aile yadigarı III

Kategoriler aile yadigarı

* susayan eşek suyunu bulur: işte aleynagillerin analarının en büyük cehaleti sayın seyirciler. çocuğunu kendine muhtaç sanmak, çocuğunun her anını programlayıp ola ki çocuk buna uymazsa da dünyanın sonu geliyor tepkisi vermek. babamdan gelen bu yadigar, bizim evde sadece yemekle ilgili kullanılırdı. zira benim annem de her türk anası gibi yemek yemeyi reddettiğimizde triplenirdi. babam bu gibi durumlarda anneme “aman yaa boşver, açlıktan ölecek halleri yok ya, eninde sonunda yerler” anlamında derdi bunu. çok doğru. söyleyin ve söyletin. hele de milletçek çocuk eğitiminde şuura en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde. mertcan’ı zorla keman dersine yazdırmayın, ayşesu’ya 20. pembe tişörtü almayın. bırakın da eksiğini kendi hissetsin.

* ver elini ellere, sür götünü yerlere: başkasına yardım edicem diye fazlaca yırtınıp da kazık yiyen bünyelere merhem olma potansiyeli yüksek, 18+ rated bir yadigar var sırada. çok sevdiğim bir arkadaşı vaktiyle anneme şöyle söylemişti: “kimseye çok büyük iyilik yapma, çok az insan büyük iyiliği gönülden kabul edebilir. diğerleri karşılık olarak, hasetten veya tahammülsüzlükten, kötülükle karşılık verir.” ille böyle mi olur bilemiyorum. ama bir doğruluk payı da seziyorum. kendini paralarcasına yapılan iyiliğin götten anlaşılmasından önce, o iyiliğin psikolojik arka cephesi ilgilendiriyor beni. bana göre kimse kurban değil çünkü. küçük iyilikler bir yana, kimsenin hayatını kurtarmak kimseye düşmez, düşemez. zira insanlar debelendikleri çukurda bir çıkış olmadığı için debelenmiyor. debelenmek istediği için debeleniyor. debelenmenin dırdırı o insanın sohbet konusu, varoluş modeli, şefkat görme, hatta sevilme sebebi oluyor. bi garip kafalar.

* bakla, börülce yüklenmiş: ay bu çok sevimli bir yadigar. 10 yıl kadar önce hocam bülent somay’dan duymuştum. çocuklarla ilgili bir durumdan örnek verirken kullanmıştı: çocuğun kendisi de küçüktür ama ısrarla kendinden 10 santim küçük kardeşini kucağında taşımaya kalkar hani. işte tam o duruma, o sahneye örnek bir laf bu. kullanım alanı dar ama sempatik.

* mescit kurulmadan körler oturdu: annemin favorilerindendir bu. sen çılgınca bir işi kotarma derdindesindir, o işin en son safhasıyla ilgili kişiler senin telaşından bihaber olaya dahil olmaya kalkarlar. sanki her şey onlar içinmiş gibi gelir işin orta yerine yerleşirler. gıcık bir durum. tam da böyle anlarda, bu laftan sonra şu laf da denir hatta:

* bırak işini kaşı kıçını: meali net. anladınız siz onu.

aile yadigarı III” için 3 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir