aile yadigarı II

Kategoriler aile yadigarı

* elin yoksa dilin de olmayacak: bu lafı ada komşum aslı hemşiremden öğrendim, yani tam olarak aile yadigarımız sayılmaz. o da birilerinden duymuş, kaynağı/yöresi meçhul. ama duyar duymaz annemle de mütalaa ettik, bizi feci yakaladı bu söz. zira çok özlü bir söz. kendisi beceriksizliğin sınırlarında cirit atarken carcar konuşup iş yapanları eleştirmekten geri durmayan o itici insan modeli için mükemmel bir ihtar niteliğinde!

* gittik çay sıra, döndük kum sıra: işte boşa kürek çekmek anlamına gelen hoş bir sözümüz. amacına ulaşmayan işler, girişimler ve seyahatler için, yermeden özeleştiri yapabilen ferah bir yadigarımız. severek kullanıyoruz.

* çok gezen ayak bok getirir: turizme savaş açan bu yadigarımız benim çok sık kullandığım bir söz değildir. zaten babaanne tarafından yadigar, yani ailenin sevilmeyen tarafı. rahmetli, 15 kedisiyle evine düşkün bir insandı. eminim bu sözü bol bol kullanmıştır sürekli gezenler için. anlamı açık: bu kadar gezmeyin ulan.

* 40 ananın doğurduğuyla uğraşmak: bu tamamen annem tarafından uydurulmuş bir söz olup sanırım bütün öğretmenlerin günlük mesaisine cuk oturacaktır. genellikle akşam evde çok fazla patırtı çıkarttığımızda duyduğumuz bir laftı. ki o zaman bile mealini kavrardık. sonuçta 40 çocukla uğraşmak ne demek biraz olsun anlamak için öğretmen olmaya hacet yok. öğrenci olmak da iş görür. açılımı: “40 ananın doğurup başıma saldığı birçok münasebetsiz veletle muhatap olmaktan geliyorum, bari siz evde insan gibi davranın.”

* gönül konmuş bir boka, mis gibi koka: “gönül bu, ota da konar boka da” sözünün modifiye ve upgraded halidir bu yadigar. izmir’den apartman komşumuzun lafıdır. onaylanmayan ilişkiler için kullanılır. ama olaya onaylanmayan ilişkiyi yaşayan kişinin perspektifinden bakan bir tarafı da vardır allah için. yani aslında eleştirel görünmekle birlikte “ne haliniz varsa görün gari” demek istiyor şair burada.

aile yadigarı II” için 4 yorum

  1. hepsi birbirinden şahane:) "40 ananın doğurduğuyla uğraşmak" senin için şu an annelerin "sen de anne olunca anlarsın" temalı nakaratına benzemiştir herhalde. kıyamam ben ege örtmenimee:)
    annemin de "iş götünden iş çıktı" lafına bayılırım ben. mustafa reşit paşa ilkokulunda 1. sınıftayken güzide eğitsel kollarımızdan kızılay kolundaydım ve yaralanan bir arkadaşımıza bütün florence nightingale'liğimle koştururken düşüp kendimi yaralamıştım. ah ah çocukluk:)

  2. florence jr nili'cim sende de süper yadigarlar varmış, bayıldım!
    diğer mesele hakkaten anca örtmen olanın anlayacağı bir şeymiş. benim anne hem anne hem örtmen, her bakımdan haklı yani kadın 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir