştükçe deli gönül bi desen, bi renk, bi şekil filan istedi. hatta tam da bu sebeple indirimlerden kiremit/bordo tonlarında harika bir gömlek aldım, önümüzdeki kışa kendimce yatırım yaptım. sonbahar gardırobunda tanıştırıcam sizi. özetle mart’ın gelişi bana bu sefer çok iyi geldi. çoğunluğu yine eldeki parçalardan oluşan bahar kapsülüm 2-3 destekle biraz daha renklendi, hareketlendi. bu arada gerçekten uğraştım…“kapsül gardırop VI – mart nisan mayıs” yazısını okumaya devam et

hayallerimdeki manto ve blazer ceketi aralık indirimlerinde buldum, kış kapsülüme kattım. bu 2 parçanın yanı sıra ekoseli kahverengi yün ceketi de ekledim. onlara yer açmak içinse pek fazla giymediğimi fark ettiğim kayık yakalı yün üst, acı yeşil kaşmir hırka ve siyah kumaş pantolonu kapsülden çıkardım. böyle basit matematiklerle işliyor işte kapsül dünyası 🙂 %96 yün mantoyu normalde vitrinine bile pek bakmadığım park bravo’dan buldum. nerden ne çıkacağı gerçekten belli olmuyor. oldukça uzun bir model. özellikle havanın 10 derecenin altına düştüği günlerde sık sık kullandım, içine…“kapsül gardırop V – edit” yazısını okumaya devam et

kış kapsülünden merhaba! yine bir oldies goldies seçkisiyle karşı karşıyayız. zira sonbaharda ‘kış için almak istiyorum’ diye yazdığım hiçbir şeyi alamadan hazırladım. yeni bir blazer ceket, manto ve bootie istediğimi belirtmiştim ama kıçımı kaldırıp da detaylı bir araştırmaya girişmedim. eh, aramayınca bulunmuyor malum. yine açtım kışlık hurcunu, içinden çıkanları halihazırda giydiklerimle ölçtüm biçtim. 3 parça dışında geçen kıştan kaldırdığım ne varsa hepsi bu kış da hizmet vermek üzere dolaba dizildi. kışın neler olacak: valla bir yandan reklam ve faaliyet raporu işleri, diğer yandan vereceğim seminer…“kapsül gardırop V – aralık ocak şubat” yazısını okumaya devam et

kapsül macerası devam ediyor. ata azalta gidiyorum, sonu ne olacak meraklardayım. kasım başında kış gelecek diye telaşlanıp sonbahar kapsülüne birtakım yenilikler eklemiştim. kazaklar filan. 1-2 kez dışında giymek gerekmedi, havalar anında yumuşadı. ama aralık resmi olarak kış sayılır. o nedenle bazı düzenlemeler yapıp bu hafta yeni kapsülü paylaşacağım. sonbahar kapsülü gözlemleri: * tişörtsüz de oluyormuş: ekim sonundan beri sadece 2 tişörtleyim ve hiç sıkıntı çekmedim. sayıyı bu derece kısıtlamak benim için bile radikal bir denemeydi ama sonuçtan memnunum. yıllardır gömlekleri hep daha şık durumlar için sakladığıma…“kış kapsülüne saatler kala” yazısını okumaya devam et

belki istanbul’a kış erken geldi, belki de ben son kapsül konusunda isabetli tahminlerde bulunamadım. sonuç olarak kasım’ı zibidi gibi geçirmemek için kapsüle bir kış dokunuşu gerekiyor. bugünkü konumuz bu: az ve öz parçayla sonbahar kapsülüne ne türden kış çareleri bulunabilir? hangi özlü sözlerden ilham alınabilir? * ”kendini bil” (socrates) default kış kombinlerim gömlek+kazak+pantolon / tişört+hırka+pantolon / kırk yılda bir de gömlek+kazak+etek. kulağa pek de feminen gelmeyen bu kombinleri mümkün mertebe feminen dokularla dengelemeye çalışmak ise bir nümerolu gardrop taktiğim. yoksa asla bir ‘it girl’ olmadığımın…“kapsül gardırop IV – eylül ekim kasım – edit” yazısını okumaya devam et