birkaç iyi öykü

Kategoriler ontolojik

hayattaki en büyük lükslerden biri insanın daha bacak kadarken ne okumak istediğini bilmesi ve hatta tam da istediği okulda okuyabilmesi olsa gerek. ben de ne olur ne olmaz diye başka 6 tercih daha yaptığım öys sınavına, aslında sadece bilgi üniversitesi’nde karşılaştırmalı edebiyat okumak için girmiştim. ve aslında hiç de matah olmayan puanımla tam istediğim bölümü, üstelik burslu kazandım. takdir-i ilahi! sonrası romanlar, drama, psikanaliz, dünya tarihi, felsefe ve benzeri muhteşem dersler. sağa sola gidicem diye ders kırmayı aklımdan bile geçirmediğim bir üniversite hayatı. o derece dolu dolu. bugün yeniden sınava girsem, 10 kere girsem, yine aynı bölümde okurdum. ama edebiyat sevgiminin yerini başka heveslere bırakması da bu döneme denk geldi. metinleri mıncık mıncık analiz edince büyüsü mü kaçtı nedir, mezuniyete yakın en sevdiğim dersler modernizm ve düşünce tarihi’ydi. sonraki yıllarda da böyle devam etti. ne zaman ki doktoradan arkama bakmadan kaçtım, edebiyat keyfim yerine geldi. işin içine dilbilimini, yok efendim metinlerarasılığı, postmodernizmi karıştırmadan 2 satır okumak yeniden mümkün oldu. bütün bildiklerimi yavaş yavaş hafızamın derinliklerine gömdüm, yeniden sıradan bir okur olmanın hafifliğiyle sarıldım kitaplara. o gün bugündür kafam rahat.

ama. jardzy arkadaşımızın 2 öyküden bahsedip ilham verdiği şu post‘u görünce, nerden bulunduysa okul yıllarımdan 2 öykü fırlayıp aklıma geldi. araya onca zaman ve mesafe girdiği halde hala çok sevdiğim, haklarında öğretilmiş ne varsa unuttuğum ama yüreğimde bıraktıkları hisleri çok iyi tanıdığım 2 öykü. biri ernest hemingway‘den cat in the rain. diğeri kate chopin‘den the story of an hour. kadınlığa dair bir çırpıda çok fazla malzeme sunuyor ikisi de. kendini sevme görevini başkalarına devretmeye ve hayatını hayatlarındaki erkekler üzerinden yaşamaya her daim meyilli olan tüm kadınları hatırlatıyor öyküler. ah bir de çehov’un lady with a pet dog‘u var tabi ama o uzun biraz. vaktiniz varsa tadına bakın!

birkaç iyi öykü” için 2 yorum

  1. harikasin Ege'cim, ilk firsatta okumak isterim…Byron Katie der ki "bir dua edecek olsam bu, sevilme, onaylanma ve takdir edilme isteginden kurtulmak olurdu":)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir