normalde eylül ayında hazırladığım kapsülün ancak 9 kasım’da çekebildiğim fotolarını yüklemek ve yazıyı yazmak için vakit bulmak bile 17 kasım’a sarkabildiğine göre varın halimi siz düşünün kapsül dostları. ya da ben size 4 kelime ile özetleyeyim: analiz eğitimi beni bitirdi. boyum kadar okuma listem var – allahtan boyum 1.59 =p ama bu eğitimin yükünü ve etkilerini bir başka yazıya konu edeyim ve sizi bir an önce soğuk havalar kapsülümle tanıştırayım. bu kapsülün oluşum sürecindeki yegane motivasyon ‘daha az parçayla yapabilir miyim?’ sorusu oldu. zira bütün…“kapsül gardırop: sonbahar-kış 2018-19” yazısını okumaya devam et

sevgili kapsül dostları, bu yazıyı normalde nisan’da yazmayı planlamıştım, haziran oldu. ama okuyunca göreceksiniz ki beklediğinize değmiş. önce bu bahar verdiğim en isabetli kararla başlayalım: zeynep tarhan muslu‘dan bireysel renk analizi seansı almak! nisan-mayıs döneminde haftada birkaç kez buluşup deep work konusunda işbirliği yaptığım sevgili arkadaşım ışıl bahsetti bu analiz meselesinden, ve anında kafama yattı. hemen birlikte randevu aldık. sanırım bu analiz hayatımın en doğru gardırop yatırımıydı. öyle ki tek pişmanlığım daha önce yaptırmamış olmak. zira biz ne kadar değiştirmeye çalışsak da doğal saç, göz ve…“kapsül gardırop: ilkbahar-yaz 2018” yazısını okumaya devam et

bugünkü yazımızda, blog’unu pek severek, anırarak ve koparak okuduğum başakito‘nun kapsül gardırop sorularına adım adım cevap vereceğim. zira kendisi hepimizin aklına takılabilecek çok pratik birtakım sorunlara parmak atmış. sanırım benim de bugüne dek pek detaylıca değinmediğim konular. başak diyor ki: ”Şimdi konsepti anladım. Toplam 35-40 parça olmak üzere en kullanışlı, randımanlı, kombinlemelik giysileri ayırıyoruz, okey! Teknik sorularım şunlar: 1- dolabı içinde sadece bu kapsül itemler kalacak şekilde konpile boşaltıyor muyuz?” ilk soruya cevap vermeden önce uzun ve fotolu bir açıklamayla başlayacağım: bendeniz estetik kaygılara sahip…“muhtelif kapsül gardırop sorularına cevaplar” yazısını okumaya devam et

first things first diyelim ve kapsül gardırobumuzla 11 ayın sultanı ekim’i karşılayalım. bence ayların ennn güzeli ekim. tam olarak hastalık havası şeklinde tarif edebileceğimiz oynak sıcaklıklara rağmen hem de. çünkü renkleri güzel. ben de bu kez ekim’den aldığım subliminal etkileri gardırobuma yansıtmaya çalıştım. aslında kapsül kafamda oluşmaya daha geçen kıştan başlamıştı. kış sonu indirimlerinden çok şahane 2-3 parça kapattım ve 6 aya kavuşmak hayaliyle naftaline kaldırdım. işte sonunda o beklenen an geldi. bu sonbahar-kış nasıl geçecek: çoğunlukla evden çalışarak, şehir içi ve dışındaki stk projelerimi…“kapsül gardırop: sonbahar-kış 2017-18” yazısını okumaya devam et

üzerimde bir rehavet. aslında ilkbahar şöyle bir görünüp kaybolduğu için çok mutluyum. lanet sıcaklar ne kadar geç gelirse o kadar güzel bana göre. öte yandan 12 derecenin üstünde seyreden her hava japonkedi’ye bahar zaten. kazak giymeme, yünlü çorap giymeme, manto giymeme havası. hele 16-17 derece demek, hemmen birken’leri çek, ayaklar özgür kalsın demek. işbu termostat ayarlarım nedeniyle, sıcak havalar kapsülümü bir araya getireli epey oluyor. ama merkür retrosu mu dersiniz, venüs yamulması mı, içimde bu kapsüle dair bir eksiklik hissi var. görünüşte her şey tamam….“kapsül gardırop: ilkbahar-yaz” yazısını okumaya devam et

geçenlerde bir okur, ilkbahar kapsül gardırobunu oluştururken ilham bulmak üzere benim yeni kapsülü beklediğini yazmış. bir yandan ilham alınmak için beklenme fikriyle gözlerim doldu, eda taşpınar filan gibi hissettim kendimi. çok teşekkür ederim! bir yandan da bu güzel soru vesilesiyle kapsül konusunun derinine inmek ve aslında belli bir noktadan sonra ilham alarak güncellenecek hiçbir şey olmadığını söylemek istedim sizlere. radikal gardıropçu bir yazı yazayım dedim. 5 ayı deviren soğuk havalar kapsülüm bugüne dek en rahat ettiğim giysi topluluğu oldu. baştan sonra mükemmel miydiler, elbette hayır. ama hayatıma ve beklentilerime tam…“ontolojik bir kapsül gardırop yazısı” yazısını okumaya devam et

sevgili kapsül dostları için bu karlı günü yapıcı bir yazıyla değerlendirmeye karar verdim. bildiğiniz gibi her gün giyinip cicilerimin fotoğrafını çekebilmek ve bunları düzenli olarak paylaşmak ne elimin ne de kafamın yatkın olduğu bir şey. ama bugün keyfim yerinde, zamanım bol ve başka işim de yok. o zaman gelsin kapsülümden kombinler. fotoları doğal ışıkta çekmeye kastırdım ama kar havasının öğlen 3’te bile kendince bir karanlığı var. umarım renkler anlaşılır. bu çekimde en sık giydiğim 3 pantolonu kullandım: lacivert denim, taba rengi kadife, bordo fitilli kadife….“kapsül gardırop | kış kombinleri” yazısını okumaya devam et

kapsüle gönlünüz var ama nerden başlayacağınızı bilemiyorsunuz. o zaman bu yazı sizin için. aslında daha önce minimalist gardıroba giden bir yol haritası paylaşmıştım. ama yollar da tıpkı yolcular gibi sonsuz ve çeşitli. o yazıdaki 7 adım benim 7 adımımdı. sizin adımlarınız bambaşka olabilir. bana göre bir şeyi yapmanın pek ortası yok. ya hemen girişip kaç saatimi, günümü alsa da yaparım, ya da yeterince hevesli değilimdir, başlamam bile. bu göbeklemeci tavrım hayatta bir yandan işimi kolaylaştırıyor, bir yandan da çok ani kararlar vererek geri dönülmez yollara…“kapsül gardırop: nerden başlasam?” yazısını okumaya devam et

ilk kez 6 ay kullanmak üzere hazırladığım kapsüle hoşgeldik. tarz olarak daha önceki kapsüllerimden farklı değil. çalışkan öğrenci/ingiliz mürebbiye çizgimden ödün vermedim. oldukça düz ve sade seçimlerden oluşuyor. en büyük yenilik, geçen kış ruhuma buhranlar üfleyen siyahların yerine daha sıcak toprak tonlarına yönelmiş olmam. çünkü bkz: bir kapsül gardırop dersi: sınırlı sayıda giysiyle kendinin tamamı olmayı becermek bir dolu kapsülden ve bir dolu deneme-yanılmadan sonra nihayet bu kış, hem minimalist hem de kendi istediğim tarzda minimalist olabildiğim parçaları bir araya getirdim. biliyorsunuz minimalist gardırobu en…“kapsül gardırop: sonbahar-kış” yazısını okumaya devam et

nisan 2015’ten bu yana kapsül gardırop yapıyorum. 14 ay geçmiş. çıkış noktam courtney carver ve project 333’tü: yani her 3 ayda 1, sadece 33 parçadan oluşan bir gardırop hazırlamak. ben temkinli bir başlangıç yaptım ve ilk 2 ay (nisan ve mayıs) 2 ayrı 33 parçalık gardırop hazırladım. baktım hoşuma gitti, 3 aylık rutini benimsedim ve geçen yazdan bu yana aynı yöntemle devam ettim. tüm takılar, aksesuarlar, ayakkabılar ve çantalar dahil 33 parça.   kapsül deneyine girişmeden epey önce 2011’de bir başka deney yapmış, yukarıda saydığım tüm kategorilere…“kapsül gardırop: bir dönüşüm hikayesi” yazısını okumaya devam et

kapsül zamanı geldi çattı ama kafamda deli sorular… öncelikle her 3 ayda bir kapsül yapmaktan biraz fenalık bastı sanırım. yanlış anlaşılmasın, sıkıntının sebebi 33 parçayla yaşamak değil. her 3 ayda bir bu konuya kafa yormak zorunda kalmak. dolayısıyla şöyle bir modifikasyona gitmek niyetindeyim: bundan böyle senede sadece 2 kapsül hazırlayacağım. sıcak havalar ve soğuk havalar kapsülleri. zira hem bu konuyla ilgili daha fazla mesai yapasım yok, hem de vakti zamanında posterleri ilkokul duvarlarımızı süsleyen 4 mevsimin yerinde epeydir yeller esiyor bence. kapsül gardırobun amacı -benim…“kapsül gardırop VII – haziran temmuz ağustos eylül” yazısını okumaya devam et

kışın sonu geldi kapsül dostları. iyi ki de geldi, zira bana da kapsülümden daral geldi. yunan dulları gibi hep koyu renkler seçmişim, bünyemi buhranlar bastı. karlar, yağmurlar düştükçe deli gönül bi desen, bi renk, bi şekil filan istedi. hatta tam da bu sebeple indirimlerden kiremit/bordo tonlarında harika bir gömlek aldım, önümüzdeki kışa kendimce yatırım yaptım. sonbahar gardırobunda tanıştırıcam sizi. özetle mart’ın gelişi bana bu sefer çok iyi geldi. çoğunluğu yine eldeki parçalardan oluşan bahar kapsülüm 2-3 destekle biraz daha renklendi, hareketlendi. bu arada gerçekten uğraştım…“kapsül gardırop VI – mart nisan mayıs” yazısını okumaya devam et

hayallerimdeki manto ve blazer ceketi aralık indirimlerinde buldum, kış kapsülüme kattım. bu 2 parçanın yanı sıra ekoseli kahverengi yün ceketi de ekledim. onlara yer açmak içinse pek fazla giymediğimi fark ettiğim kayık yakalı yün üst, acı yeşil kaşmir hırka ve siyah kumaş pantolonu kapsülden çıkardım. böyle basit matematiklerle işliyor işte kapsül dünyası 🙂 %96 yün mantoyu normalde vitrinine bile pek bakmadığım park bravo’dan buldum. nerden ne çıkacağı gerçekten belli olmuyor. oldukça uzun bir model. özellikle havanın 10 derecenin altına düştüği günlerde sık sık kullandım, içine…“kapsül gardırop V – edit” yazısını okumaya devam et

kış kapsülünden merhaba! yine bir oldies goldies seçkisiyle karşı karşıyayız. zira sonbaharda ‘kış için almak istiyorum’ diye yazdığım hiçbir şeyi alamadan hazırladım. yeni bir blazer ceket, manto ve bootie istediğimi belirtmiştim ama kıçımı kaldırıp da detaylı bir araştırmaya girişmedim. eh, aramayınca bulunmuyor malum. yine açtım kışlık hurcunu, içinden çıkanları halihazırda giydiklerimle ölçtüm biçtim. 3 parça dışında geçen kıştan kaldırdığım ne varsa hepsi bu kış da hizmet vermek üzere dolaba dizildi. kışın neler olacak: valla bir yandan reklam ve faaliyet raporu işleri, diğer yandan vereceğim seminer…“kapsül gardırop V – aralık ocak şubat” yazısını okumaya devam et

belki istanbul’a kış erken geldi, belki de ben son kapsül konusunda isabetli tahminlerde bulunamadım. sonuç olarak kasım’ı zibidi gibi geçirmemek için kapsüle bir kış dokunuşu gerekiyor. bugünkü konumuz bu: az ve öz parçayla sonbahar kapsülüne ne türden kış çareleri bulunabilir? hangi özlü sözlerden ilham alınabilir? * ”kendini bil” (socrates) default kış kombinlerim gömlek+kazak+pantolon / tişört+hırka+pantolon / kırk yılda bir de gömlek+kazak+etek. kulağa pek de feminen gelmeyen bu kombinleri mümkün mertebe feminen dokularla dengelemeye çalışmak ise bir nümerolu gardrop taktiğim. yoksa asla bir ‘it girl’ olmadığımın…“kapsül gardırop IV – eylül ekim kasım – edit” yazısını okumaya devam et