33 parça giysiyle yaşam (savaşı)?

Kategoriler simple living, style

the project 333 sadece 33 parça giysiyle yaşamanın mümkün olduğunu savunan -ve kanıtlayan- bir site, bir deney, bir macera… adını siz koyun. her 3 ayda bir, toplam 33 parçadan oluşan bir kapsül gardrop oluşturuyorsunuz. giysi, aksesuar, takı, ayakkabı ve manto-palto türevleri dahil. iç çamaşırı, pijama, ev giysileri, spor giysileri ve sürekli taktığınız (saat, tektaş, alyans vs. gibi) takılar hariç.

epeydir bu deneyin bir parçası olasım var. gardrobum o kadar küçüldü ki, şu anda zaten tişörtten pantolona, takıdan tokaya, yaz-kış toplam 120 parça anca çıkar. dolayısıyla 3 ayı 33 parçayla geçirmek çok da acılı bir süreç olmazmış gibi duruyor. 3-4 yıl önce benzer bir deneye girişmiş ve project 333’ün 33 dışı bıraktıktığı birçok kategori dahil (sadece iç çamaşırları hariç) 67 parçayla gayet de güzel yaşayabildiğimi görmüştüm. aradan epey zaman geçti ve artık 33 parçaya da hazır olabilirim, kimbilir!

33 parçalı hayata geçmeden önce dikkate alınması gereken bazı noktalar:

* siteye girince göreceksiniz, abla hepimizi ne zaman istersek deneye dahil olmaya çağırıyor. ben de bu çağrıya hemen şu anca icabet etmeye heveslensem de mart ayı çıkmadan başlamak istemiyorum. istanbul’da mart dansöz bir dönem. bir gün moskova ertesi gün rio modunda geçebiliyor. güzel memleketimizin güney enlemlerinde takılan şanslı arkadaşlar mart-nisan-mayıs 33’ünü bir arada düşünebilir. ama kuzeydekiler için nisan’ı beklemek akıllıca olacaktır. hele önümüzü bir görelim.

* geçen baharlarda neler giydiğimizi şöyle bir hatırlamak lazım. elbette fotokopi gibi bu bahar da aynı şeyleri giyecek değiliz. ama kendinizi az-çok biliyorsunuzdur. kimisi güneşi gördü mü elbiseye eteğe sarılır, kimisi sandaletlerine koşar, kimileri renkli parçalara yönelir vs. eğilimlerimizi dikkate almakta fayda var.

* mevsimlere göre değişen farklı tercihlerimiz olsa da hepimizin gardrobunun temel parçaları bellidir ve çoğunlukla değişmez. benim için dar kesimli denim pantolonlar (siyah, lacivert, gri) ve basic tişörtler (gri, beyaz, çizgili) her mevsim demirbaş mesela. siz de olmazsa olmaz parçaları 33’ün içine öncelikli olarak yerleştirip kalanları maksimum kombin sayısını hedefleyerek seçebilirsiniz.

* yine herkesin diğer giysilere göre daha fazla sayıda çeşit bulundurduğu kategoriler vardır. kimisinin 15 tane denim pantolonu varken kimisinin güneş gözlüğü koleksiyonu meşhurdur. saplantılarımızın bilincinde olalım lütfen! benim asla 1-2 çeşitle yetinemediğim kategori palto-mont-ceket kategorisi mesela. mavisi, sarısı, siyahı, desenlisi, parkası, yünlüsü derken gardrobun en havaleli kısmı. hatta bir itiraf: psikolojik olarak, bu kategoriden kısmam gerekmesin diye de nisan’ı bekliyor olabilirim 🙂

* geçen baharla kıyasladığımızda hayatınızda önemli bir değişim olup olmadığı da önemli. 33 parçanızı belirlerken iş temponuz, hobileriniz, katıldığınız etkinlikler, nerede yaşadığınız, hamilelik vs gibi faktörleri hesaba katmak gerekiyor. geçen bahar hala kayıtlı işgücüydüm, bu baharı ise freelance karşılıyorum mesela. aynı şekilde giyinmeyeceğim besbelli. sizde de benzer değişimler olduysa ona göre yapın giysi seçimlerinizi.

* bir de hatalar var tabi! geçen yıl ayıla bayıla alıp giymediklerimiz, giyip de beğenmediklerimiz, artık üstümüze uymayanlar, tarz değişiklikleri, eskiye göre daha çok tercih ettiğimiz renkler bu kategoriye giriyor. hatalarımızdan ders alalım, yeni kombinlerimizi sadece ve tamamen sevdiğimiz parçalardan oluşacak şekilde hazırlayalım. zaten sadece 33 tanecik hakkımız var, her biri çok ama çok sevdiğimiz ve mutlaka giyeceğimiz (bkz. gerçekçi) parçalar olmalı.

1 nisan’da şaka gibi 33 parça deneyine var mısınız bacılar? en kötü denemiş oluruz.

33 parça giysiyle yaşam (savaşı)?” için 10 yorum

  1. Ay valla güvenemiyorum kendime…aslına baksan zaten dönüp durup o 33 parçayı giyiyorum ama… en güzeli eve gidince bakayım 33 parçayı çıkartabilecek miyim?:))

  2. Ben kurumsal ve sektörsel olarak yapamam :/
    Şirketteki kızlar yeter zaten gtüme başıma bakmaktan selam veremiyorlar koridorlarda. Sektör için de yazlık-kışlık 33 vardır zaten. O da sürekli değil. Ama less is more hakkaten.
    Seni destekliyorum :))

  3. bu kadının iddiası da o zaten: aslında hepimiz dönüp dolaşıp aynı şeyleri giyiyoruz, bari arada kalabalık edenlerden kurtulalım diyor 🙂 bir bak bakalım!

  4. tamam şikayet etmiyorum 🙂 ama sen yine de araya başka şeyler serpiştir. müşteriyi kaybetmemek lazım, velinimet 🙂

  5. sağolasın murat, zaten 3-5 kişiyiz bu blogda :))
    yaa bu arada sen yine istiyorsan git küba'ya, o yazı dizisinde amacım caydırmak değildi! beni açmadı ama birçok seveni var sonuçta.

  6. 3-5 kişiden fazla olduğumuza eminim 🙂 benim gibi sessiz 8-10 bin takipçi vardır. Küba ilgimi çekmiyor. Uzakdoğu olabilir. Bu arada yazmaya devam et, ben kendi adıma çok şey öğrendiğimi rahatlıkla söyleyebilirim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir