tartı günü. extra müjdeli bir durum yok ama şikayetim de yok. aynı kiloda takılıyorum. sanırım spora başlamanın verdiği ani şok etkisiyle vücut kendine gelmeye çalışıyor. tabi ödemsizlik ve göbeksizlik berdevam. ömer hoca’ya gideceğim günler sabah kahvaltısına bir dilim düşük glutenli ekmeği de dahil etmeyi planlıyorum. işin içine bolca hareket girince enerji durumuma göre bazı ayarlamalar yapmak gerekecek. dün füsun bizdeydi. estetik cerrahiden beslenmeye, spordan cilt bakımına nasıl da her fikrin mutlaka karşıt fikirleriyle birlikte gelerek insanı manyak ettiğinden konuştuk. şu günde 2 litre su içme…“low carb – 22. gün” yazısını okumaya devam et

cumartesi günkü spor seansımdan beri sünnet çocuğu gibi geziyordum. ama sakin geçen bir pazar gününden sonra bugün kendimi sokaklara vurdum, sosyal kelebek oldum. hatta akşamüstü 6 aydır ara verdiğim ömer hoca’ya uğrayıp 50 dakikalık strech dersine katıldım. bale-kardiyo gibi bir ders. yüksek volümlü dımtıs-dımtıs gym ortamlarından sonra tam bir huzur kaçamağı. klasik müzik parçaları eşliğinde, sakin sakin başlamakla birlikte dersin sonunda tişörtü yamyaş eden bir başka kondisyon klasiği. çivi çiviyi söker diye gittim. hazır tony ve karen’la kaslara şok yaşatmışken durmak yok. ilginç bir şekilde…“low carb – 21. gün” yazısını okumaya devam et

sabah kahvaltısı – 1 bardak limonlu ılık su– sahanda sucuklu yumurta– 1 küçük dilim bol tereyağlı düşük glutenli ekmek– 2 küçük pankek, bol kaymak ve az ayva reçeli– 2 fincan çay– su akşam yemeği – acılı ekşili kuru patlıcan dolması– yoğurt– zeytinyağı ve limonlu çiğ lahana ve taze nane salatası kuru patlıcan dolmasına bayılıyorum. birçok farklı tarif denedim, en güvendiğim bu. gerçi ben harcına sadece 1 çay bardağı basmati pirinci ekledim, pişirirken kemik kullanmadım ve sosuna toz şeker koymadım. 3 yerine 1 kuru soğan ve…“low carb – 20. gün” yazısını okumaya devam et

6 aydır iris’le koru yokuşlarındaki çiş-kaka turlarımız dışında patates gibi yaşamanın bir sonucu olarak ne kadar hamladığımı, bu sabah karen&tony hill’in dersinde fark ettim. cayır cayır cross-fit, yaldır yaldır kardiyo ve tam 1 saat. bittiğinde hepimiz terden yamyaştık. zaten 35. dakkadan sonra bende heart rate 190’a vurdu. midem bulanıyor, kafam zomzom. tony sağolsun beni kenara oturtup kağıt havlu getirdi. 160’a düşünceye kadar terimi silip yedekte bekledim. sonra azar azar devam ettim ve kazasız belasız tamamladım. ama spor budur işte yahu, terden sırılsıklam olmayı ne kadar…“low carb – 19. gün” yazısını okumaya devam et

yarın tony ve karen hill‘in cihangir’deki workshop’una katılıyorum. karbonhidrat depolarım 2 haftadır sıfırlanmış vaziyetteyken 1 saat boot camp yapmak mümkün değildir sanırım. bu nedenle bir değişiklik yapıp yarın sabah yumurtamın yanında yarım da simit yuvarlayacağım. zaten bu konuyu bir de onlara sormak lazım. bakalım nasıl cevaplar gelecek. bilgilenip dönücem ben size. sabah kahvaltısı – tereyağında sucuk, pırasa ve cheddar peynirli omlet – dünden kalan ıspanak+greyfurt+avokado salatası – 1 fincan çay – su akşam yemeği – kereviz, pırasa ve havuçlu tavuk çorbası – köfte – su…“low carb – 18. gün” yazısını okumaya devam et

metin olalım ara sıra sadece kendimiz okuyoruz diye şüphelendiğimiz kitaplar çıkardığımız bir hatun ekibi var. yenilen pehlivan güreşe doymazmış, biz de bugün yeni bir kitap projesi için yeniden bir araya geldik. bebek baylan’da geç bir kahvaltı ettik. kitapta ne olsun ne olmasın diye başlayan muhabbetimiz ‘bu tarz benim’ programıyla ilgili fantastik bilgilerin paylaşımıyla (bkz. dedikodu) devam etti. doktor egolarından besin entoleransı testlerine, ordan bilecik hava, yol ve arazi durumuna atladı. güneşli, lezzetli, sohbetli bir buluşma oldu. üstüne de geçen seneki okuldan 2 tane cici öğrencimi…“low carb – 17. gün” yazısını okumaya devam et

bugün sizin de başınıza hiç hesapta olmayan şeyler geldi mi? merkür’ün gerilemeye başladığını müjdeler, sabırlar dilerim! sabahki toplantıma beni sedat götürecek diye erkenden uyandım, kahvaltı hazırlığı yaparken alt komşumuz aradı ”arabanızı gördünüz mü?” diye. pencereden bir de baktık ki bizim vosvos’un üstüne koca bir ağaç devrilmiş. arka taraf ve arka cam sizlere ömür. doğada yaşamanın cilveleri dedik. sedat sigorta şirketini ara, polisi ara, zabıt tuttur işleriyle cebelleşirken ben de metroya koşturdum, toplantıma yetiştim – boru gibi çıkan gripli sesim ve durmak bilmeyen sümüklerimle birlikte tabi….“low carb – 16. gün” yazısını okumaya devam et

2 hafta geride kaldı low-carb dostları. bugün tartı günü: sizlere 54 kilodan sesleniyorum. hissedilen ve hatta gözle görülen durum ise, bütün pantolonların bol gelmesi, yanlardan bariz şekilde incelme, göbeksizlik ve genel hafiflik duygusu olarak özetlenebilir. benim için oldukça yoğun ve yorucu bir haftaydı, kolay geçmedi. hastalık da cabası oldu. ama pideli köfte dışında majör bir gaflet anı yaşanmadı. zaten onu kompanse etmek için tünel’den osmanbey’e kadar yürüdüm akşam akşam. erimiştir herhalde. akşamüstü ayşe ile epeydir ihmal ettiğimiz kese-masaj sefamızı gerçekleştirdik. istikamet çemberlitaş hamamı. temizlik, arınma…“low carb – 15. gün” yazısını okumaya devam et

sabah kahvaltısı – 1 yemek kaşığı elma sirkeli su– tereyağında 2 yumurtadan pırasa, ıspanak ve sucuklu omlet– 1 fincan aromalı yeşil çay + hindistancevizi yağı– su erken akşam yemeği – bursa ızgara’da tereyağlı pideli köfte (pidenin sadece 1/3’ünü yedim)– yoğurt– su– türk kahvesi isveççe dersi sırasında – yeşil çay– su gece – boğazımıza iyi gelebilir umuduyla 1 shot jägermeister– zencefilli çay

haftaya hazır başlamak işin yarısı. pazar günü kolları sıvayın ve hafta içinde ihtiyaç duyabileceğiniz yiyecekleri önceden hazırlayıp depolayın. canınızın çektiği şeylere öncelik vererek haftanın temel besin maddelerini planlayın. işte hayat kurtaran low-carb check-list: * dolapta birkaç çeşit peynir ve şarküteri ürününüz olsun * bolca zeytin, turşu ve 2-3 adet avokadonuz bulunsun * düşük glutenli ekmek, wasa veya finncrisp şart * salata malzemesi, maydanoz, dereotu, fesleğen ve nane stoklayın * 8-10 köfteyi hazır edin * 3-4 konserve balığınız olsun * 6-7 tane tavuk göğsü haşlayın, dilerseniz…“low carb’ı kolaylaştıran pratik öneriler” yazısını okumaya devam et

hasta gibiyim. uykusuzluk, seyahatler ve işler birleşince boğaz ve burunda isyanlar yaratmış, sedat’ın geçen hafta misafir ettiği virüsler bana uğramadan evi terk etmek istememiş anlaşılan. bol zencefilli çayların yanında yoğun c ve d vitaminiyle ağırlıyorum kendilerini. sonuçta misafirliğin kısası makbuldür. yumurta salatasından daha önce bahsetmiştim. sabah veya akşam yenebilen, pratik ve doyurucu bir lezzet. bir kere bol miktarda (mesela şöyle 7-8 yumurtadan) hazırladıktan sonra birçok farklı şekilde kombinleyebilirsiniz! * üstünde somon fümeyle olur * altında kars kaşarı, dil peyniri, beyaz peynirle olur * haşlanmış/didilmiş tavukla…“low carb – 13. gün” yazısını okumaya devam et

evde çalışarak geçen bir cumartesi. özlem’le ankara ve çeşme’ye, pınar’la budapeşte’ye seyahat planları yapmak, günün yegane heyecanlı kısmıydı. gerçi henüz plan değil hayal fazındalar ama biliyorsunuz hayalini kurmadan planı yapılmıyor 🙂 sabah kahvaltısı – 1 bardak elma sirkeli su– 2 yumurtadan köy biberli ve sucuklu omlet– 1 fincan meyveli siyah çay– su akşam yemeği – pırasalı domates çorbası– kıymalı kabak yemeği– köz biber+avokado+maydanoz salatası– su akşam sefası – foodie’nin müthiş low-carb tatlısı – bol süt kreması eşliğinde 1 dilim– 2 fincan zencefil+tarçın+ıhlamur çayı

dün bütün gün istanbul-bilecik arası karlı yollarda, tapu dairelerinde, bol sohbetle geçti. sedat’la 2,5 yıl boyunca banka kasasında tam pansiyon konaklayan ve böğrüme her sene 400 tl kasa kirası şeklinde saplanan altınları daha ucuza değerlendirmek için, yine bilecik’in çamlı tepelerinden bir arsa aldıydık ağustos’ta. işte ona iyi bir fiyata talip çıkmış. haneminizin hanımağası olarak tapu ziyareti bana düştü. onu sattım, müstakbel bursa-ankara yolu üzerinde başka bir yer aldım – ileri görüşlüyümdür. ruhi bey sağolsun, yol üstündeki berceste tesislerinde, kuş sütü eksik olmayan bir kahvaltı masası…“low carb – 11. gün” yazısını okumaya devam et

2 toplantım da son anda iptal olunca bugün evciydim. sabahtan çalıştım, öğleden sonra gezdim tozdum. hormonal zorluklara rağmen bugünü de atlattım. sabah kahvaltısı – 1 kaşık elma sirkeli 1 bardak su – yumurta salatalı 2 küçük dilim düşük glutenli ekmek – 1 fincan yeşil çay + hindistan cevizi yağı ara – 1 fincan kapuçino – su akşam yemeği – tereyağında 2 yumurtadan menemen – 1 avokado, 1 köz biber ve bir avuç maydanozdan, zeytinyağı ve limon soslu salatanın yarısı – su günün low-carb tarifi: yumurta…“low carb – 10. gün” yazısını okumaya devam et

low-carb’ın uzun vadede tek yan etkisi kilo kaybı ve incelme. ama gelin bunu bir de ilk haftayı intihar etmeden çıkarmaya çalışan beginner low-carb’cılara sorun! depresyon, sinir-stres, halsizlik, baş ağrısı, kabızlık ve elbette gönül gözü önünde mütemadiyen dans eden nutella kavanozları… aşağıdaki çarelere bir göz atın, işinize yarayabilir: * bol su içmek * yeterince yağ ve lifli sebze aldığınızdan emin olmak * yürüyüş veya kafayı boşaltabileceğiniz başka bir şey yapmak * sulu aktiviteler, mesela duş almak * derdinize derman oluyorsa kahve içmek * menülerinizi önceden planlamak…“low carb ve yan etkileri” yazısını okumaya devam et