bbg – 6. hafta raporu

Kategoriler terli terli
fitness bbg

anne mutfağının uçsuz bucaksız nimetlerinden de bbg’mden de fedakarlık etmediğim bir haftayı geride bıraktım fitellalar. tebrikleri kabul etmeye hazırım. mümkün olan en zayiatsız şekilde kapanmakla birlikte, kolay bir hafta değildi. aslında annemin mutfağı sağlıklı ege mutfağı. çatısı bu mutfakta kurulmuş bir insan olarak ben de 30 yaşıma kadar 48 kiloydum zaten. home sweet home. yani asıl zorluk yemekler değil zamansızlıktı. ama iman ettim, aile ortamları ve çok çeşitli ziyaretlerin arasına leg workout, arms&abs workout, 1 adet hiit koşu seansı ve 1 başka gün 11 bin adımlık yürüyüş sığdırabildim. full body workout istanbul dönüşü pazar gününe devretti.

izmir’de görüştüğüm herkes zayıflamışsın dedi. şişman mıydım ülen! az önce tartıldım 56,5 kiloyum. anneme 56,5 kiloyum dedim, ”ama göstermiyorsun, sıkısın” dedi. (meali: bu kiloyla dobiç olman gerekir, hayret.) canım annem. spor yapmıyor olsaydım 56,5’la balık eti sinyalleri verirdim. ama işin içine bbg girince kilonuzun önemi kalmıyor. ilk hafta söylemiştim, bbg’ye başlama sebebim kilo vermek değil. çünkü inanın kilo göreceli bir rakam. 56 kiloyla topak topak olmak da mümkün, ince ve kaslı olmak da. bbg’ye devam ettikçe vücudunuzdaki değişimi görmeye başlıyorsunuz. ve gerçekten de kas yoğunluğunuz arttıkça daha fazla yağ yakıyorsunuz. 5 gün boyunca enginar dolmalarına, ısırganotlu pidelere ve çıtır boyozlara yumulmak bile hiçbir sıkıntı yaratmıyor. hatta bu programın en güzel tarafı bu bence. yiyorsunuz ama yakıyorsunuz da. (tabi her gün sabahtan akşama hamur tıkınmadığınızı varsayarak kuruyorum bu cümleyi.)

bbg’ye disiplinli ve düzenli bir şekilde devam ederseniz, hiçbir şeyden mahrum kalmadan yine de incelir, sıkılaşırsınız. elbette boğazınıza dikkat etmeyi seçtiğinizde bu incelme ve sıkılaşma belirgin şekilde hızlanacaktır. ama ben kendime öncelikle haftada 3 workout’u oturtup alışkanlık haline getirme hedefi koydum. çünkü aslında gerçekten yapılabilir bir şey. bir süre sonra otomatik pilota alıyorsunuz. işte o otomatik pilotta kalmak istiyorum. yani önümde çok hayati bir engel olmadığı sürece kaytarmamak. yorgunluk, miskinlik veya keyifsizlik engeline takılmamak. bu bile bir iç disiplin gerektiriyor. ama mesela yogaya gitmekten daha farklı bir disiplin. yoga seansları bbg’den çok daha uzun sürmekle birlikte asla aşırı acılı geçmez. bbg’de ise en terbiyeli olanınız bile nice yaratıcı küfürleri kelime dağarcığının derinlerinden bulup çıkaracak, kayla’ya tek tek saydıracak. na şuraya yazıyorum. o 28 dakika nasıl geçiyor, tarifsiz. bir gün kendimden ses kaydı alsam da buraya koysam, telekomünikasyon sadece siteyi değil varlığımı yasaklar.

işte bu naif ve zarif duygularla 7. haftaya başlıyorum. hayırlı uğurlu olsun.

bbg – 6. hafta raporu” için 10 yorum

  1. Her yazıda tebrik ediyorum, bir daha edeyim.

    Kilo kesinlikle göreceli.
    +3 ile dombalak olabiliyorum. İnsanlar asla 59 olduğuma inanmıyorlar. Boyuma da inanmıyorlar ya, (1.67 ama insanlar 1.72 olduğum konusunda ısrar ediyorlar).
    İşte insanlar olmadığım şekilde beni yorumladıklarında sinirleniyorum falan neyse.

    Hakikaten tebrikler. Ama bana hala Kayla çok zor görünüyor. Dün before-after fotolarına bakıp, motivasyon topladım. Ben de 1 haftadır daha hafif bir şeyler yapıyorum. 1 haftada görünür etkisi var.
    Bu sene kırmızı bikini alıcam!

    1. seni boyundan uzun sanıyorlarsa demek ki ideal bir kilo dengesindesin J. sana kıyasla ben bildiğin piknik tüpü ebatlarındayım (1.59) ama ne zaman söylesem bana bile tuhaf tuhaf bakıp yok yok 1.60’dan fazlasın sen derler. sanki 1.60 matah bir boymuş gibi! bence yurdum insanı boyunu bir sonraki 10’luğa dahil ederek söylemeye o kadar meraklı ki, bizim boysal dürüstlüğümüz kafa karıştırıyor.
      kayla zor ama bi kere disiplini tutturunca arkası geliyor bacım, valla billa yaparsın.
      kırmızı bikiniyi de her türlü al bence =)

  2. ne demek istediğini biliyorum. doğumdan 1 sene sonra kayla’ya başladım. şimdikinin 10 kilo fazlasıydım. aman teeanrım. farkı o zaman görmüştüm.

    şimdi gripleri aşıp ve azıcık idman yapıp, umarım ben de disiplinli bir harekete girersem, kilo milo takılmam. çünkü 2 kilo fazlamla yaşıyorum ki belki artık ideal kiloları unutma zamanı gelmiştir.

    demek boyoz yedin haaa????

    1. güneeeeş!! sen kayla’yı yaptın ve benim şimdi mi haberim oluyor?? bacım nasıl geçti, neler oldu, nerde bıraktın, neler değişti??? bak sorularım yağmur oldu yağıyor.
      dediğin gibi o 2 kilo fazlalara takılmamak lazım, sonuçta 25 yaşındaki kilomuzda olmamız biraz tuhaf olurdu gibi geliyor bana da artık.
      ve evet, perşembe sabahı ege gençler fırınında kuyruğa girip sıcacık gevrek ve boyozlarımla kahvaltıya gittim. pişman değilim =p

  3. bbg yapmama gerek yok arkadaş. artık mayo giyiyorum ben. mbg çıksın, bakarız. 🙂 tebrikler sizin için gelsin.

  4. telekominikasyondan naif kişiliğine geçen son iki cümleye çok güldüm yahu :)) iş arasında bloguna kaçıp tebessüm ediyor, fitellalıktan nasibini henüz almamış bir hatun kişi olarak bbg olayına girsem mi diye düşünüyor, o arada kahve ve çikolatayı da götürüyorum..sen hep yaz 😉 sevgiler

    1. götür! benim yerime de götür! ama bbg’yi de yapılabilirler listene iliştir, olmayacak şey değil =)

  5. Off bu düzenli egzersiz yapma disiplinini ne güzel tarif etmişsin. Ben de ondan istiyorum. Keyifsizlik, yorgunluk, miskinlik egzersize engel olmamalı; egzersiz beynimizi havalandırmalı.

    Bbg dediğin şeyi ilk defa duyuyorum, hemen postları karıştırmaya başlayacağım (: Bu arada blogunun görünüşü enfes olmuş ya ne zamandır söyleyeceğim (: Böyle uzun zamandır görmediğin ama davetine icabet ettiğin arkadaşın evine gidip kendini havuzlu manzaralı villada bulmak gibi 😀

    1. bacım bbg’ye asıl instagram’dan bak, ortam yıkılıyo.
      havuzlu manzaralı villaya koptum! blog’un son halinden ben de memnunum, çok sağolasın. bana bir arkadaş yardım etti taşınmada ama sen mühendissin büyük düşün. daha güzelleri mümkün, çok seksi temalar var =)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir