bbg – 12. hafta raporu ve kader anı

Kategoriler terli terli

sevgili fit tavşanlar, japonkedi’de bir deneyin daha sonuna geldik. bbg’de 12 haftayı tamamlayarak 3 aylık 1. tur challenge’ını bitirdik. bu son hafta antep’ten sonra rehabilitasyon dönemi şeklinde vuku buldu. genel olarak kendime gelmeye çalıştım ve yapılacaklar listemin peşinde koştum. bbg 12. haftanın özel bir zorluğu yoktu. buraya kadar geldiyseniz son haftayı da kotarırsınız bence.

blog’a pek fazla uğrayamamamın sebeplerini bir ara yazacağım, ama özetle son 3 haftadır hayat çok hızlandı, yepyeni işler kapımı çaldı. dolayısıyla son hafta ilk kez bir devamsızlık yaptım: sadece legs ve arms workout’larını yapacak fırsat bulabildim. öyle bir dönemden geçiyorum ki buna da şükür. yapamadığım abs çalışmasının yerini tutmaz ama 1 kez hiit koşuya çıktım. kayıtlara geçsin.

şimdi geldik zurnanın zırt dediği yere. before-after fotoma buyrunuz. insan ilk fotoyu çekerken üstüne başına hiç dikkat etmiyor. (ya da ben böyle sallapati bir insanım, siz dikkat edin!) iç çamaşırlarımdaki uyumsuzluğu 2 haftada bir çekildiğim her fotoda aynen yakalamaya gayret ettim. bbg’nin en zor kısmı – ha ha!

ben çok devasa bir fark görmüyorum. siz de görmezseniz şaşırmam. ilk turun sonundaki değişim bende daha çok hissel ve içsel oldu. fotodan anlaşılamayacak kadar sıkılaşmış ve incelmiş hissediyorum. bütün pantolonlar hafiften bol geliyor. göbek çok daha küçülmüş vaziyette. özetle: gövde kısmım daraldı. bütün bu değişimin yediklerime özen göstermeden gerçekleştiğini belirtmem lazım. yani sabah akşam makarna ve pizza yemedim ama önüme çıkan hiçbir lezzet fırsatını da kaçırmadım. özel olarak kestiğim hiçbir besin maddesi olmadı. pazar kahvaltılarında destan yazdım, regl dönemlerimde nutella kaşıkladım, dışarı çıktığım akşamlarda içkimden geri kalmadım, antep’te baklavalara yumuldum vs. bence bu kadar dekadans bbg’den daha bombastik sonuçlar almamış olmamın da temel sebebi. ama pişman değilim dostlar. hedefim öncelikle bbg’yi bir rutine oturtmaktı. yani spor salonuna para dökmeden, kimse beni ‘hadi hadi’ diye dürtmeden, kendi kendimi disipline etmekti. işte bunu %100 başardığımı biliyorum. en büyük ödülüm bu olsa gerek.

bugün bbg 1’e yeniden başlıyorum. bedenim güçlendiği için aynı seriyi bu kez hareketlerin hakkını daha fazla vererek yapacağım. aralarda daha az durarak ve kolay versiyonlara kaçmadan. tabi elimden geldiğince.

bbg yolunda yorumlarıyla destek olan bütün blog bacılarıma çok teşekkür ederim. inanın bu süreçteki en önemli şey destek. birileri halinizden anlıyor ve gaz veriyorsa bu işkence kesinlikle daha çekilir bir şey oluyor. yeni başlayacaklara da en büyük tavsiyem bu: sportif ve pozitif birilerini durumdan haberdar edin. (sportif: seçmeli, pozitif: zorunlu) dost(lar)ınızın bu zorlu yolda arkanızda olduğunu bilmek hem moral olacak hem de kaytarmanızı engelleyecek. ben her workout’tan sonra sevgili dicot’uma terden şaftı kaymış selfilerimle rapor verdim mesela. o da her seferinde sıkılmadan, daralmadan (sıkılıp daraldıysa da bana hiç çaktırmadan) özenle cevap yazdı, gaz verdi, alkışladı. bahsettiğim destek böyle bir şey işte. bu tur isteyenlerle bbg vatsap grubu kurup yamulmuş selfilere koşabilir, birbirimize destek olabiliriz mesela. ben tekliflere açığım valla =)

tahminimce ilk turdaki kadar detay içermeyecek ama haftalık raporlarım sürecek. merak ederseniz beklerim, göbeklerinizden öperim!

bbg – 12. hafta raporu ve kader anı” için 18 yorum

  1. Fi fiyuuu! (Islık:))) vay Ege’cim süpersin, çok daha sıkı duruyorsun ayrıca en zor şey olan bel inceltme olayını başarmışsın ve ve veee boğazından kısmadan, tebrik ederim, ikinci tura başlamana ise şapka çıkarıyorum:)

    1. eren’cim çok sağol =) yaa evet, benim de bir belim varmış meğerse! ikinci turda kendisiyle daha yakından tanışmayı planlıyorum.

  2. bacak-basen-göbek kısmında bir daralma olduğu gayet de anlaşılıyor valla. süper! 🙂 tebrik ederim. yazılarınızı da büyük keyifle okuyorum efenim. bu bbg olayını biraz takip edemedim galiba detaylara nereden bakabiliriz? bir de ajanda kullanımı yapılacaklar listesi vs. gibi konularda bir yazı gelse keşke her şeye nasıl yetişiliyor merak ediyorum çok. 🙂

    1. mutlu keçi çok teşekkürler! bahsettiğin konular önemli, en kısa zamanda taktiklerimi açıklayan bir post yazayım. blog’da bbg diye aratıp en başa gidersen konuyla ilgili detaylı bilgi bulabilirsin. aklına yatarsa bana mail at, sana bbg 1’in pdf’ini mail atayım 😉

  3. Valla bence fark epey büyük. Ben fark etmeden çok kilo almışım. Hemen bu workout 1 posta geri döneyim

  4. İki fotoğraf arasındaki yedi farkı bulun gibi olmuş ama burada farklar apaçık ortada. Emeğinize, gayretinize sağlık, harika görünüyorsunuz. Yemeden kısmadan böyle bir fark oluyorsa ben de hemen yarın başlıyorum. 😀 Evde çok vakit geçiremiyorum ama geçirdiğim her gün elimden geleni yapmak isterim. Sizi de tebrik ederim. 🙂

    1. çoook teşekkürler! valla gavurların çatısı nasıl sağlamsa 2 doğum yapmış kadınlar bile 1 tur bbg ile karında baklavaları üst üste diziyor. ya bizim armut vücutlar daha inatçı ya da türk mutfağı daha lezzetli, emin değilim =) 2. turda boğazıma da biraz dikkat edeyim diyorum.

      1. Ege,

        şu ‘yada’ lı cümleye cevap vermezsem olmaz, olamaz ! mutfağımıza ayıp olur. tabiki türk mutfağı lezzetli. diğer mutfakları bilmiyorum ve mutfağımızdan eminim 🙂 bu açıdan bizim için şartların oldukça zorlayıcı olduğu kesin. tam bir irade mücadelesi.. ‘yada’ dediğin yerde aklına bir ali nazik getir ve son kararını ver 😉

        asıl konuya dönersek, bu senin hem final, hem başlangıç, hemde tebrikleri kabul ediyorum haftan ! e tabiki bende tebrik ediyorum. fiziksel sonuç bir yana ki bence bir sıkılaşma ve incelme olmuş, bu tebriğin asıl nedeni disiplin. bir insanın çok çok basit bir konuyu bile rutine sokmaya çalışması ve başarması pekte kolay olmuyor. en azından ben pek başaramıyorum. değil ki fiziksel yönü de oldukça zorlayıcı bir şeyi 3 ay boyunca sürdürmek… ayrıca sen blog bacılarına teşekkür etmişsin, bende sana teşekkür ederim; gereğinden fazla şeyin türlü şekillerle paylaşıldığı şu camiada, bana göre oldukça yalın, gerçek, öğretici ve nihai mesajı hep ‘olumlu’ olan içeriklerin için.

        1. mehtap (bu araya kalpler yerleştir), o ne güzel teşekkür!

          sorsalar disiplin kesinlikle güçlü tarafım değil derim. çünkü disiplin kelimesinin sevimsiz bir iması var. sanki pek eğlenceli olmayan bir şeyi yine de yapabilmek gibi. bu şekilde açınca hayatım (bugüne dek yaptığım neredeyse bütün işler) tam da bu şekilde geçti aslında. ama geriye dönüp bakınca, bir yandan disipline saplanmayıp değişimi de tüm riskleriyle kabul edebildiğimi görüyorum. işin ucunda bir umut, bir değişim ihtimali varsa disipline olabiliyorum sanırım ve bunu kabul etmemin de vaktidir. ayın sonunda yaş olacak 37!

          bir gün birlikte bir ali nazik yeme ihtimalimizi seviyorum =)

          1. valla ne düşünüyorsak ne hissediyorsak o.

            ve sana anne eli değmiş patlıcan kebabı vadediyorum. of !

  5. Var var fark.
    Benim de gozume cheetos tozu kacti, gozum yandi 😀

    Ben zayifim ama ski degilim. Onu da yuzmek yapiyor bende. Beklerim, sorun yok.

    1. yoksa peynirli çitos mu?! favorim.
      ben su aktivitelerini sevmediğimi anladım. güya egeliyim ama yıllarca denize girmesem derdim olmaz. deniz bana göre dekoratif bir şey :p ama banyo-hamam-kese-masaj dedin mi o dakka ordayım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir