suluboya 101

Kategoriler mutluluk
suluboya

houston’da katıldığım 2 saatlik suluboya dersi sonrasında kendimi suya ve boyaya göbekleme attım blog dostları. yani şuursuzca. çeşitli zamanlarda aldığım 3 farklı suluboya seti ile sanatsal denemeler içindeyim. eğer bu işlere biraz merakınız varsa, gözlemlerimin sonuçlarından siz de yararlanabilirsiniz. özellikle de boya seçme aşamasında.
istinye park’ta, arkadaşımın kızı nar’a hediye almak için girdiğim bir oyuncakçı dükkanında görür görmez bayıldığım ilk setle başlayalım. o kadar beğendim ki hem nar’a hem kendime aldım. markası toy color. 12 adet çok yumuşak renkten oluşuyor. ve üstelik bu renkler hafifçe simli! yani tam kız çocuk işi. ama meğer benim de içimde tombiş pony’lere binip gökkuşağından aşağıya şeker atmak arzusuyla yanıp tutuşan bir bebe saklanıyormuş. ben almadım o aldı bu seti.

göze hoş görünüyor ama pigment açısından pek güçlü değil. renkler oldukça açık ve soluk. zaten amaç da bu olsa gerek. ama simler de pek parlak sayılmaz. özetle kız çocukları için kesinlikle ideal ama belli bir yaşın üstüne az gelebilir. fiyatı çok uygundu, ben 10 tl gibi bir şeye almıştım. cici kızlara hediye olarak alın, kendinizi pas geçin.

ve gerçekten profesyonel bir seçim yapın. mesela winsor newton’la başlayın işe. ben oldukça seyyar bir formattan yana tercih kullandım ve bu kompakt seti aldım. internette bir promosyona denk geldim ve 45 tl civarında bi şey ödedim. renkler oldukça başarılı, pigment açısından zengin. half-pan yani yarım porsiyonluk renk kutucuklarından oluşuyor ve setin kapalı hali iphone boyutlarında. ama neyime yetecek diye düşünmemek lazım. hobi için resim yapan birini yıllarca idare eder de artar bile. bu setin renklerine daha yakından bakalım: başlangıçtaki ilk 11 kutucuktaki renkler (beyaz yok) direkt setin renkleri. sonrakiler ise renkleri karıştırarak elde ettiğim daha ara tonlar. zaten suluboyada (bence) işin en keyifli kısmı karıştırmak. yoksa 12 renk elbette çok sınırlıymış gibi geliyor insana. fakat başına oturup şunu bunla bunu şunla karıştırmaya başlayınca ortaya inanılmaz renkler çıkıyor.

winsor newton

aslında insan olana bu 2 set yeter de artar bile. ama ben suluboya konusunda insan değilim belli ki. zira hemen aşağıya eşkalini koyacağım kuretake gansai seti görünce onu-ben-kapmalıyım-sepetime-atmalıyım cini tarafından ele geçirildim. kafamda bir ay boyunca gittim geldim ve bu süreçte setin amazon’daki sayfasına en çok bakan şahıs filan oldum herhalde. nihayet siparişi verdim. tee japonya’dan kalkıp gelen bu boya da nihayetinde 28 dolardı yani. öyle bütçeyi göçertecek cinsten bir yatırım sayılmaz.

kuratake gansai

işte bu set geleli birkaç hafta oluyor ama deneme fırsatını ancak yaratabildim bugün. gördüğünüz gibi renkler yıkılıyor. winsor newton’la bi tarafımı da yırtsam elde edemediğim bazı renkleri içerdiği için vurulmuştum bu sete. deneyince gördüm ki hakkaten 28 doların hakkını veren bir setmiş. pigmentler aşırı yoğun. winsor newton 20 sene gider desek, kuretake gansai’nin rahat 100 yıl gideri var. japonlar yapmış.

suluboya konusunda ahkam kesecek kadar uzman olmadığım ortada da, kısa sürede deneme ve yanılmalarımdan devşirdiğim gözlemlerimi yazmadan bitmesin bu post:

* aslında boyanın güçlü bir pigmente, yani canlı bir renge sahip olması biraz da yanıltıcı bir bilgi. zira bu boyaya boşuna suluboya denmemiş canlar. suyla karıştırdıkça, incelip seyreldikçe veriyor zarafetini. yoksa kutudaki rengi alıp lapçık diye uyguladığınızda ilkokul 2 resmi gibi bir etki bırakıyor gözlerde. yani benim olayım canlı renkler diyen kişi için suluboya doğru bir seçim olmayabilir. (bakınız, kuretake gansai çalışmamın ilk damlaları, renklere alışmaya çalışırken pek seyreltmeden kullanmam sonucu çok canlı başladı tepeden.)

* suluboya tekniğinde uzmanlaşmaya gönül verdiyseniz her büyük markette bulabileceğiniz türden bir okul seti bile işinizi görebilir. teknikle uğraşmak epey vakit alan bir şey olacağından belki de renkler sizin için son kaygıdır. bu durumda başvurabileceğiniz çok kaynak var. youtube videolarından her şeyi öğrenmek, her tekniği kapmak mümkün.

* yok benim gibi göbekleme dalmak isterseniz birkaç basit kurala uymak işinizi kolaylaştırır: en kalitelisi olmasa da nispeten kalınca bir kağıt kullanın. standart kağıtlar çok çabuk yamulur. fırçanıza boyayı direkt setten almak yerine önce rengi bir palete (ben tabak kullanıyorum) almak, orda suyla seyreltmek daha iyi sonuç veriyor. fırçanızı asla suda bırakmayın, yıpranır. her kullanıştan sonra suyun altında güzelce temizleyip nazikçe kurulayın.

* suluboyanın bence en zor kısmı suyu ayarlamak. yani rengi kullanırken ne kadar seyrelteceğiniz, kağıdı ne kadar ıslatacağınız, fırçanızda ne kadar su tutacağınız… bütün bu dengeleri ayarlamak işin asıl geliştirilmesi gereken kısmı. gerisi ne yapmak istediğinize kalmış. ben şimdilik sadece denemeler yapmak istiyorum. renkleri karıştırmak ve desen çalışmak. ama suluboyayla bob ross tipi doğa manzaralarından figüratif resme, soyut desenlerden el yazısı posterlere kadar ne isterseniz yapabilirsiniz aslında.

* işin içine su girdiğinden suluboyayla ilgilenmek diğer boyaların tersine sabretme becerisini de geliştiriyor insanın. ya da geliştiremiyor, ay daha da bekleyemicem deyip bırakıyorsunuz. üste üste gelen her katmanın kurumasını beklemek gerekiyor çünkü. yoksa haliyle renkler hemen karışıveriyor. amacınız karışmalarıysa sorun değil ama daha çok boyutlu bir şey yapmak isterseniz dura dura çalışmak, bolca beklemek şart. ya sabır.

suluboya 101” için 4 yorum

  1. Ege'cim suluboyaya ilgin olduğunu bilmiyordum, harika bir yazı, boyaların süper, benim suluboyam Faber Castel marka, amatörler için son derece kaliteli ve uygun olduğunu söyleyebilirim, senelerdir kullanıyorum. Bir de D&R tipi yerlerde numaralı renklerle suluboya boyama setleri var, içinden boyası vs. herşeyi çıkıyor, oldukça basit ama yine de keyifli bir şey, tavsiye ederim:)

  2. eren'cim suluboyaya ilgim olduğunu yakın zamana kadar ben de bilmiyordum 🙂 son dönemde heveslendim. verdiğin bilgiler için teşekkürler. ben artık yeni bir set alır mıyım, pek sanmıyorum ama yeni başlayanlar için çok faydalı olacak bilgiler bunlar.

  3. stamping ne ola ki diye google'ladım. hmm… ilk bakışta pek bir oyuncaklı geldi, acaba sana daha cool bir hobi mi düşünsek. sek. sek?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir