abladan kardeşe geliyor: zulüm

Kategoriler insanlar

japonkedi

yıllar önce bizim psikanaliz ve edebiyat dersi hocası bülent somay “herkes kardeşini kıskanır” demişti de hiç üstüme alınmamıştım. ne de olsa ailede bilinen hiçbir kardeş kıskançlığı krizim yoktu geçmişimde. ama geçenlerde birkaç arkadaşla konuşurken yeniden farkettim ki kardeşime çektirdiğim acılarda yalnız değilmişim. ve bu acılar da eğer kıskançlıktan kaynaklanmıyorsa neden kaynaklanıyor?!

mesela şu yalanı herkes küçük kardeşine söylemiş: “sen bizim ailemizin çocuğu değilsin!” bu sonradan geleni dışarda bırakma hevesi, aileye önceden gelip cam kenarında yer kaptım zanneden büyük çocukların ortak trajedisi. ama herhalde bakıyoruz ki sonradan gelenin bi yere gittiği yok, kendimizi kandırmayı bırakıp kardeşi kandırmaya oynuyoruz. benim işim kolaydı. kardeşim sapsarı, mısıl püskülü gibi saçlarıyla ailedeki kimseye zerre kadar benzemiyordu hakkaten. hatta bizde klasik espiridir can için “alman işgalinde doğdu!” demek. ben de bu kozu epey kullandım, can’a geceler boyunca onu sokaklarda bulduğumuzu, yok efendim annemle babam çok iyi insanlar olduğu için aileye onu da aldığımızı, yoksa aslında onsuz da çok mutlu olduğumuzu, velhasıl kendisini evin gerçek çocuğu gibi hissedip götünün kalkmaması için minik ege beynimce lazım gelen her şeyi tek tek anlatırdım. ama sonuçta nooldu, hiç bilmiyorum.

bu noktada yazımı mağdur tarafın şahitliğiyle taçlandırmak üzere az önce kardeşimi aradım. bu yalanlarımdan ötürü “ulan acaba ben gerçekten de sokaktan mı bulundum?” paranoyası yaptı mı diye sordum. “sen bana başka kötülükler de yaptığın için ona çok takılmamıştım” dedi. sonra bir bir saydı: kendi köftelerimi ona çeşitli vaatlerle yedirip sonra o vaatleri unutuvermem (ki hatırlamıyorum), dönem ödevimi yırttı diye kendisini kolundan bıçaklamam (ki hayal meyal hatırlıyorum), bilmemne filmi başlayınca beni uyandır deyip, uyandırmaya kalkınca tokadı basmam (ki kesinlikle hatırlamıyorum) gibi icraatlarım olmuş. “ama yine de hiç şüphelenmedin mi yaa?” diye ısrar ettim, “valla ben aynaya bakınca kendi kendime şüpheleniyodum zaten” dedi.

anneme de bi telefon etmek farz oldu galiba.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir