bbg – 11. hafta raporu

Kategoriler terli terli

dün 3 günlük antep mide fesadı turundan döndüm ve karışık hisler içindeyim. gezimiz tamamen yemek-içmek üzerineydi. arada hazma yardımcı olsun diye çok şahane yerler de gezdik gördük tabi. ama temel olarak yemek yedik. küşlemeler, ali nazikler, lahmacunlar, baharatlı kuşbaşılar, katmerler ve havuç dilimleri içinde geçen rüya gibi 3 günden sonra gerçek hayat çok tatsız. midem antep’te kaldı. en kısa zamanda bir gezi yazısı ile detaylara dalıcam.

bu lezzet turunda ilk güme giden şey tam da yüzmüş yüzmüş kuyruğuna gelmişken bbg oldu tabi. cuma günü gidiş öncesi yoğunluğunda 11. haftanın son workout’u (abs – hem de en sevdiğim) kaynadı gitti. dün bütün gün yine son yeme-içmeler ve dönüş yolculuğu derken 12. haftanın leg day’i de yalan oldu. bu kardeşlerimize geri dönücez elbette, pas geçmek yok. bu hafta her güne workout, boş yok prensibiyle eksiklerimi tamamlıyorum. sizlere layık bir before-after fotosu için kolları sıvanmış bilin.

11. haftadan aklımda kalan sıradışı bir durum olmadı. legs yine mahvetti, arms terletti, abs’i yapmadım ama bir önceki haftayla aynı hareketlerden oluşuyor gibi. abs hep yerde geçtiğinden ve hoplama zıplama olmadığından çok seviyorum. gerekirse 10 dakka mekik çekeyim ama çekirge gibi hop hop kalkıp konmak olmasın. bbg’ye özel, seçici bir tembelliğim var galiba. terlesem de yatarak terlemek istiyorum.

yaa o değil de, insanın tüm dengesinin bozulması için 3 günlük tek bir gezi yetip artmıyor mu sizce de? öyle uzaklara filan da gitmeye gerek yok. gayet memleket sınırları içinde kalarak bile raydan çıkmak çok kolay. antep gezisi bana bunu bir kez daha göstermesi açısından önemliydi. rutine alışmak kadar, rutini sallamak da kolay. bir de gittik butik otel olarak modifiye edilmiş bilmem kaç yüz yıllık konaklarda konakladık. yani fitness center, gym filan hak getire. bu son derece un-fit şartlar altında, herkes beyrana yumulurken ‘bi dakka yalnız, benim kayla vaktim geldi’ demek mümkün değil. kayla’nın kendisi gelse o masayı bırakıp gitmez bence. gidemez. (bu acıklı cümlelerle irademi yok sayıp kendime yandaş toplamaya çalıştığımı fark etmişsinizdir herhalde!)

gelsin bakalım son hafta. ne olacaksa olsun. dananın kuyruğu kopsun.

bbg – 11. hafta raporu” için 8 yorum

  1. Ege’cim raporsuzluğun nedeni anlaşıldı. bu coğrafya’da yaşayan biri olarak kayla’ya heveslenip, hiç girişememizin nedenlerinden biri sayılır mı bilmem ama memleket bu konuda harika. bu yazıyı fırsat bilip tembelliğime kılıf, yandaşlığa da vesile yaptım 😉
    ayrıca şu zıplamalı şeyler gerçekten ürkütücü 🙂

    1. mehtap yaa, beni en iyi sen anlasın bence =)) yardım ve yataklık için de çok teşekkürler! yalnız yeniden form tutmak için bir süre ist sınırları içinde kalmam şart. ühü..

  2. Şu ana kadar sessiz bir takipçinizdim ama rutinin bozulması konusu her zamna kanayan yaram olmuştur. O yüzden kendimi tutamadım.

    Öncelikle o rutin 3 günlüğüne bozuluyorsa kendinizi yine iyi kurtarmışsınız demektir. Bendeki durum şöyle olur genelde: Gezi 3 gün + rutine dönmek 13 gün+ 16 günün vicdan azabını yaşamak bir yıl…

    Son bir hafta kalmışsa tünelin sonundaki ışığı görmüşsünüz demektir. Bize de bitiş çizgisinden sizi alkışlamak düşer o vakit. 🙂

    1. yahu evet, biz kadınlara özgü bir durum mu bu acaba, hem kaytarmaca hem suçluluk. bbg bu açıdan kendi kendimi bolca sınadığım bir program oldu. nerelerde psikopata bağlayacağım diye yakın markaja aldım hislerimi. büyük bir sıkıntı olmadı ama küçük küçük bi dolu suçluluk çıkıyor işte, yazıyorum zaten. bence kas yapmaktan daha değerli kazançlarım bu gözlemler oldu. son haftanın yazısında yer vermeyi planlıyorum. destek için çok teşekkürler!

  3. Blogunuzu yeni keşfettim. Acaba bbg’yi sizden “Türk usulü” edinebilir miyim? Teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir