üzerimde bir rehavet. aslında ilkbahar şöyle bir görünüp kaybolduğu için çok mutluyum. lanet sıcaklar ne kadar geç gelirse o kadar güzel bana göre. öte yandan 12 derecenin üstünde seyreden her hava japonkedi’ye bahar zaten. kazak giymeme, yünlü çorap giymeme, manto giymeme havası. hele 16-17 derece demek, hemmen birken’leri çek, ayaklar özgür kalsın demek. işbu termostat ayarlarım nedeniyle, sıcak havalar kapsülümü bir araya getireli epey oluyor. ama merkür retrosu mu dersiniz, venüs yamulması mı, içimde bu kapsüle dair bir eksiklik hissi var. görünüşte her şey tamam….“kapsül gardırop: ilkbahar-yaz” yazısını okumaya devam et

minimalist gardırop

geçenlerde bir okur, ilkbahar kapsül gardırobunu oluştururken ilham bulmak üzere benim yeni kapsülü beklediğini yazmış. bir yandan ilham alınmak için beklenme fikriyle gözlerim doldu, eda taşpınar filan gibi hissettim kendimi. çok teşekkür ederim! bir yandan da bu güzel soru vesilesiyle kapsül konusunun derinine inmek ve aslında belli bir noktadan sonra ilham alarak güncellenecek hiçbir şey olmadığını söylemek istedim sizlere. radikal gardıropçu bir yazı yazayım dedim. 5 ayı deviren soğuk havalar kapsülüm bugüne dek en rahat ettiğim giysi topluluğu oldu. baştan sonra mükemmel miydiler, elbette hayır. ama hayatıma ve beklentilerime tam…“ontolojik bir kapsül gardırop yazısı” yazısını okumaya devam et

ilgilendiğim şeyler konusunda disiplinli biri değilim. (artık değilim. geçmişte kendime karşı daha acımasızdım. heil hitler.) epeydir hayat felsefemin derinliği 50 IQ civarında seyrediyor: ”olduğu kadar.” çok sevdiğim blog’lar var ama onları düzenli olarak okumak her hafta, hatta bazen haftalarca mümkün olmuyor. bu blog’un kimi okurları nazarında ”evde oturduğu yerden metin yazıyomuş yiee” gibi bir imajım olabilir. gerçek şu ki hem yapılacaklar listem hem de ilgimi çeken konular çok fazla. eh, hepsine aynı anda yetişmeye çalışırken bir yandan da para kazanmak gerekiyor malumunuz. kimse ayın 1’inde maaş ödemiyor…“birkaç blog tavsiyesi ve bir teklif” yazısını okumaya devam et

terzi

geçenlerde gwyneth paltrow’un goop’unda investment pieces – yatırım parçaları başlıklı bir yazı okudum. yazıda eşkali verilen ürünlerin toplam fiyatı aşağı yukarı 20.000 dolar ediyordu. tişikkirler gvinit. arayıp da bulamadığım yatırım fırsatı bu olsa gerek. hollywood ünlüsü olmayanlarımız için burada daha önce benzer bir olmazsa olmazlar listesi paylaşmıştım. yine de bu tip listeli yazıları okumayı seviyorum. bir tür yoklama gibi. farkettim ki gwyneth’in listesinde olsa da benim listemde hiç olamayacak bir şey var mesela: kol saati. en son lise 3’te saat takmıştım. çok beğeniyorum. ama yıllardır takamıyorum. zamanı…“gardırop yatırımları” yazısını okumaya devam et

bu yazımın amacı, sibirya soğuklarında bile tiril tiril gömleklerle yaşıyormuş gibi görünürken aslında ne gibi gizli ajanlardan destek aldığımı açıklığa kavuşturmak. zira elbette türlü türlü iç ve dış giyim unsurundan faydalanıyorum. olay karda yürüyüp iz bırakmamak. işte gizli yardımcılarım: * iç giyim departmanı özellikle üşümeye meyilli bünyelerin işe mutlaka buradan başlaması şart. çünkü üstünüze dünyanın en kalın kazağını bile giyseniz, üşüyüp üşümeyeceğinizi vücudunuza temas eden ilk katman belirliyor. vakit kaybetmeden iç çamaşırlarıyla rahat ettiğiniz markalara bir tur düzenleyin. ısı koruyucu malzemelerden üretilen sürü sepet atlet ve fanila…“minimalist kış | lahana değil elegan olmanın yolları” yazısını okumaya devam et

kış kombinleri

sevgili kapsül dostları için bu karlı günü yapıcı bir yazıyla değerlendirmeye karar verdim. bildiğiniz gibi instagram’daki varlığım sadece ilham bulmaya dayanıyor. her gün giyinip cicilerimin fotoğrafını çekebilmek ve bunları düzenli olarak paylaşmak ne elimin ne de kafamın yatkın olduğu bir şey. ama bugün keyfim yerinde, zamanım bol ve başka işim de yok. o zaman gelsin kapsülümden kombinler. fotoları doğal ışıkta çekmeye kastırdım ama kar havasının öğlen 3’te bile kendince bir karanlığı var. umarım renkler anlaşılır. bu çekimde en sık giydiğim 3 pantolonu kullandım: lacivert denim,…“kapsül gardırop | kış kombinleri” yazısını okumaya devam et

kapsüle gönlünüz var ama nerden başlayacağınızı bilemiyorsunuz. o zaman bu yazı sizin için. aslında daha önce minimalist gardıroba giden bir yol haritası paylaşmıştım. ama yollar da tıpkı yolcular gibi sonsuz ve çeşitli. o yazıdaki 7 adım benim 7 adımımdı. sizin adımlarınız bambaşka olabilir. bana göre bir şeyi yapmanın pek ortası yok. ya hemen girişip kaç saatimi, günümü alsa da yaparım, ya da yeterince hevesli değilimdir, başlamam bile. bu göbeklemeci tavrım hayatta bir yandan işimi kolaylaştırıyor, bir yandan da çok ani kararlar vererek geri dönülmez yollara…“kapsül gardırop: nerden başlasam?” yazısını okumaya devam et

6 aylık soğuk hava kapsülünde 3. ayın içindeyiz ve birtakım güncellemelerim var: portland bit pazarından aldığım angora karışımlı yeşil kazak o kadar yumoş bir parça ki haftada bir dışarı çıktığımda giymektense evde her gün giymek bana daha iyi geldi. bu parçayı ev parçası ilan ettim. sabah kalkar kalkmaz pijamamın üstüne geçiriyor ve güne en naif duygularla başlıyorum. kaldık kapsülde 34 parça. sezon başından açık renk bir kazağa daha ihtiyaç duyabileceğimin farkındaydım. gri kazağın kesimi çok kısa, pek şekil. çok soğuk havalara uygun değil. annemin bana hediye alma…“kış kapsülünde 2 yenilik” yazısını okumaya devam et

metroda yayın yapan ekranlarda kısa bir programa denk gelmiştim yazın. sedef kakmacılığı hakkındaydı. bir sedef kakma ustası işin doğasını ve inceliklerini anlattı. zorluklarından ve artık giderek ortadan kaybolan bir zanaat olduğundan bahsetti. 3-5 dakikaya ne kadarı sığarsa tabi. zaten ses yayını yok, usta konuşuyor, alt yazıdan okuyoruz. dedi ki bir noktada ”işimiz maşuksa biz aşığız. hep peşinde koşuyoruz. biz onun peşinde koştukça güzelleşiyor.” metronun tıklım tıklım kalabalığında üşenmeyip çantamı açtım, not defterimi çıkardım ve ayaküstü not ettim. hem ustanın adını hem de sözlerini. öylesine yüreğime…“”5 sene sonra kendinizi nerede görüyorsunuz?”” yazısını okumaya devam et

kapsül gardırop

ilk kez 6 ay kullanmak üzere hazırladığım kapsüle hoşgeldik. tarz olarak daha önceki kapsüllerimden farklı değil. çalışkan öğrenci/ingiliz mürebbiye çizgimden ödün vermedim. oldukça düz ve sade seçimlerden oluşuyor. en büyük yenilik, geçen kış ruhuma buhranlar üfleyen siyahların yerine daha sıcak toprak tonlarına yönelmiş olmam. çünkü bkz: bir kapsül gardırop dersi: sınırlı sayıda giysiyle kendinin tamamı olmayı becermek bir dolu kapsülden ve bir dolu deneme-yanılmadan sonra nihayet bu kış, hem minimalist hem de kendi istediğim tarzda minimalist olabildiğim parçaları bir araya getirdim. biliyorsunuz minimalist gardırobu en…“kapsül gardırop: sonbahar-kış” yazısını okumaya devam et

yamulmuş biyoritmimle fazla bir şey yapamıyorum ama en azından bir raporcuk yazayım dedim: new york seyahati minimalist bavulumla tek bir sorun dışında gayet sorunsuz geçti. sorun şu oldu: daha ikinci günün sabahında kot pantolonumun fermuarı bozuldu. yüksek belli olmasa bir çengelli iğneyle idare edebilirdim belki. ama olacak gibi değildi. tamir için istenen parayla soho’daki (o sırada soho civarındaydık) goodwill’den 17,99 dolara neredeyse gıcır gıcır bir kot pantolon aldım. eski kotu da elbette oralarda bırakmadım. istanbul’da muhtemelen 5 tl’ye tamir ettireceğim ve kendisi de hizmetlerine devam…“new york bavulu raporu” yazısını okumaya devam et

kaç zamandır bavul raporu vericem, her seferinde seyahat öncesi yoğunluğa kurban gidiyor, son dakkada bavulumu yapıp havaalanına koşturuyorum. yoğunluk açısından durum yine farklı değil ama bu kez hızlı davrandım, 2 gün önceden giyeceklerimi hazırladım. işte japonkedi’nin 8 günlük new york seyahati bavulu: 2 adet pantolon: açık mavi denim ve lacivert pamuklu pantolon 5 adet tişört: 1 uzun 1 kısa kollu çizgili tişört, 1 beyaz, 1 krem tişört, 1 gri tank top 1 adet uzun kollu pamuklu gömlek 1 adet ince krem rengi kazak 1 çift…“new york bavulu” yazısını okumaya devam et

geçen ay küçük bir grupla ilginç bir kapsül gardırop çalışması yaptık. sadece kadınların katılacağını düşündüğüm -ve hay allah dediğim- bir çalışmaydı ama sürpriz erkek katılımcı bambaşka sorularla karşı karşıya kalmama sebep oldu ve hepimize bedavadan erkek perspektifi sunarak zihin açtı. çok da iyi yaptı! onun dışında bu çalışma bana bir kez daha gösterdi ki dertlerimiz genel olarak aynı. ama elbette çözümler hepimiz için farklı olabiliyor. daha yakından bakalım: * tarzım ne kadar ilginç?  dergiler, televizyon, internet ve sosyal medyanın da etkisiyle modanın düsturu belli: ”sürekli…“stil sorunları” yazısını okumaya devam et

makyaj çok kişisel bir konu. herkesin sevdiği tarzlar, renkler ve malzemeler ayrı. yüz yapısı, cilt tipi ve öne çıkarmak istediği özellikler farklı. makyaj konusunda ahkam kesenlerin her dediğini yerine getirmeye gönüllü olduğumuz şuursuz yaşları geride bıraktığımıza göre (nedense okurlarımın da benim gibi 30+ olduğunu farzediyorum) artık kendi aramızda bilgi ve deneyim paylaşımında bulunabiliriz. oh be! bugün makyaj kutuma konuk olacak, sınırlı sayıdaki makyaj malzemelerime yakından bakacağız. yalnız baştan söyleyeyim, bu yazının amacı tamamen fikir vermek. sizin seçtiğiniz olmazsa olmaz makyaj malzemeleri çok daha farklı olabilir….“minimalist makyaj” yazısını okumaya devam et

iyi bir uyku

eskiden kafamı yastığa koyar koymaz bile değil, eğer eğmez uykuya dalangillerdendim. sonra ne olduysa oldu, bazı geceler daha zor uyur hale geldim. ama kaderime razı gelmedim. internet’te, sağda solda epeyce aradım taradım, birtakım tavsiyeler, çareler buldum. deneyip işe yaradığını gördüklerimden belki siz de faydalanırsınız. * yemek saatlerini erken ve düzenli tutmak askeri bir düzenden bahsetmiyorum. ama genellikle aynı saat aralığında yemek kesinlikle uykuya dalmayı etkiliyor. mesela akşam yemeği için 8’den geçe kalmamak, daha geç yenecekse hafif yiyecekleri tercih etmek işe yarıyor. boş mideyle uyumak zor,…“iyi bir uyku için 6 öneri” yazısını okumaya devam et