bullet journal (veya: nasıl daha organize bir insan olabilirim)

Kategoriler info, simple living

bullet journal’ı yıllardır duyar ve geçerim, geçen hafta güneş bahsedince konuya daha kapsamlı bir şans vereyim dedim ve öncelikle onun yolladığı tanıtım videosunu izledim. aslında bu türden organizasyon ve takip sistemleri zihnimin işleyişine hiç yabancı değil. lakin sanırım 1- yapmam gereken o kadar çok şey yok, 2- daha verimli olmaya dair inancımı ciddi şekilde kaybetmişim.

bende olay epeydir şu şekilde işliyor: hayatımın belli bir düzeni zaten var ama, benim amacım son dönemde hep belli bir kaosa alan tanımaya yönelik. anlık programlara ve son dakka önerilerine açık olmaya daha fazla değer veriyorum. aman rutinim bozulmasın diye çabalamaktansa akışına bırakmak daha eğlenceli geliyor. bullet journal da temelde o journal ile düzenli şekilde içli dışlı olmayı gerektirdiğinden bana basma riski taşıyor. yoksa benim de elbette kendimce bir düzenim var.

işler: günü, saati, yeri belli olan yegane düzenli işim üni’de verdiğim dersler. bunun dışındaki işlerimin en ufak bir düzeni yok. bir anda geliyor, ortaya bir deadline atılıyor, ben iş yoğunluğuma, stres ve tahammül seviyeme, sosyal programlarıma göre o deadline’ı ileri veya geri çekiyorum. dolayısıyla bir bullet journal’a emek zahmet işleyecek kadar çok aşamalı bir iş takvimim yok. iCal’a işin adını yazmam yeterli, o gün geldi miydi masamın başına -er ya da geç- oturuyorum. bir şekilde erteleme imkanı doğduysa da yine iCal’da aynı entry’yi alıp ilgili güne taşımak yetiyor.

sosyal hayat: gelecek haftanın sosyal ajandası, kiminle, hangi gün, nerde buluşacağım, genellikle bir önceki haftadan belli olmaya başlıyor. netleşen programlar anında iCal’a yazılıyor. zaten başka türlü hatırlamam mümkün değil. tango dersleri veya spor seanslarımın tarihleri de aynı şekilde iCal’a işlenmiş vaziyette. çünkü bunlar da yine başkalarına karşı sorumlu olduğum programlar. unutmak istemem. randevumu aldıysam, çok devasa bir engel çıkmadığı sürece mutlaka giderim.

fikirler: işte sanırım asıl burada iCal’u kullanamıyor ve şapa oturuyorum. aksiyona yönelik şeyleri not ediyorum ama fikirsel planlamaları düzenli olarak not ettiğim bir yer yok. eskiden yanımda taşıdığım minik bir defter olurdu. ama son defter yarım kaldı. analog tarzda not almayı sevsem de son 1 yıldır telefonumun notlar app’ine daha sık gidiyor elim. bir de hayatımın en az 2-3 gününde sırtımda spor/tango ekipmanlarıyla dolaştığım için o çantadan eleyebileceğim her parçayı kar sayıyorum. bir küçük defterin 200 gramlık ağırlığından ne olacak demeyin. valla oluyor.

geçen sene bir ara bullet journal’a az da olsa benzeyen bir şeyler tutmaya başlamıştım: haftanın muhasebesi, bir sonraki haftanın hedefleri ve hedefe giden yolda atılması gereken adımlar vs. arkasını getiremedim. ama sebebi sadece benim sebatsızlığım değil, gerçekten hayatımın her haftasında not almaya değecek kadar ulvi hedeflerim olmamasıydı bana göre. bazı haftalar anlamsız bir işi yetiştirme peşinde tuhaf bir telaşla geçiyor, bazı haftalarsa 24×7 boş saat önümde yayla gibi uzanıyor. gerçekten farklı bir bağlantı kurduğum veya ilginç bir fikrin/teklifin peşine düştüğüm anlar zaten hayatın kırılma noktaları. ama biliyorum, atlayıp da arkasını getiremediklerim için kendimi affetmeye çok meyilliyim. fazla meyilli. gerçi arı kovanını aratmayan zihinlerimiz hakkında ne demiştik joe ile: bir dolu şey düşünüyoruz, her dönem yarısına başlasak, onların da 1 tanesini tamamlamayı başarsak, öp başına koy. ben nicedir bu mottoyla yaşıyorum canlar. yoksa zaten senenin yarısı aynı anda 3 farklı iş kovalıyorum, sürmenaj olurum.

öte yandan fikirlerimi ve uzun vadeli planlarımı derli toplu şekilde not alacağım (ve istediğim zaman kolayca ulaşacağım) bir araca da ihtiyaç duyuyorum sanırım. aranızda, notes’a benzeyen ama bu bahsettiğim amaca daha uygun bi app bilen var mı acep? (bkz. analog sorunlara dijital cevaplar aramak. ben olmuşum yaa. milenyum bebesi olmuşum amk…)

bullet journal (veya: nasıl daha organize bir insan olabilirim)” için 5 yorum

    1. merhaba enis, hem blog’unda hem de netteki jorte takvim yorumlarında epeyce vakit geçirdim. ama senin blog’unu öğrenmek jorte’den çok daha anlamlı bir kazanç oldu bence. çok teşekkür ederim – ikisi için de 🙂

  1. ohhhhh buraya da yeni post için gelmiştim en klasından bir tane buldum. Fikirler için bir kutu ayarladım ben. Analog ve dijitali beraber kullanayım diyorum. İçine iki defter attım şimdilik. Biri yazı konuları diğeri iş ve diğer çeşitli fikirler. Başka zamanlar kağıtlara yazarsam da kutuya serbest dolaşım olarak atıcam. Sonra temize çekicem belki. salondaki orta sehpada duruyor şu anda. baş köşe. Dijital için de ses kayıtları widget’ini telefonun en ulaşılır olan açılış sayfasına koydum. Gece aklıma gelirse filan oraya kaydedicem. Ama kaç gün oldu bir fikir bile üretemedim. Halbuki ben gece gündüz fikir üretiyorum sanıyordum.
    Ben bugünkü postumu akşama girerim herhalde.

    1. fikirleri sesli mesajla kaydetme fikri güzelmiş joe’cum. baş köşedeki fikir kutusu da pratik geliyor göze ve kulağa. sen denedikçe bizi sonuçlardan haberdar edersin. ben hala bir karar veremedim. ama blog’la ve fikirlerle bunca yoğun vakit geçirince belki eylül sonunda daha bi aydınlanmış olurum diye umuyorum. allah utandırmasın!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir