geçen ay küçük bir grupla ilginç bir kapsül gardırop çalışması yaptık. sadece kadınların katılacağını düşündüğüm -ve hay allah dediğim- bir çalışmaydı ama sürpriz erkek katılımcı bambaşka sorularla karşı karşıya kalmama sebep oldu ve hepimize bedavadan erkek perspektifi sunarak zihin açtı. çok da iyi yaptı! onun dışında bu çalışma bana bir kez daha gösterdi ki dertlerimiz genel olarak aynı. ama elbette çözümler hepimiz için farklı olabiliyor. daha yakından bakalım: * tarzım ne kadar ilginç?  dergiler, televizyon, internet ve sosyal medyanın da etkisiyle modanın düsturu belli: ”sürekli…“stil sorunları” yazısını okumaya devam et

makyaj çok kişisel bir konu. herkesin sevdiği tarzlar, renkler ve malzemeler ayrı. yüz yapısı, cilt tipi ve öne çıkarmak istediği özellikler farklı. makyaj konusunda ahkam kesenlerin her dediğini yerine getirmeye gönüllü olduğumuz şuursuz yaşları geride bıraktığımıza göre (nedense okurlarımın da benim gibi 30+ olduğunu farzediyorum) artık kendi aramızda bilgi ve deneyim paylaşımında bulunabiliriz. oh be! bugün makyaj kutuma konuk olacak, sınırlı sayıdaki makyaj malzemelerime yakından bakacağız. yalnız baştan söyleyeyim, bu yazının amacı tamamen fikir vermek. sizin seçtiğiniz olmazsa olmaz makyaj malzemeleri çok daha farklı olabilir….“minimalist makyaj” yazısını okumaya devam et

iyi bir uyku

eskiden kafamı yastığa koyar koymaz bile değil, eğer eğmez uykuya dalangillerdendim. sonra ne olduysa oldu, bazı geceler daha zor uyur hale geldim. ama kaderime razı gelmedim. internet’te, sağda solda epeyce aradım taradım, birtakım tavsiyeler, çareler buldum. deneyip işe yaradığını gördüklerimden belki siz de faydalanırsınız. * yemek saatlerini erken ve düzenli tutmak askeri bir düzenden bahsetmiyorum. ama genellikle aynı saat aralığında yemek kesinlikle uykuya dalmayı etkiliyor. mesela akşam yemeği için 8’den geçe kalmamak, daha geç yenecekse hafif yiyecekleri tercih etmek işe yarıyor. boş mideyle uyumak zor,…“iyi bir uyku için 6 öneri” yazısını okumaya devam et

nisan 2015’ten bu yana kapsül gardırop yapıyorum. 14 ay geçmiş. çıkış noktam courtney carver ve project 333’tü: yani her 3 ayda 1, sadece 33 parçadan oluşan bir gardırop hazırlamak. ben temkinli bir başlangıç yaptım ve ilk 2 ay (nisan ve mayıs) 2 ayrı 33 parçalık gardırop hazırladım. baktım hoşuma gitti, 3 aylık rutini benimsedim ve geçen yazdan bu yana aynı yöntemle devam ettim. tüm takılar, aksesuarlar, ayakkabılar ve çantalar dahil 33 parça.   kapsül deneyine girişmeden epey önce 2011’de bir başka deney yapmış, yukarıda saydığım tüm kategorilere…“kapsül gardırop: bir dönüşüm hikayesi” yazısını okumaya devam et

kapsül zamanı geldi çattı ama kafamda deli sorular… öncelikle her 3 ayda bir kapsül yapmaktan biraz fenalık bastı sanırım. yanlış anlaşılmasın, sıkıntının sebebi 33 parçayla yaşamak değil. her 3 ayda bir bu konuya kafa yormak zorunda kalmak. dolayısıyla şöyle bir modifikasyona gitmek niyetindeyim: bundan böyle senede sadece 2 kapsül hazırlayacağım. sıcak havalar ve soğuk havalar kapsülleri. zira hem bu konuyla ilgili daha fazla mesai yapasım yok, hem de vakti zamanında posterleri ilkokul duvarlarımızı süsleyen 4 mevsimin yerinde epeydir yeller esiyor bence. kapsül gardırobun amacı -benim…“kapsül gardırop VII – haziran temmuz ağustos eylül” yazısını okumaya devam et

kışın sonu geldi kapsül dostları. iyi ki de geldi, zira bana da kapsülümden daral geldi. yunan dulları gibi hep koyu renkler seçmişim, bünyemi buhranlar bastı. karlar, yağmurlar düştükçe deli gönül bi desen, bi renk, bi şekil filan istedi. hatta tam da bu sebeple indirimlerden kiremit/bordo tonlarında harika bir gömlek aldım, önümüzdeki kışa kendimce yatırım yaptım. sonbahar gardırobunda tanıştırıcam sizi. özetle mart’ın gelişi bana bu sefer çok iyi geldi. çoğunluğu yine eldeki parçalardan oluşan bahar kapsülüm 2-3 destekle biraz daha renklendi, hareketlendi. bu arada gerçekten uğraştım…“kapsül gardırop VI – mart nisan mayıs” yazısını okumaya devam et

hayallerimdeki manto ve blazer ceketi aralık indirimlerinde buldum, kış kapsülüme kattım. bu 2 parçanın yanı sıra ekoseli kahverengi yün ceketi de ekledim. onlara yer açmak içinse pek fazla giymediğimi fark ettiğim kayık yakalı yün üst, acı yeşil kaşmir hırka ve siyah kumaş pantolonu kapsülden çıkardım. böyle basit matematiklerle işliyor işte kapsül dünyası 🙂 %96 yün mantoyu normalde vitrinine bile pek bakmadığım park bravo’dan buldum. nerden ne çıkacağı gerçekten belli olmuyor. oldukça uzun bir model. özellikle havanın 10 derecenin altına düştüği günlerde sık sık kullandım, içine…“kapsül gardırop V – edit” yazısını okumaya devam et

kış kapsülünden merhaba! yine bir oldies goldies seçkisiyle karşı karşıyayız. zira sonbaharda ‘kış için almak istiyorum’ diye yazdığım hiçbir şeyi alamadan hazırladım. yeni bir blazer ceket, manto ve bootie istediğimi belirtmiştim ama kıçımı kaldırıp da detaylı bir araştırmaya girişmedim. eh, aramayınca bulunmuyor malum. yine açtım kışlık hurcunu, içinden çıkanları halihazırda giydiklerimle ölçtüm biçtim. 3 parça dışında geçen kıştan kaldırdığım ne varsa hepsi bu kış da hizmet vermek üzere dolaba dizildi. kışın neler olacak: valla bir yandan reklam ve faaliyet raporu işleri, diğer yandan vereceğim seminer…“kapsül gardırop V – aralık ocak şubat” yazısını okumaya devam et

kapsül macerası devam ediyor. ata azalta gidiyorum, sonu ne olacak meraklardayım. kasım başında kış gelecek diye telaşlanıp sonbahar kapsülüne birtakım yenilikler eklemiştim. kazaklar filan. 1-2 kez dışında giymek gerekmedi, havalar anında yumuşadı. ama aralık resmi olarak kış sayılır. o nedenle bazı düzenlemeler yapıp bu hafta yeni kapsülü paylaşacağım. sonbahar kapsülü gözlemleri: * tişörtsüz de oluyormuş: ekim sonundan beri sadece 2 tişörtleyim ve hiç sıkıntı çekmedim. sayıyı bu derece kısıtlamak benim için bile radikal bir denemeydi ama sonuçtan memnunum. yıllardır gömlekleri hep daha şık durumlar için sakladığıma…“kış kapsülüne saatler kala” yazısını okumaya devam et

belki istanbul’a kış erken geldi, belki de ben son kapsül konusunda isabetli tahminlerde bulunamadım. sonuç olarak kasım’ı zibidi gibi geçirmemek için kapsüle bir kış dokunuşu gerekiyor. bugünkü konumuz bu: az ve öz parçayla sonbahar kapsülüne ne türden kış çareleri bulunabilir? hangi özlü sözlerden ilham alınabilir? * ”kendini bil” (socrates) default kış kombinlerim gömlek+kazak+pantolon / tişört+hırka+pantolon / kırk yılda bir de gömlek+kazak+etek. kulağa pek de feminen gelmeyen bu kombinleri mümkün mertebe feminen dokularla dengelemeye çalışmak ise bir nümerolu gardrop taktiğim. yoksa asla bir ‘it girl’ olmadığımın…“kapsül gardırop IV – eylül ekim kasım – edit” yazısını okumaya devam et

sonbahar hatırası ilk defa sonbahar kapsülü yaptım. nasıl olacak diye 1 haftadır kafamın bir köşesinde kombinleri düşünüyordum. sıkıntı belli: kapsül döneminin başı 25-30 derecelerde gezerken sonunun 5-10 derecelere denk gelme ihtmali. doğmamış çocuğa don biçmeyeyim dedim, güzel havaları, 20’li dereceleri baz alan bir kapsül hazırladım. olur da kasım ortasında sibirya soğuğu gelirse kot ceketimle dona dona ağlayacak halim yok. çıkartır giyerim paltolarımı. olay 33 parçadan şaşmamak. yani palto devreye girecekse, ince ceket kapsül dışı kalacak mesela. kural bu. sonbaharda neler olacak: begüm’le 2 yıldır üzerinde çalıştığımız…“kapsül gardırop IV – eylül ekim kasım” yazısını okumaya devam et

bir kapsülün daha sonuna gelmek üzereyim. beklenmedik bazı gelişmeler dışında 33 parçamı 3 ay boyunca döndür döndür kullandım. zaten birlikteliğimiz ağustos sonuna kadar sürecek ama bu tembel pazar gününde vakti bol bulunca raporumu hazır edeyim dedim. bu kapsülde neler yaşandı: aslında yaşadığım en büyük hezimet, yıllardır giydiğim 2 tişörtte ve henüz ilkbaharda aldığım gri california tişörtte beliren minik deliklerdi. yıkandıkça garip bir şekilde delindiler. ya da giyerken delindiler de yıkandıkça mı belli oldu bilemiyorum. dikenler içinde bir hayat yaşıyor da değilim, nedendir anlamadım. sizin de…“kapsül raporu – III” yazısını okumaya devam et

haziran başından ağustos sonuna kadar kullanmayı planladığım giysiler karşınızda. bu kez toplu grup fotoyla yetineceğiz, detaylı çekimlere gerek görmedim. birçok parçayı önceki kapsüllerden biliyoruz. yeniler de aslında eskiden kalma ve/veya ikinci el. bu kapsüle neleri dahil etmedim? * takılar: düğün-dernek sezonunda aman da kapsülümü aşıyor diye, zaten yılın çoğu zamanı kenarda bekleyen 3-4 parça kolye ve küpeyi kullanmamazlık edemeyeceğime karar verdim. bu nedenle takılar out. ama her gün kullandığım standart parçalar önceki kapsüllerdekilerle tamamen aynı. bir de kemerim ve güneş gözlüğüm var. * deniz kenarı…“kapsül gardırop III – haziran temmuz ağustos” yazısını okumaya devam et

haziran geldi, nerde kapsülün diyenler için bir re-cap yapayım. mayıs kapsülünü tepe tepe kullanamadan haziran geldi. biliyorsunuz bu sefer 3 aylık gardrop düzeceğim. son 1 haftadır parçaları kafamda bir araya getirmeye başladım aslında. ama ani ve acil bir rapor işini yetiştirmeye kastırdığımdan foto çekimlerine fırsat bulamadım. belki yarın, belki hafta sonu. öncelikle 2 nümerolu kapsülle ilgili gözlemler: * mayıs ayında sadece yeşil utility ve kot ceketimi giydim, diğer ikisi dolap bekledi. * ince krem kazak hiç giyilmedi, havalar gayet sıcak gitti. * kırmızı süet çantanın…“kapsül raporu – II” yazısını okumaya devam et

kendi küçük dünyamda televizyondan, gazeteden, güncel sosyal medyadan yani özetle haberlerden bihaber mutlu mesut yaşıyorum ya, ölenleri, öldürülenleri, atıp tutanları, çalıp kaçanları, ayıp edenleri, kayıp edenleri, dedikoduları, iftiraları, ihtilafları bilmeden geçiyor hayat. bundan şikayetim de yok, böyle yaşamayı ben seçtim. sosyal haberlere maruz kalmak ancak diğer insanlarla bir araya gelirsem mümkün. gerçi arkadaşlarımın çoğu da benim gibi yaşayan, başkalarının hayatları ve seçimleri üzerinden kendine üzüntü ve güçsüzlük vesilesi yaratmayan insanlar. bir araya geldiğimizde yaptıklarımızdan ve yapmak istediklerimizden konuşuyoruz, deneyimlerimizi, düşüncelerimizi, hayallerimizi paylaşıyoruz. elbette dedikodu da…“insanlar yorar” yazısını okumaya devam et