bbg – 23. hafta raporu

Kategoriler terli terli

uzun bir aradan sonra merhaba. touchpad sorununu şimdilik bir mouse’la çözdüm sayılır. o zaman gelsin yazılar.

italya seyahati sebebiyle geçtiğimiz haftanın workout’larını gitmeden önceki 4 güne serpiştirmiştim. yani perşembe günü yola çıktığımızda spordan yana hiçbir alacağım vereceğim yoktu. italya’da 6 gün dolu dolu yiyerek ve içerek geçti. her öğlen/akşam makarna veya pizza ve elbette bol bol prosecco. gamsızlık, goygoy, alkol ve hamurun mükemmel birlikteliğinin yarattığı müthiş bir kafayla döndüm tatilden. ama o da ne? istanbul’da benim için haram aylar başlamış. bkz. leş gibi nem ve sıcak… siz sevgili bbg takipçilerimi hayalkırıklığına uğratmak istemezdim, amma velakin bu şartlar altında bbg 10 gün erken kapanan bir defter olacak. bu son hafta anca akşamüstü 7’den sonra yürüyüş-koşuyla geçer. daha ötesi benim açımdan mümkün değil canlar. affediniz. haziran sonunda 23 hafta bbg + 1 hafta yürüyüş-koşu sonucu 24 haftalık before-after fotolarımla karşınızda olacağım.

kilo takibi yapmıyorum ama bu tatilin etkilerini ‘hissettiğim’ kadarıyla değerlendirmek gerekirse, 1 haftalık bir aranın kimseye zararı olmayacağını söyleyerek başlayayım. bu cümlemin takıntılı bir şekilde spor ve diyet yapanlarda tınn etkisi yaratacağını biliyorum. zaten sanırım ordaki asıl mesele ‘takıntılı’ olmakla ilgili. başka bütün olasılıkları görmezden gelip hedefe kilitlendiğimiz durumlarda, hedefe giden yoldan sapmak bizde kendimize tekme tokat girişme isteği uyandıracak düzeye gelmişse, bir şeyler yapmak lazım. zira hayat o şekilde yaşanacak bir şey olmamalı gibi geliyor bana. ama bana nasıl gelirse gelsin, hepimizin ayrı ayrı seçimlerinden alacağı birtakım dersler mutlaka vardır. benim dersim deneme-yanılma yöntemiyle kendime biraz daha yaklaşmak. sizinki belki de uçlarda gezinerek psikolojik veya fizyolojik sınırlarınızı zorlamaktır. keyfiniz yerindeyse kim takar yalova kaymakamını, değil mi dostlar!

sıcak havalar ve spor ikilisine geri dönersek, dicle hocam, mercola ve hazreti google ile yoğun temaslarda bulunarak geldiğim noktada, bana göre tüm oklar şu yönde: haftada sadece 1 seans HIT. yani ebemi belleyen max 15-20 dakkalık super slow bodyweight antrenmanı. aralarda kaslarım tamamen kendine gelmeyi başarır da çok canım isterse yürüyüş, koşu veya yoga. bunların haricinde mümkün mertebe hafif beslenerek yazı en büyük faydayla kapatmak arzusundayım.

şu geride bıraktığımız 6 aylık dönem, haftada 3 workout disiplinine girebildiğimi görmek açısından çok verimli oldu. ama haftada 3 kere workout, yani bağ dokulara ve eklemlere deli gibi yük bindiren bi dolu hareket, çılgınca endorfin salgılatmakla birlikte vücudumda çok da dramatik bir değişim yaratmadı bence. fotoları yükleyince bu konuya yine döneriz, elbette özellikle bel bölgesinde net bir incelme oldu. ama bu kadar ter dökmenin bedelini dizlerimdeki ağrılarla, geçici de olsa, her hafta ödedim zaten. ki tam da burada bir şeyler yanlış geliyor. o meşhur ‘no pain no gain’ sözünde bana uymayan kör bir adanmışlık var. birtakım gain’ler için mütemadiyen pain’e eyvallah etmek istemiyorum. 6 ay bbg rutinine uyup ter dökmekle elbette büyük acılara abone olmuş değilim. ama devam ettiğim takdirde belli ki eklem hassasiyetlerini bedenimde biriktirmeye başlayacağım. hem de daha iyi sonuçlar görmek gibi son derece olumlu bir hedef uğruna. bu durum bana akıllıca gelmiyor. dolayısıyla başka seçenekler peşindeyim.

bbg yazı serisiyle amacım, bu antrenman tipine ilgi duyanlara kendi çapımda bir katkıda bulunmaktı. sağlıklı ve normal kiloda, özel bir diyet takip etmeyen, hiçbir sporcu besini, protein tozu vs kullanmayan ve kendi evinde antrenman yapan birinin 6 ay eksi 1 haftalık bbg macerasına eşlik ettiniz. haftaya fotolar, kendi kendimizi tebrikler, yaza bakış ve kapanış.

bbg – 23. hafta raporu” için 10 yorum

  1. Ah bir de burlar nasil les! Semsiyeyle ciktim. Ilce buna da hazir degilmis. O yuzden BBG bekleyebilir. Isabet olmus. Hem Fransa ve Italya hakkinda yazarsin artik. Degil mi canisi? Eheheh

    1. canım J, umarım yazarım. hala aklımdalar da touchpad sorunu ruhumu kuruttu.
      bbg benden bu kadar yaa, başka taraflarda gezicem biraz =)

    1. sevgili merve, teşekkür ederim. bir kere başlayınca arkası geldi işte. kafaya koyup planlı olmayı başarınca herkes yapabilir sanırım.

  2. Egotum, tam da akıllıca egzersiz yapmak bu dediğin oluyor benim için. Hem bilimsel olarak kendini ispatlamış hem de pratikte çok faydalarını görebileceğimiz her egzersiz tipinin herkes için uygun olduğu fikrini bir kenara bırakmanın zamanı artık. Sene olmuş 2017 =) özgür olmak, yepyeni şeyler denemek. Denemek yanılmak ve tekrar tekrar deneyip yanılmak ve kendini keşfetmek! İşte bütün mesele bu =) Egzersiz alanında yeni keşiflerinde bol keyifli ( ve acılı nihahha) günler diliyorum kardeşim!

  3. Ya benim de kaylanın İnsta hesabında dikkatimi çeken bi husus var. Şindi efenim bbgci hatun azıcık külolü dombili falansa before after fotolarında 12 weeks/16 weeks bile devasa fark yaratıyor. Yani diyetle de destekleyerek 3-4 ay gibi bir sürede yağ yakılıyor, ödem atılıyor falan şıp diye 10 kilo veriliyor. E sen de 10 kilo fazlalı, bıngıl göbekli fotolardan düz karın fotolarına bakınca vay anasını neler dönmüş Serhat yaa diyorsun.

    Ancak! Mesela senin gibi gözle görünür kilo fazlası olmayan, zaten başlamadan önceki endam mihrap yerinde hatunların before-after’ında aman aman bir değişiklik göremiyorum ben ya ashdkflgl. Valla bak hatta bazı gızlara eski hali daha güzelmiş bile diyorum eheueh.

    Tabi yine de sen fotileri yükle de bi öyle konuşalım.

    Benim burdan çıkardığım: kendini belli eden cinsten kas yapmak çok zor zanaat bacım.

    Zaten öyle olmasa ortalık kaslı erkekten geçilmezdi askdkfkfk. 3-5 ay çalışır yaparlardı o kasları koçyiğitler. Halbu ki şöyle pazulu six pack li efso vicutlu erkek doğada çok nadir bulunuyor. (Allahım gittikçe feriştaha bağlıyorum pazu mazu edele derken)

    Bak bizzat tanıdığım, arkadaş listemden en az 20-30 hatun sayarım sana. Çok güzel vicutlu, seksi, ince belli, yağı selüliti olmayan! Ama şöyle vicuduna baktığında “iyimiş” dedirten 2 erkek zor sayarım… (Ulan yoksa benim argadaşlar mı çok tırt? Askdkfkf yok yok pilajda falan da milleti kestiğinde güzel vicutlu 10 kadına, güzel vicutlu 1 erkek düşüyor ya. Net bak oran)

    Long story short, fit ve diri olmak adına gündelik hayatta belirli günler spor okey! Ama kas mevzuu bambaşka. Uzun yıllar süren adanmışlık, beslenme manyaklığı, protein tozu falan istiyor… O da dediğin gibi çok gereksiz.

    1. başakitom, içimi okumuşsun bu tespitlerle! haklısın, bbg’de en büyük gelişmeyi kaydedenler başlangıçta en çok fazlası olan hatunlar. gerçi ben kendi ayarımdaki birçok hanımkızın da son derece fit fiçutlara kavuştuğunu gördüm. fakat nasıl beslendiklerine baktığımda: günde 3 ana 3 ara öğün ve protein tozu kombinasyonu default mode. ben ise günde max 3 öğünle son derece doyan bir insanım. o 6 öğünün fotolarına bakınca bile fena oluyorum.

      erkeklerle ilgili tespit bana da doğru gibi geliyor. temmuz’da yazlık ortamlarında bol bol adam kesicem, rakamlarla dönücem sana 😀

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir