bbg – 17. hafta raporu

Kategoriler terli terli

bugün tadım yok, ama raporumu vermek için görev bilinciyle laptop başına oturdum. bbg yolunda insanın kendini en derinden sorguladığı belli başlı günler/dönemler oluyor. bunlar kritik noktalar. öyle ki, bu kritik noktalardan birinde lanet çıksın deyip arkanıza bakmadan sporu komple terk edebilirsiniz de. benim açımdan kritik anlar, leg day’ler ve işlerin cidden insanlıkdışı bir hale geldiği ikinci yarı. yani özellikle 6. haftadan itibaren olan kısmın leg day’leri. nitekim ilk turda da aynı yerlerde varoluşsal sorgulamalara sürüklenmiştim.

bu anlamda geçtiğimiz hafta, tünelin ucunda bir ışık olduğuna dair son umut kırıntılarını da silip süpüren o sevimsiz dönüm noktasıydı. ilk turda kolayına kaçtığım hareketlerle bayılmanın eşiğine geliyordum. bu tur hakkını verebiliyorum diye sevinirken baktım yoo, yine bayılmanın eşiğindeyim aslında. geçen sefer o kadarını yapabiliyordum, bu sefer biraz daha iyiyim, ama sonuç hala perte çıkmak. ne kadar çalışırsam çalışayım pert fiks.

size bu yazıları hep pazartesileri, yani hep yeni haftanın leg day’i sonrası yazıyor olmak da beni ultra mendebur yapıyor olabilir mi diye düşündüm bir an. olabilir. aslında en zor günü pazartesi’den halletmek büyük bir rahatlık veriyor insana, bakmayın. arkadaş ben leg day’imi halletmişim, bundan sonra bana ne koyar kafası geliyor.

beslenmeme dikkat etmek adına instagram’dan birkaç keto veya ketomtrak hanımkız takip etmeye başladım. bilgi anlamında bir katkısı olmuyor, zaten bu işlere biraz dalınca beslenmenin toplasanız 10 kuralı yoktur. o bakımdan eğitilme peşinde değilim. ama keto tabaklar, menüler, içecekler görmek motivasyon oluyor. zira bu sene nasıl talihsiz bir venüs konumlanması yaşıyorsam resmen yemeğe düşmüş vaziyetteyim. şu kadar sporu accık ketomsu bir diyetle desteklesem, uğrunda filozof olduğum karın kaslarım göbeği aşıp gün yüzü görecek. abs are made in the kitchen dostlar! abs are made in the kitchen.

ve son olarak, abs are made in the kitchen.

bbg – 17. hafta raporu” için 12 yorum

  1. Aynı Venüs benim de peşimi bırakmıyor. İki ay önce yaptığı retro önce psikolojimi sonra telefonumu en son da iştahımı altüst etti. Nasıl olacak bu işler? Akşam yediden sonra yemeyeyim bari diyorum, geç yatınca o da olmuyor! Resmen içimdeki o dürtüye yeniliyorum 🙁 Yok mu bir çaresi?

    1. arzu, welcome to my world! telefondan iştaha tamamen aynı yollardan geçmişiz bacım. çok da haklısın, mesele 7’den geç yememek değil, gece 12’de biz cin gibi ayaktayken guruldayan mideyle başetmek. benim beyim eve geç geliyor, yani 7’de yiyip 11’de uyusam (ideal senaryo) bazı günler 1 saat filan görüşebiliriz herhalde. o bakımdan bu işin düzeleceği yok. gece kazınmaları için zararsız seçenekler depolamak lazım: %70+ bitter çikolata, avokado, badem… buraya böyle yazıyorum, belki kendime de faydam dokunur umuduyla =)

  2. Geldi yine avokadonun efendisi :))

    Bu planetler ne zaman hizaya girecekler kuzum?
    Dun kendi kendime firtina yarattim, simdi sakin oturuyorum. Ozur yazilari yazmam lazim agmjdhjsjahdhjsds

    Sendeki azmin 3/100u bende olsa, atomu parcalardim. Yilmadsn devam edeceginden eminim!

    1. sağol bacım 🙂 yaa yok yılmadım da 2 gündür köpeğimiz bi tuhaftı. burda çok yağmur yağdı ve gökgürültüsünden korkuyor bizimki. sanırım panik atak gibi bir şeyler geçirdi. asıl onun moral bozukluğu vardı yani. sağolasın :*

    1. eren’cim! bugün daha iyiyim, çok teşekkürler =) bizim köpeğin dertleriyle uğraştık biraz, onun depresyonuyla yazmışım dün. ama şimdi ikimiz de daha iyiyiz. kızım köpek anneliği bile sağlık sorunu durumlarında beni bitirmeye yetiyor, nerde gerçek annelik… valla zor iş, sana 2 bıdıkla 2 kere bravo.

  3. hahah yine kendimi alamıyorum gülmekten yazıyı okurken =) egzersizde süreklilik muazzam bir motivasyon gerektirir.Sen bu aşamayı aşmış durumdasın hocam! Hatta öyle güzel bir yerindesin ki yolun ilerlersen geriye dönüp baktığında iyi ki durmamışım diyeceğin bir yer. Beden kuvvetlendikçe -antrenmanın salgılattığı hormonlar dolayısı ile neuroscience bunu açıklıyor- geri dönülmez bir bedeni çalıştırmaya devam etme isteği ile karşılaşıyorsun. Bu dediğim şey tam da yoldaki bir dönüm noktası. Bu nedenle -yine doğru noktadan bakmışın- akıllıca beslenme MUST! Beslenmedeki farkını ortaya koyarsan beden hemen cevap verecek kuvvet antrenmanlarındaki baygınlık durumlarına da. Benden söylemesi senden denemesi =) Bu noktaya gelmek çoğu insanın başaramadığı şey. Bundan sonrasına gitmek ise çok daha nadir insanın deneyimlediği şey =) Popo ve yürek el ele diyelim ! =)

    1. yahu evet, çok haklısın dicle hocam, devam ettikçe ne yardan ne serden geçme hali var hakkaten. kanıra kanıra da olsa duramıyorum, devam ediyorum 😀 ama mutfakta da biraz çabalamam gerekiyor işte. bu kadar yol katettim, madem bırakmıyorum da, o popo ve o yürek voltran’ı oluşturacak üleeğn!

    1. canım J, köpeğimiz düzeldi. ağır bir panik atak geçirdi diye tahmin ediyoruz. çünkü kanında, röntgeninde filan hiçbir sıkıntı çıkmadı. neyse, dolunay macerası oldu bize. çok üzüldüm ama şimdi iyiyim. fransa’daydım, o yüzden yazamadım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir