aile yadigarı – VII

Kategoriler aile yadigarı

* hora geçmek: yaa ben bunu nasıl unutmuşum! makbule geçmek, işe yaramak anlamındaki bu söz, ege’de pratik insanların sohbetlerinde sık sık kullanım alanı bulur. diyelim ki bir arkadaşınıza doğumgünü hediyesi alacaksınız ama işe yarar bir şey almak istiyorsunuz. bu sözü şu şekilde kullanabilirsiniz: ”ayşe geçenlerde kek yapmayı öğrenmek istediğini söylemişti. bari ona bir kek kursu hediye edelim de hora geçsin.”

* ipliği kaytan, kulalı şeytan: bu sözü, geçenlerde tanıştığım salihlili bir arkadaştan duydum ve mazimden hızla fırlayıp geri gelmesiyle adeta geçmişe ışınlandım. bakınız, 3 adım ötedeki kulalılar için salihli’de sık sık kullanılan bir söz. hayati bir meali olmamakla birlikte kulağa epey kötü niyetli geldiği aşikar. açık açık şeytanlıkla suçlanan bir ilçe söz konusu.

* tireli, götü pireli: yukardaki sözden hareketle, bu türden çemkirik ege kasabası laflarından sizler için derliyorum bugün. bu söz de gördüğünüz gibi tirelilere sataşıyor. gerçeklerle ne kadar alakalı olduğu meçhul. ama komik tabi.

* uşağlılaa mızmız oluuğ: bu sözü özellikle denizlililerin söylediği şekliyle yazdım. anladığınız üzre, denizlililer de uşaklıları beğenmiyor.

* bayındır bayındır, insanları hayındır: zavallı bayındırlılar ege genelinde hainlikle suçlanıyor. gerçi acımayalım, onlar kimbilir kimlere çirkefleniyor.

görüldüğü gibi, ege insanının daha yarım saat ötede yaşayan adamla geçinmeye gönlü yok. sen git bu insan kümesinden mesela bir kürtlere filan saygı, adalet bekle. memleketin nedense en modern yeri kabul edilen ege bölgesi, bana göre türkiye’nin barışta, eşitlikte ve insan haklarında geri kalmasının temel sebeplerinden biri. bir bölge düşünün, insanı sırf ‘benim dedem selanik’ten gelmiş’ diyerek ve içip eğlenmeye meraklı olduğundan kendini üstün görebiliyor. zannedersiniz ki medeniyet, 70’liğin kapağını getirene promosyon verilmiş.

bu deklarasyonuyla izmir’e giriş-çıkışlarda rakı şişesiyle dövülmeyi garantilemiş ilk egeli olabilirim. ama bakarsınız medeniyetin vurduğu yerde bir pembe gonca gül biter… bir egeli alır onu, en çok gurur duyduğu özelliğine -dekoltesine- iliştirir…

aile yadigarı – VII” için 2 yorum

  1. Ayy Ege!
    Ben doguda calisirken, egelilerin bagnazliklarini, terbiyesizliklerini ve saygisizliklarini fark etmistim.
    Ne guzel soylemissin.
    Ilceler birbirini kotuler, sehirler birbirini kotuler.
    Koylunun kapisini calsan sana Tanri misafiri demez.

    Dondugumde, “insanligi doguda gordum” demistim.

    Ben irkci degilim, belirteyim. Belirli bir millet sever de degilim. Yoldan gecerken selam verdigin insanin seni evine sokup, karnini doyurmasindan bahsediyorum. Dogu demezsem de egeli olmayan diye ayristirabilirim.

    Agzina saglik!

    1. j-can, siteyi boşlayınca junk yorumlar yağmur olmuş. seninkilere de onların arasında rastlayıp anca onay verebildim. nedense son dönemde yorumlar bana mail olarak gelmemeye başladı. neyse, teknik sorunlar… batı kendini en insan zannededursun insanlığın en güzel halleri doğu’da bence de.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir