91’lileri dinlerken düşündüklerimiz

Kategoriler mutluluk, ontolojik

bu öğlen yemek yerken gürültücü bir gruba maruz kaldık songül’le. yeni nesilde bi desibel şuursuzluğu var, düdük kadar masada 6-7 genç, hepsi de haykıra hönküre konuşuyor. hatırlıyorum, biz de elif’le lise yıllarında bindiğimiz her otobüste, girdiğimiz her dükkanda, geçtiğimiz her sokakta sesli şovumuzu yapmaktan geri durmazdık. ama lisedeydik. bu gencolar gibi üniversitenin son senelerine ulaştığımız yıllarda çoktan sakinlemiş, durulmuştuk. neyse, annanesel çemkirmeleri bir yana bırakayım, gençler 91’liymiş. muhtemelen staj dönemindeler ve sudan çıkmış balık misali soru yağmuruna tutuyorlar birbirlerini: ay sen öğle yemeğine kaçta çıkabiliyorsun, çıkarken izin alıyor musun, herkes nereye gidiyor, ofistekiler nasıl çalışıyor vs. bütün bu muhabbetleri dinlerken gönlümüze bir ferahlık yayıldı: allahım ne mutlu bana ki 20 yaşında değilim ferahlığı. evet her yaşın kendine göre bir güzelliği var tabi. ama yeniden o yaşlara dönüp de stajdı işti güçtü bu dertlerle uğraşmak, iş adabını öğrenmek, insan ilişkilerinin inceliklerine vakıf olmak, bir yandan kendini korumaya çalışmak bir yandan takdir görmek için çırpınmak… 20 yaşında bir genconun geçeceği bütün bu yollardan gerçekten bir kez geçilir arkadaş, ikincisi bozar! velhasıl ne gençliklerine özendik, ne tazeliklerine. biz ömrümüzün öyle güzel bir dönemindeyiz ki ne istersek yapabiliriz. deneyimimiz var, paramız var, aklımız var, anadan babadan ayrı hayatımız var, kendimizi tanıyoruz, ne istediğimizi biliyoruz, özetle artık şu geldiğimiz noktada sadece seçtiğimiz şeylere eyvallahımız var. belki de sırf bu yüzden onlar gençliklerini kat kat makyajın ardına saklamışken biz en doğal halimizle daha genç, daha dik duruyoruz hepsinden. ee gençler, parayla değil sırayla!

91’lileri dinlerken düşündüklerimiz” için 7 yorum

  1. 10 sene öncesine dönmek isteyen o kadar çok insan tanıdım ki!
    demek ki tam olarak istediğin şekilde yaşamışsın bu hayatı, tebrikler!

  2. hevesli, bi de şu var ki anlatılmaz yaşanır: bütün bu saçma muhabbetleri bozuk amerikan türkçesiyle yapıyorlar. ş'ler s olmuş: "sana bi sey söyliyceaam" ve hepsi aynı boktan tonlamayla konuşuyor. neyse, oldum ben artık, bildiğin annane oldum burda.

    meröpi, bence bugüne kadar nasıl bir hayat yaşadığımızın pek önemi yok. eğer bugün istediğimiz gibiyse olmuştur bu iş. ki buna en iyi örnek de zatı alinizdir 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir